Johannesburg yakınlarında son haftalarda sekiz kadının cesedinin bulunması, ülkede kadın cinayetleri konusundaki öfkeyi ve endişeyi artırdı. Polis, kurbanlardan bazılarının yarı çıplak ve darp izleriyle bulunduğunu belirtirken, seri katil olasılığı henüz kesinleşmedi. Kadın hakları savunucuları, hükümetin toplumsal cinsiyete dayalı şiddetle mücadelede yetersiz kaldığını vurgulayarak, erkeklerin sorumluluk alması çağrısında bulundu.
Güney Afrika'da, Johannesburg O.R. Tambo Uluslararası Havalimanı çevresindeki Kempton Park, Olifantsfontein ve KwaThema bölgelerinde son haftalarda sekiz kadının cesedinin bulunması, ülke genelinde kadın cinayetleri ve toplumsal cinsiyete dayalı şiddet konusundaki derin endişeyi ve öfkeyi yeniden alevlendirdi. Cesetlerin yarı çıplak ve darp izleriyle bulunması, kamuoyunda büyük yankı uyandırırken, yetkililer soruşturmayı derinleştiriyor.
Johannesburg Çevresindeki Korkunç Buluntular
Gauteng Eyaleti'nde yaşanan bu olaylar zinciri, 15 Temmuz 2026 tarihinde Kempton Park'ta bulunan ilk kadın cesediyle başladı. Polis, bu tarihten itibaren dört kadının cesedinin daha aynı bölgede bulunduğunu açıkladı.
Son bir hafta içinde ise durum daha da vahim bir hal aldı. 9 Eylül'de koşuya çıktıktan sonra kaybolan 38 yaşındaki Elizabeth “Tsontso” Moselakgomo'nun cesedi 12 Eylül Cumartesi günü bulundu ve 14 Eylül Pazartesi günü ailesi tarafından teşhis edildi.
14 Eylül Pazartesi ve 15 Eylül Salı günleri Olifantsfontein kasabasında iki kadın cesedi daha keşfedildi. Aynı gün, Johannesburg'un yaklaşık 40 kilometre güneydoğusundaki KwaThema'da çıplak ve çürümüş halde başka bir kadın cesedi bulundu.
Geçici Emniyet Bakanı Firoz Cachalia, 16 Eylül Çarşamba günü yaptığı açıklamada, 7 Eylül'de Olifantsfontein'de bulunan bir başka kadın cesedinin de bu soruşturmaya dahil edildiğini duyurdu.
Polis yetkilileri, Kempton Park ve çevresindeki kadınları yalnız yürümemeleri, özellikle tenha alanlardan kaçınmaları ve mümkünse gruplar halinde seyahat etmeleri veya spor yapmaları konusunda uyardı.
Ancak bu uyarılar, kadın hakları savunucuları arasında tepkiye neden oldu. Kadınlar için Değişim adlı savunuculuk grubu, kadınların zaten hayatta kalmak için mümkün olan her şeyi yaptığını belirterek, sorumluluğun mağdurlara yüklenmesine karşı çıktı.
Dedektifler başlangıçta seri katil olasılığını değerlendirse de, polis sözcüsü Athlenda Mathe 14 Eylül Pazartesi günü yaptığı açıklamada, şu an için seri katil olduğuna dair bir kanıt bulunmadığını ifade etti. Mathe, Temmuz ayında bulunan ilk kadının cinayetiyle ilgili bir şüphelinin, kurbanın erkek arkadaşının gözaltında olduğunu da ekledi.
Güney Afrika Devlet Başkanı Cyril Ramaphosa, 15 Eylül Salı günü polis yetkililerine devam eden cinayet soruşturmalarına öncelik vermeleri talimatını verdiğini bildirdi.
Güney Afrika'da Kadın Cinayetlerinin Acı Gerçeği
Güney Afrika, dünya genelinde kadın cinayetleri oranlarının en yüksek olduğu ülkelerden biri olarak öne çıkıyor. Birleşmiş Milletler Uyuşturucu ve Suç Ofisi'nin (UNODC) 2022 verilerine göre, ülkede her 100.000 kadından 12.2'si cinayete kurban gidiyor. Bu oran, küresel ortalamanın neredeyse altı katına denk geliyor.
Yıllardır kadınlar, Güney Afrika hükümetini toplumsal cinsiyete dayalı şiddeti ciddiye almaya çağırıyor. Kasım 2025'te Johannesburg'da düzenlenen G20 Zirvesi arifesinde yüzlerce kadının protesto düzenlemesinin ardından, Devlet Başkanı Cyril Ramaphosa kadın cinayetlerini ulusal bir kriz ilan etmişti. Ancak somut bir plan veya eylem eksikliği, aktivistlerin hayal kırıklığını artırırken, kadın cinayetleri devam ediyor.
Toplumsal Yankılar ve Sorumluluk Çağrıları
Elizabeth Moselakgomo'nun ölümü, ülkede büyük bir üzüntü ve öfke dalgasına yol açtı. Arkadaşı Sakane Mokoena, Instagram paylaşımında “Bu ülkede avız” ifadelerini kullanarak kadınların yaşadığı korkuyu dile getirdi. Kadın hakları savunucuları, cinayetlerdeki şüphelilerin cinsiyeti henüz doğrulanmamış olsa da, erkeklere kadınlara ve çocuklara yönelik şiddet konusunda sorumluluk alma çağrısında bulundu.
Sonke Gender Justice eş genel müdürü Bafana Khumalo, birçok erkeğin bu tür olaylara tanık olduğunda görmezden geldiğini belirterek, “Kadınlara yönelik şiddetin bizim işimiz olduğunu güçlü bir şekilde hissediyoruz. Erkekler olarak birbirimizle yüzleşmeye ve birbirimizi sorumlu tutmaya başlamalıyız” dedi.
Anlık Nokta Editoryal Değerlendirmesi:Güney Afrika'da art arda bulunan kadın cesetleri, ülkenin kronikleşmiş kadın cinayetleri sorununa acil ve kapsamlı bir çözüm bulunması gerektiğini bir kez daha gözler önüne sermektedir. Hükümetin ulusal kriz ilanı sonrası somut adımlar atmaması, toplumsal cinsiyete dayalı şiddetle mücadelede ciddi bir irade eksikliği olduğunu düşündürmektedir. Bu trajedilerin durdurulması için sadece güvenlik önlemleri değil, aynı zamanda toplumsal farkındalık ve erkeklerin sorumluluk üstlenmesi hayati önem taşımaktadır.
Johannesburg çevresinde kaç kadının cesedi bulundu?
Johannesburg O.R. Tambo Uluslararası Havalimanı çevresindeki Kempton Park, Olifantsfontein ve KwaThema bölgelerinde son haftalarda toplam sekiz kadının cesedi bulunmuştur. Bu cesetlerden dördü 15 Temmuz'dan bu yana Kempton Park'ta, diğerleri ise Eylül ayında farklı bölgelerde ortaya çıkarılmıştır.
Polis, bu olaylarda seri katil olasılığını değerlendiriyor mu?
Dedektifler başlangıçta seri katil olasılığını incelemiş olsa da, polis sözcüsü Athlenda Mathe 14 Eylül'de yaptığı açıklamada, şu an için bu yönde kesin bir kanıt bulunmadığını belirtmiştir. Ancak soruşturma çok yönlü olarak devam etmektedir.
Güney Afrika'da kadın cinayetleri oranı ne durumda?
Birleşmiş Milletler Uyuşturucu ve Suç Ofisi'nin (UNODC) 2022 verilerine göre, Güney Afrika'da kadın cinayetleri oranı her 100.000 kadında 12.2 olup, bu oran küresel ortalamanın yaklaşık altı katıdır. Bu durum, ülkedeki toplumsal cinsiyete dayalı şiddetin ciddiyetini ortaya koymaktadır.
Hükümet bu krize karşı hangi adımları atıyor?
Kasım 2025'teki G20 Zirvesi öncesi kadınların protestolarının ardından Devlet Başkanı Cyril Ramaphosa, kadın cinayetlerini ulusal bir kriz olarak ilan etmiştir. Son olarak 15 Eylül'de polis yetkililerine soruşturmalara öncelik vermeleri talimatını vermiştir. Ancak aktivistler, somut ve etkili bir eylem planı eksikliğinden şikayet etmektedir.