- Küresel çapta eğitime yönelik saldırılar 2024 ve 2025 yıllarında %40 oranında artarak 83 ülkede 8.566'dan fazla vaka kaydedildi.
- Saldırılarda 10.600'den fazla öğrenci ve eğitim personeli hayatını kaybetti, yaralandı, kaçırıldı veya tutuklandı.
- Askeri güçlerin ve silahlı grupların okulları işgal etme vakaları iki katına çıkarak, eğitim kurumlarının çatışma bölgelerinde stratejik hedef haline geldiğini gösterdi.
Küresel çapta eğitime yönelik saldırılar, son iki yılda endişe verici bir artış göstererek uluslararası toplumda derin kaygılara yol açtı. Küresel Eğitimi Saldırılardan Koruma Koalisyonu (GCPEA) tarafından bugün yayımlanan yeni bir rapora göre, 2024 ve 2025 yıllarında dünya genelinde eğitime yönelik saldırılar %40 oranında yükseldi. Bu dönemde 83 ülkede 8.566'dan fazla olay kaydedilirken, en az 10.600 öğrenci ve eğitim personeli hayatını kaybetti, yaralandı, kaçırıldı veya tutuklandı.
Küresel Eğitime Yönelik Saldırılarda Endişe Verici Artış
GCPEA'nın raporu, dünya genelinde eğitim kurumlarının ve personelinin karşı karşıya kaldığı tehditlerin boyutunu gözler önüne serdi. Rapora göre, Kolombiya, Demokratik Kongo Cumhuriyeti, Etiyopya, Haiti, Filistin ve Ukrayna, saldırıların en yoğun yaşandığı ülkeler arasında yer aldı. Ukrayna'da yaklaşık 900 okul saldırısı rapor edilirken, Filistin'de en az 2.400 öğrenci ve personele yönelik saldırı gerçekleşti.
Askeri güçlerin veya silahlı grupların okulları ve üniversiteleri işgal etme vakaları, önceki iki yıla kıyasla neredeyse iki katına çıkarak %91'lik bir artışla 1.912 vakaya ulaştı. Bu durum, eğitim kurumlarının çatışma bölgelerinde giderek daha fazla stratejik hedef haline geldiğini ortaya koydu.
GCPEA Direktörü Lisa Chung Bender, raporun bulgularının eğitime yönelik tehdit konusunda alarm verdiğini belirtti. Bender, “Bunlar, bir zamanlar çocukları koruyan küresel normların çöktüğüne dair bir uyarıdır. Dünya, en gençlerin bile artık dokunulmaz olmadığı bir yere doğru sürükleniyor. Ve eğer şimdi bu çizgiyi korumazsak, bir daha asla geri alamayabiliriz.” ifadelerini kullandı.
Kadınlar, Kız Çocukları ve Engelli Öğrenciler
Eğitime yönelik saldırılarda en fazla mağdur olan kişilerin Myanmar, Nijerya, Yemen ve Kamerun'da olduğu bildirildi. Bu ülkelerde toplamda 1.700'den fazla öğrenci ve personel ya öldürüldü ya da yaralandı. Nijerya'da 700'den fazla öğrenci ve personelin kaçırıldığı rapor edilirken, Myanmar'da en az 80 öğrenci ve personel öldürüldü, yaklaşık 240 kişi ise yaralandı.
Raporda, en az 11 ülkede kadın ve kız çocuklarının cinsiyetleri nedeniyle hedef alındığı vurgulandı. Örneğin, geçtiğimiz yıl 17 Kasım'da Nijerya'da silahlı kişiler bir kız yatılı okuluna saldırarak müdür yardımcısını öldürmüş ve 25 kız öğrenciyi kaçırmıştı. Eğitime erişimde zaten önemli engellerle karşılaşan engelli öğrenciler de bu saldırılardan etkilendi. Geçtiğimiz yıl 11 Eylül'de Lübnan'da, kaynaklar İsrail ordusunun özel ihtiyaçları olan çocuklara yönelik bir okulu kontrollü bir patlamayla imha ettiğini belirtti.
Okullara yönelik saldırılarda sıkça insansız hava araçlarından atılan mühimmatlar da dahil olmak üzere yüksek patlayıcıların kullanılması, büyük can kayıplarına, altyapıda hasara ve birçok kurumun kapanmasına neden oldu.
Çatışma Bölgelerinde Eğitimin Kırılganlığı ve Uluslararası Hukukun İhlali
Üniversite Koleji Londra'dan eğitim, çatışma ve barış profesörü Tejendra Pherali, sayıların artmasının yürek parçalayıcı olduğunu ve bunun her yıl aynı şekilde devam eden, epizodik olmaktan ziyade daha sistematik ve giderek stratejik hale gelen bir örüntü olduğunu ifade etti. Pherali, “Bu sayıların arkasında, okulları artık güvenli bir yer olarak görmeyen çocuklar var. Kaybolan sadece eğitim değil; güvenlik, gelecekler ve eğitim kurumlarına olan güven de kaybediliyor.” dedi.
War Child UK yardım kuruluşundan Kieran King, eğitime yönelik saldırıların Cenevre Sözleşmeleri gibi uluslararası hukukun ağır ihlali olduğunu belirtti. King, “Gerçek şu ki, 2010'dan bu yana çatışma bölgelerinde yaşayan çocuk sayısında %60'lık bir artış gördük. Aynı dönemde, eğitime yönelik saldırılar da dahil olmak üzere çocuklara karşı işlenen ağır ihlaller %373 oranında arttı.” dedi. King, yaptırım korkusu olmadan hareket eden devletlerin ve yardım kesintilerinin durumu kötüleştirdiğini sözlerine ekledi. “Çok taraflı sistemin zayıfladığını ve savaş suçları için siyasi cezasızlığı daha geniş çapta görüyoruz. Bunun kaçınılmaz sonucu, uluslararası insancıl hukuka yönelik saygısızlığın belgelenmiş bir şekilde artmasıdır.” yorumunda bulundu.
Eğitim Alanındaki Şiddetin Derin Kökleri ve Geleceğe Yönelik Tehditler
Eğitim kurumlarına yönelik saldırılar, çatışma bölgelerinde sadece fiziksel hasara yol açmakla kalmıyor, aynı zamanda toplumların geleceğini de derinden etkiliyor. Tarihsel olarak, eğitim, bir toplumun ilerlemesi ve istikrarı için temel bir sütun olmuştur. Ancak günümüzdeki çatışmalarda, okullar ve üniversiteler, ideolojik hedefler uğruna veya stratejik avantaj elde etmek amacıyla kasıtlı olarak hedef alınmaktadır. Bu durum, çocukların ve gençlerin eğitim haklarından mahrum kalmasına, travmatik deneyimler yaşamasına ve uzun vadede toplumsal kalkınmanın sekteye uğramasına neden olmaktadır. Eğitimin bir silah olarak kullanılması, nesiller boyu sürecek bir güvensizlik ve umutsuzluk ortamı yaratmakta, barış ve uzlaşma çabalarını da baltalamaktadır.
Toplumsal ve Gelecek Nesiller Üzerindeki Yıkıcı Etkiler
Eğitime yönelik saldırıların artması, sadece doğrudan etkilenen bireyler için değil, tüm toplumlar için yıkıcı sonuçlar doğurmaktadır. Çocukların güvenli bir öğrenme ortamından mahrum kalması, onların psikolojik gelişimlerini olumsuz etkilemekte, geleceklerini belirsizliğe sürüklemektedir. Eğitimdeki kesintiler, insan sermayesinin kaybına yol açarak ülkelerin ekonomik gelişimini engellemekte ve yoksulluk döngüsünü derinleştirmektedir. Ayrıca, eğitim kurumlarının hedef alınması, toplumda korku ve güvensizlik ortamı yaratmakta, sosyal dokuyu zayıflatmaktadır. Bu durum, uzun vadede toplumsal istikrarsızlığı artırabilir ve çatışmaların daha da şiddetlenmesine zemin hazırlayabilir. Gelecek nesillerin eğitimden uzak kalması, barışçıl ve müreffeh bir dünya inşa etme çabalarını ciddi şekilde tehdit etmektedir.
Anlık Nokta Editoryal Değerlendirmesi:Küresel çapta eğitime yönelik saldırılardaki bu endişe verici artış, uluslararası hukukun ve insani değerlerin erozyona uğradığının açık bir göstergesidir. Eğitim, bir toplumun geleceğidir ve bu kutsal alanın hedef alınması, insanlığın ortak vicdanında derin yaralar açmaktadır. Uluslararası toplum, bu saldırıların sorumlularını hesap vermeye çağırmalı ve eğitim kurumlarının korunması için daha güçlü mekanizmalar geliştirmelidir.
GCPEA raporu, 2024 ve 2025 yıllarındaki eğitime yönelik saldırı verilerini kapsamaktadır.
Rapora göre Kolombiya, Demokratik Kongo Cumhuriyeti, Etiyopya, Haiti, Filistin ve Ukrayna, eğitime yönelik saldırıların en yoğun yaşandığı ülkelerdir.
Raporda, en az 11 ülkede kadın ve kız çocuklarının cinsiyetleri nedeniyle hedef alındığı belirtilmiştir; bu durum, eğitim haklarının kısıtlanması veya toplumsal normların dayatılması gibi nedenlere dayanabilir.
War Child UK'den Kieran King, 2010'dan bu yana çatışma bölgelerinde yaşayan çocuk sayısında %60, çocuklara karşı işlenen ağır ihlallerde ise %373'lük bir artış yaşandığını belirtmiştir.