Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Pazar günü Abu Dabi'deki nükleer santralinin yakınında bir drone saldırısının yangına neden olduğunu bildirdi. Yetkililer, olayı 'tehlikeli bir tırmanış' olarak nitelendirirken, saldırının kaynağına ilişkin soruşturma başlatıldı.
Saldırı Detayları ve BAE'nin Tepkisi
BAE Savunma Bakanlığı, 'batı sınır yönünden' ülkeye giren üç drone tespit edildiğini açıkladı. İki drone havada imha edilirken, üçüncü drone Abu Dabi'deki Barakah Nükleer Enerji Santrali'nin 'iç çevresi dışındaki' bir elektrik jeneratörüne çarparak yangına yol açtı. Yerel makamlar, olayda herhangi bir yaralanma olmadığını ve santralin radyolojik güvenlik seviyelerinde bir etki gözlenmediğini belirtti. BAE Dışişleri Bakanlığı, saldırıyı 'kabul edilemez bir saldırganlık eylemi' olarak tanımlayarak, herhangi bir düşmanlığa karşılık verme hakkına sahip olduklarını vurguladı. Bakanlık, 'barışçıl nükleer enerji tesislerinin hedef alınmasının uluslararası hukukun, BM sözleşmesinin ve insancıl hukuk ilkelerinin açık bir ihlali' olduğunu ekledi. Savunma Bakanlığı ise ülkenin güvenliğini baltalamaya yönelik her türlü girişime 'sert bir şekilde karşı konulacağını' bildirdi.
Uluslararası Tepkiler ve Bölgesel Gerilim
Yetkililer, drone'un nereden fırlatıldığına dair henüz bir açıklama yapmadı. BAE daha önce, bölgede 28 Şubat'ta başlayan savaşın ardından İran'ı enerji ve ekonomik altyapılarına yönelik saldırıların arkasında olmakla suçlamıştı. Abu Dabi Medya Ofisi, yangının 'bir elektrik jeneratöründe çıktığını' doğruladı ve santralde önleyici tedbirlerin alındığını, santralin normal şekilde çalıştığını teyit etti. Birleşmiş Milletler'in nükleer gözlemcisi Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) da durumu yakından izlediğini ve Genel Direktör Rafael Grossi'nin olayla ilgili 'ciddi endişe' dile getirdiğini bildirdi. Grossi, 'nükleer güvenliği tehdit eden askeri faaliyetin kabul edilemez' olduğunu belirterek, 'azami askeri itidal' çağrısında bulundu.
Uzman Analizi:Bu saldırı, bölgedeki gerilimin tırmandığı hassas bir dönemde nükleer bir tesise yönelik potansiyel bir tehdidi gözler önüne seriyor. Olayın uluslararası hukuka aykırılığı ve barışçıl tesislere yönelik saldırıların kabul edilemezliği vurgusu, gelecekteki diplomatik ve askeri duruşları şekillendirebilir.