İsrail Meclisi, Başbakan Binyamin Netanyahu'nun partisinden Amit Halevi'nin sunduğu, işgal altındaki Batı Şeria'daki tarihi ve kültürel alanları İsrail devletinin doğrudan sorumluluğuna bırakacak yasa tasarısını ilk oylamada onayladı. Tasarı, kurulacak yeni bir kurum aracılığıyla Batı Şeria'daki antik eserlerin, kültürel mirasın ve arkeolojik alanların bakımını İsrail devletinin üstlenmesini öngörüyor.
Kültürel Miras Kurumu ve Yetkileri
Yeni kurulacak olan 'Yahudiye ve Samariye Kültürel Miras Kurumu'nun faaliyetleri Kültür Bakanlığı bütçesinden karşılanacak ve İsrail Eski Eserler Kurumu benzeri bir yapıda yönetilecek. Tasarıya göre, bu kurum arkeolojik alanlarda kazı çalışmaları yapma, alanları yönetme ve arkeolojik amaçlarla arazi kamulaştırma gibi yetkilere sahip olacak. Bu yetkiler, işgal altındaki Filistin topraklarını tehdit eden unsurlar olarak değerlendiriliyor.
İsrail Meclisi'nden yapılan açıklamada, tasarının Batı Şeria'daki antik eserler, kültürel miras alanları ve arkeolojik alanlarla ilgili devletin doğrudan sorumluluğunu temel mevzuata dahil etmeyi amaçladığı belirtildi. Tasarı, 14 red oyuna karşı 23 evet oyuyla ilk oylamadan geçerken, yasalaşmadan önce iki oylamaya daha girecek ve bu süreçte Eğitim, Kültür ve Spor Komitesi'ne gönderilecek.
Politik Bağlam ve Uluslararası Tepkiler
Bu adım, İsrail'in 'Yahudi mirası alanları' olarak nitelendirdiği binlerce arkeolojik alan dahil olmak üzere Batı Şeria'daki Filistin topraklarını kapsayacak şekilde İsrail Eski Eserler Kurumu'nun yetki alanını genişletme politikalarının bir parçası olarak görülüyor. Filistin Turizm Bakanlığı verilerine göre, İsrail'in iddia ettiği alanlar arasında yaklaşık 4,8 bin dönümlük alanda Arap, Kenan, Roma, Bizans, Fenike ve İslam medeniyetlerine ait eserler barındıran Sebastia beldesindeki arkeolojik alan da bulunuyor.
Son yıllarda uluslararası ve Filistinli çevreler, İsrail hükümetinin yasa dışı yerleşim faaliyetleri yoluyla işgal altındaki Batı Şeria'yı fiilen ilhak etmeye çalıştığı konusunda uyarılarda bulunuyor. 8 Şubat'ta İsrail güvenlik kabinesinin, Filistin yönetiminin kontrolündeki bölgelerde İsrail'in 'denetim ve kontrol faaliyetlerini' artıracak kararlar aldığı ve bu kararların izinsiz inşaat, su meselesi, arkeolojik ve çevresel alanlara verilen zararla ilgili ihlalleri ele alma bahanesiyle İsrail'in denetim ve uygulama yetkilerini genişletmeyi amaçladığı belirtilmişti. Bu kapsamda, Harem-i İbrahimi Camisi ve çevresindeki planlama ve inşaat yetkilerinin de İsrail Sivil İdaresi'ne bağlı kurumlara devredilmesi kararlaştırılmıştı.
Birleşmiş Milletler ve uluslararası toplum, Doğu Kudüs dahil Batı Şeria'yı işgal altındaki Filistin toprağı olarak kabul ederken, İsrail'in Yahudi yerleşim faaliyetleri uluslararası hukuka göre yasa dışı kabul ediliyor. 1995 tarihli İkinci Oslo Anlaşması'na göre Batı Şeria; tamamen Filistin yönetimindeki 'A Bölgesi', Filistin sivil idaresi ve İsrail güvenlik kontrolündeki 'B Bölgesi' ile tamamen İsrail kontrolündeki 'C Bölgesi' olmak üzere üçe ayrılıyor. 'C Bölgesi', Batı Şeria'nın yaklaşık yüzde 61'ini kapsıyor.
Uzman Analizi:Bu yasa tasarısının ilk oylamada kabul edilmesi, İsrail'in Batı Şeria'daki kültürel ve arkeolojik alanlar üzerindeki kontrolünü artırma yönündeki stratejik adımlarını pekiştirmektedir. Tasarının yasalaşması, uluslararası hukuka aykırı yerleşim politikalarıyla birlikte değerlendirildiğinde, bölgedeki gerilimi tırmandırma ve Filistin toprakları üzerindeki fiili ilhak sürecini hızlandırma potansiyeli taşımaktadır. Bu durum, uluslararası toplumun tepkisini çekecek ve barış sürecini daha da zorlayacaktır.