Türkiye Tarımında Yem Bitkileri Hamlesinin Ana Hatları
- Türk Ziraat Yüksek Mühendisleri Birliği Genel Başkanı Fehmi Kiraz, Türkiye'nin hayvancılık sektöründeki yıllık 15-20 milyon tonluk kaba yem açığının kapatılması için stratejik önerilerde bulundu.
- Kiraz, özellikle su kısıtı bulunmayan bölgelerdeki çiftçilere buğday ve arpa hasadının ardından ikinci ürün olarak yem bitkileri ekmesini tavsiye etti.
- Bu hamlenin, yıllık yaklaşık 4 milyar dolarlık yem ithalatını azaltarak hem üretici maliyetlerini düşürmesi hem de ülke ekonomisine önemli katkılar sağlaması hedefleniyor.
Türk Ziraat Yüksek Mühendisleri Birliği Genel Başkanı Fehmi Kiraz, 16 Haziran 2026 Salı günü yaptığı açıklamada, Türkiye'nin hayvancılık sektöründe yaşanan ciddi kaba yem açığını kapatmak amacıyla, özellikle su potansiyeli yüksek bölgelerdeki çiftçilere buğday ve arpa hasadının ardından ikinci ürün olarak yem bitkileri ekmesini önerdi. Kiraz, bu stratejik adımın, yıllık yaklaşık 4 milyar dolarlık yem ithalatını azaltarak hem üreticilerin maliyetlerini düşürmesi hem de ülke ekonomisine önemli katkı sağlaması hedeflendiğini belirtti.
Gelişmenin Detayları
Fehmi Kiraz, ülke tarımında stratejik öneme sahip hayvancılık sektörünün, yem bitkileri üretimi ve çayır-mera varlığıyla birlikte ele alınması gerektiğinin altını çizdi. Bilimsel çalışmaların, hayvancılık işletmelerindeki toplam giderlerin yaklaşık yüzde 70'ini yem maliyetlerinin oluşturduğunu gösterdiğini belirten Kiraz, bu nedenle ucuz ve kaliteli kaba yem temin edilmeden ekonomik ve sürdürülebilir hayvansal üretimden söz edilemeyeceğini ifade etti.
Hayvanların ihtiyaç duyduğu kaba yemin başlıca iki kaynaktan karşılandığını açıklayan Kiraz, bunlardan ilkinin çayır ve meralar, ikincisinin ise tarla tarımıyla yetiştirilen yem bitkileri olduğunu söyledi. Ayrıca, besleme değeri nispeten düşük olmakla birlikte tarla tarımından elde edilen yaprak, sap, saman ve anız gibi ürünlerin de kaba yem açığının giderilmesinde kullanıldığını kaydetti. Kiraz, "Ülkemizde yıllık kaba yem üretimi yaklaşık 50-60 milyon ton düzeyinde olup, buna karşılık 15-20 milyon tonluk önemli bir kaba yem açığı bulunmaktadır." diye konuştu.
Bu yılki iklim şartlarının elverişli seyretmesi ve yağışların bol olması nedeniyle meraların son derece verimli geçtiğine dikkat çeken Kiraz, meralarda ot gelişiminin olağanüstü seviyelere ulaştığını ve uzun yıllardır görülmeyen bazı bitki türlerinin tohumlarının dahi yeniden filizlendiğini vurguladı. Kiraz, mera kullanan üreticilerin planlı ve bilinçli otlatma yaparak bu imkândan azami ölçüde faydalanmasının büyük önem taşıdığını belirtti. Bu verimli yılda kaba yem açığının yaklaşık yüzde 25 ila 35'lik kısmının meralar yoluyla karşılanmasının mümkün görüldüğünü ifade etti.
Su potansiyelindeki artış nedeniyle tarlaların daha verimli kullanılabileceğini belirten Kiraz, "Üreticilerimiz, su kısıtı bulunmayan bölgelerde buğday ve arpa hasadının ardından ikinci ürün olarak yem bitkilerini ekebilir. Özellikle uygun havzalarda ilave destekleme mekanizmalarının devreye alınması, yem üretiminde önemli bir artış sağlayacaktır. Böylece her yıl yaklaşık 4 milyar dolar ödeyerek ithal etmek zorunda kaldığımız bazı yem ürünlerinin ithalatı azaltılabilecek, hem üreticimizin maliyeti düşecek hem de ülke ekonomisine önemli katkı sağlanacaktır." ifadelerini kullandı. Kiraz, içinde bulunulan "var yılı"nın iyi değerlendirilmesinin önemine dikkati çekerek, üreticileri meraları bilinçli kullanmaya, karar vericileri ise ikinci ürün yem bitkileri üretimini destekleyecek politikaları hayata geçirmeye davet etti.
Türkiye Hayvancılık Sektörünün Kaba Yem İhtiyacı
Türkiye'de hayvancılık sektörü, ülke ekonomisi ve gıda güvenliği açısından stratejik bir öneme sahiptir. Ancak sektör, özellikle kaba yem temininde uzun yıllardır süregelen bir açıkla karşı karşıyadır. Kaba yem, hayvan beslenmesinin temelini oluşturmakta ve maliyetlerin büyük bir kısmını teşkil etmektedir. Meraların ve çayır alanlarının yetersiz veya verimsiz kullanımı, yem bitkileri ekim alanlarının kısıtlılığı gibi faktörler, bu açığın kronikleşmesine neden olmuştur. Bu durum, hayvancılık işletmelerinin karlılığını düşürürken, et ve süt ürünleri fiyatlarını da doğrudan etkilemektedir. Ülkemizin ekolojik yapısı, yem bitkileri yetiştiriciliği için önemli bir potansiyel sunsa da, bu potansiyelin tam olarak değerlendirilememesi, dışa bağımlılığı artırmakta ve yıllık milyarlarca dolarlık yem ithalatına yol açmaktadır.
Ekonomik ve Tarımsal Sürdürülebilirlik Üzerindeki Etkiler
Türk Ziraat Yüksek Mühendisleri Birliği'nin ikinci ürün yem bitkileri ekimi önerisi, Türkiye'nin tarım ve hayvancılık sektörleri için çok boyutlu olumlu etkiler yaratma potansiyeli taşımaktadır. Ekonomik olarak, yıllık 4 milyar dolarlık yem ithalatının azaltılması, dış ticaret dengesine olumlu katkı sağlayacak ve ulusal kaynakların ülke içinde kalmasına olanak tanıyacaktır. Üreticiler açısından, ucuz ve kaliteli kaba yem temini, işletme maliyetlerini önemli ölçüde düşürerek karlılığı artıracak ve sektördeki sürdürülebilirliği destekleyecektir. Tarımsal açıdan ise, ikinci ürün ekimi, atıl kalan tarım arazilerinin daha verimli kullanılmasına, toprak sağlığının iyileşmesine ve biyoçeşitliliğin artmasına yardımcı olabilir. Ayrıca, meraların bilinçli ve planlı otlatma ile kullanılması, mera ekosistemlerinin korunmasına ve uzun vadede verimliliklerinin sürdürülmesine katkı sağlayacaktır. Bu stratejik hamle, gıda güvenliğini güçlendirirken, kırsal kalkınmaya da ivme kazandırabilir.
Anlık Nokta Tarım Perspektifi:Türkiye'nin hayvancılık sektöründeki kaba yem açığı, uzun süredir çözülmesi gereken yapısal bir sorun olarak öne çıkmaktadır. Türk Ziraat Yüksek Mühendisleri Birliği'nin ikinci ürün yem bitkileri ekimi ve mera kullanımına yönelik çağrısı, mevcut iklim koşullarının sunduğu fırsatları değerlendirerek bu açığı kapatma yolunda atılabilecek somut ve etkili bir adımdır. Bu tür politikaların kararlılıkla uygulanması, hem üreticinin refahını artıracak hem de ülke ekonomisinin dışa bağımlılığını azaltacaktır.
Fehmi Kiraz, Türkiye'deki kaba yem açığını kapatmak amacıyla, özellikle su kısıtı bulunmayan bölgelerdeki çiftçilere buğday ve arpa hasadının ardından ikinci ürün olarak yem bitkileri ekmesini önermektedir.
Türkiye'de yıllık yaklaşık 15-20 milyon tonluk önemli bir kaba yem açığı bulunmaktadır. Bu durum, hayvancılık işletmelerinin toplam giderlerinin yaklaşık yüzde 70'ini oluşturan yem maliyetlerini yükseltmekte ve ekonomik ve sürdürülebilir hayvansal üretimi zorlaştırmaktadır.
İkinci ürün yem bitkileri ekimi, her yıl yaklaşık 4 milyar dolar ödenerek ithal edilen bazı yem ürünlerinin ithalatını azaltabilecek, böylece hem üreticinin maliyetini düşürecek hem de ülke ekonomisine önemli katkı sağlayacaktır.
2026 yılı, bol yağışlar sayesinde meralar açısından son derece verimli geçmektedir. Bu durum, mevcut 15-20 milyon tonluk kaba yem açığının yaklaşık yüzde 25 ila 35'lik kısmının meralar yoluyla karşılanabileceği bir potansiyel sunmaktadır.