Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, 2026 Yılı Hizmet Şeref Belgesi ve Plaket Takdim Töreni'nde yaptığı konuşmada, iş dünyasının karşı karşıya olduğu finansmana erişim sorununa ve küresel rekabetteki zorluklara dikkat çekti. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın da katıldığı törende Hisarcıklıoğlu, Türkiye'nin ekonomik başarılarını ve geleceğe yönelik stratejik önerilerini paylaştı.
Ekonomik Başarılar ve Küresel Konum
Hisarcıklıoğlu, Türkiye'nin milli gelirini 1,6 trilyon doları aşarak İslam dünyasının en büyük ekonomisi konumuna geldiğini belirtti. İtalya ve Çin arasındaki coğrafyada en büyük sanayi ülkesi olduklarını ve dünya ihracatından alınan payın tarihi zirvesine ulaştığını vurguladı. Tamamı oda ve borsalar üyelerinden oluşan ihracatçı sayısının 160 bini aştığını ve 'Made in Türkiye' imzasının küresel ölçekte tanındığını ifade etti. Türk müteahhitlerinin 138 ülkede başarılı projelere imza attığını hatırlatan Hisarcıklıoğlu, Türkiye'nin küresel kırılmaların yaşandığı bir dönemde Cumhurbaşkanı Erdoğan liderliğinde bir istikrar adası olarak öne çıktığını dile getirdi. Savunma sanayisindeki başarıların ülkenin caydırıcı gücünü pekiştirdiğini ve bu alanda ihracatta dünyanın ilk 11 ülkesi arasına girildiğini söyledi. Türkiye'nin artan diplomatik gücüyle NATO, BM İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 31. Taraflar Konferansı (COP31) ve Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) zirvelerine ev sahipliği yapacağını da hatırlattı.
Küresel Ticaretteki Kısıtlamalar ve Çözüm Önerileri
Küresel ticaretin dinamiklerinin değiştiğine işaret eden Hisarcıklıoğlu, ABD'nin ilave gümrük vergileri ve stratejik sektörleri koruma altına alması, Avrupa Birliği'nin ise 'Made in Europe' ve karbon vergisi düzenlemeleriyle pazara girişi kısıtlaması gibi gelişmelere dikkat çekti. Çin'in teşvik ve sübvansiyonlarla kendi üreticisini koruduğunu, bazı ülkelerin ise devlet destekleriyle maliyetin altında satış yaparak ihracat pazarlarını genişlettiğini belirtti. Bu durumun rekabeti adil bir zeminden çıkardığını vurgulayan Hisarcıklıoğlu, Türk iş dünyası olarak umutla üretmeye, yatırım yapmaya ve mücadele etmeye devam edeceklerini söyledi. Türkiye'nin Sanayi ve Teknoloji Stratejisi ile küresel riskleri bertaraf edebileceğine inandığını ifade eden Hisarcıklıoğlu, çok taraflı ve kurallı ticaretin uygulanmadığı bu dönemde, nihai ürün ithalatında daha sert önlemler alınması gerektiğini savundu. Ara mamul ve ham madde ithalatında ise yerli üretimi özendirecek tedbirlerin hayata geçirilmesi gerektiğini belirten Hisarcıklıoğlu, Gümrük Birliği'nin modernizasyonu ve yeni nesil serbest ticaret anlaşmaları gibi ticari diplomasi adımlarının hızlandırılması gerektiğini vurguladı.
Finansmana Erişim ve KOBİ'lere Destek Çağrısı
Hisarcıklıoğlu, iş dünyasının en büyük sıkıntısının finansmana erişim olduğunu dile getirerek, kredi hacmindeki daralma ve yüksek faiz oranlarının özellikle KOBİ'lerin gelişimini engellediğini söyledi. Piyasada ödemelerin aksadığını, ticaretin yavaşladığını ve büyüme ivmesinin kaybedildiğini belirtti. Bu sıkıntıların aşılması için KOBİ'lere pozitif ayrımcılık yapılması, KOBİ kredileri ve ticari kredi kartlarının aylık kredi büyüme sınırları dışına çıkarılması gerektiğini ifade etti. Bu sayede piyasada önemli bir rahatlama sağlanabileceğini söyledi. Artan girdi maliyetleri nedeniyle yurt dışı pazarların kaybedildiğini belirten Hisarcıklıoğlu, başta tekstil, hazır giyim, deri ve mobilya olmak üzere tüm sektörlere ilave destekler verilmesi çağrısında bulundu. Yapısal reformlarla sektörlerin rekabet güçlerinin korunacağına ve ülkenin güvenli liman konumunun güçleneceğine inandığını sözlerine ekledi.
Uzman Analizi:TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu'nun konuşması, Türkiye iş dünyasının mevcut ekonomik zorluklara ve küresel rekabet ortamına dair kapsamlı bir değerlendirmesini sunmaktadır. Özellikle finansmana erişimdeki sıkıntılar ve KOBİ'lere yönelik destek talepleri, makroekonomik politikaların iş dünyası üzerindeki etkilerini gözler önüne sermektedir. Savunma sanayisi gibi stratejik alanlardaki başarıların vurgulanması, Türkiye'nin sanayileşme vizyonunun bir parçası olarak öne çıkmaktadır.