Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, eşel mobil sisteminin devreye alınmaması durumunda enflasyonun çok daha yüksek seviyelere çıkacağını belirterek, sistemin ilk iki ayda yaklaşık 90 milyar lira, yani 2 milyar dolar maliyeti olduğunu açıkladı. Yılın tamamında benzer bir durumun devam etmesi halinde maliyetin yaklaşık 600 milyar liraya, bugünkü kurla 13-14 milyar dolara ulaşabileceği öngörülüyor.
Eşel Mobil Sistemi ve Enflasyon Etkisi
TRT Haber'de katıldığı canlı yayında gündeme ilişkin açıklamalarda bulunan Bakan Şimşek, küresel ekonomideki savaş kaynaklı enerji şokuna dikkat çekti. Türkiye'nin enerji arzı konusunda bir sorunu olmadığını belirten Şimşek, Hürmüz Boğazı'na bağımlılığın düşük seviyede olduğunu ancak petrol fiyatlarındaki artışın dış dengede ilave açığa ve enflasyonist etkiye neden olacağını vurguladı. Bu küresel şokun Türkiye'yi de etkileyeceğini ifade eden Şimşek, akaryakıt fiyatlarında uygulanan eşel mobil sistemiyle maktu ÖTV'den feragat edilerek şokun vatandaşa yansımasının sınırlandırıldığını dile getirdi. Eşel mobil olmasaydı mazotun 90 lira, benzinin ise yaklaşık 79 lira olacağını, mevcut durumda ise mazotun 73 liranın altında, benzinin ise yaklaşık 65 lirada kaldığını belirtti. Bu sayede şokun önemli bir kısmının vatandaşlara, şirketlere, sanayiciye ve esnafa yansıtılmadığını söyledi.
Alım Gücü ve Rekabet Gücünün Korunması
Bakan Şimşek, vatandaşın alım gücünü önemli ölçüde korumayı hedeflediklerini ve büyük küresel şoka rağmen bütçede bu etkiyi sınırlamak için alan bulunduğunu ifade etti. Eşel mobil sisteminin devreye alınmaması halinde enflasyondaki artışın çok daha dramatik olacağını belirten Şimşek, mevcut yansımanın üçte bir oranında bile olmadığını söyledi. Bu sayede enflasyondaki artışın da sınırlanmış olduğunu vurguladı. Ham petrol fiyatlarındaki artışın doğrudan pompa fiyatlarına yansıtılması durumunda enflasyonun çok daha yüksek seviyelere çıkacağını belirten Şimşek, iş dünyasının rekabet gücünün önemine değinerek, eşel mobil sistemiyle çiftçinin, esnafın, sanayinin ve ihracatın desteklendiğini, temel amacın vatandaşın alım gücünü ve ülkenin rekabet gücünü korumak olduğunu ifade etti.
Bütçe Disiplini ve Eşel Mobil Maliyeti
Eşel mobil uygulamasının bütçeye etkisine ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Şimşek, ilk iki ayda maliyetin 90 milyar lira (2 milyar dolar) olduğunu, yılın tamamında benzer durumun devam etmesi halinde maliyetin yaklaşık 600 milyar lira (13-14 milyar dolar) civarında olacağını belirtti. Bakan Şimşek, bütçede disiplin tesis edilmeseydi, kamuda tasarruf yapılmasaydı, gelir artırma çabasına girilmeseydi ve harcamalar kontrol altına alınmasaydı bu imkanın olmayacağını vurguladı. Geçen sene bütçe açığının düşürülememesi halinde eşel mobil sisteminin devreye alınamayacağını ifade eden Şimşek, bütçede ciddi bir disiplin ve iyi bir performans yakalandığı için bu sistemin devreye alındığını ve şokun etkisinin sınırlanmış olduğunu söyledi.
Savunma Sanayii ve Yatırım Hedefleri
Türkiye'nin güçlü savunma sanayisinin ülkenin çatışmalardan uzak durmasını sağlayan bir caydırıcılık gücü sunduğunu belirten Şimşek, savunma sanayisinin aynı zamanda sanayide yüksek katma değerli dönüşümün motoru olduğunu söyledi. Savunma sanayisi dışında imalat sanayisinde ve hizmetlerde Türkiye'nin uzun süredir önemli bir üs olduğunu ve bu avantajların daha da güçlendirileceğini ifade etti. Meclise sunulan teklifin ihracatı, doğrudan yatırımları ve çok uluslu şirketlerin bölgesel merkezlerini Türkiye'ye çekme hedefi taşıdığını, bu konular üzerinde uzun süredir çalışıldığını aktardı.
Finansmanın Kalitesi ve İstanbul Finans Merkezi
Finansmanın kalitesinin artırılmasının önemine işaret eden Şimşek, bunun borç yaratmayan ve doğrudan Türkiye'ye sermaye çeken bir yapıdan geçtiğini belirtti. İstanbul Finans Merkezi'nin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından önemsenen bir proje olduğunu ve bütün ekosistemiyle bu konumun güçlendirildiğini söyledi.
Transit Ticaret Teşviki ve Kurumlar Vergisi İstisnası
Düzenleme içindeki önemli hususlardan birinin transit ticaret olduğunu belirten Şimşek, Singapur, Hollanda ve Hong Kong gibi ülkelerin önemli transit ticaret merkezleri olduğunu hatırlattı. Transit ticaret teşvikinin yeni olmadığını ancak dramatik şekilde güçlendirildiğini ifade etti. Bir firmanın transit ticaret yapmak üzere İstanbul Finans Merkezi'nde faaliyet göstermesi halinde yüzde 100 kurumlar vergisinden istisna olacağını, İstanbul Finans Merkezi dışında faaliyet göstermesi halinde ise kurumlar vergisi istisnasının yüzde 95 olacağını açıkladı. Bu durumun hemen etki yaratacak bir husus olmasa da orta ve uzun vadede Türkiye'yi önemli bir ticaret merkezi yapacağını ve bu konunun önemsendiğini belirtti.