⚡ Önemli Noktalar
- Türkiye, BAE, Endonezya, Katar, Mescid-i Aksa'ya yönelik baskınları kınayan ortak bildiri yayımladı.
- Bildiride, İsrail'in kutsal mekanların tarihi ve hukuki statüsünü değiştirme çabaları vurgulandı.
- Bakanlar, iki devletli çözüm temelinde adil ve kalıcı barışa desteklerini yineledi.
Türkiye'nin öncülüğünde, Birleşik Arap Emirlikleri, Endonezya, Katar, Mısır, Pakistan, Suudi Arabistan ve Ürdün dışişleri bakanları, Filistin topraklarını gasbeden aşırılık yanlısı İsraillilerin, İsrail güçlerinin koruması altında Mescid-i Aksa'ya yönelik baskınlarını ortak bir açıklamayla kınadı. 02 Haziran 2026 tarihinde yayımlanan bildiride, bu tür eylemlerin uluslararası hukukun ve ilgili Birleşmiş Milletler kararlarının açık bir ihlali olduğu vurgulandı.
Mescid-i Aksa'ya Yönelik Provokatif Eylemler ve Uluslararası Hukuk İhlalleri
Dışişleri bakanları tarafından yapılan ortak açıklamada, aşırılık yanlısı İsrailli yerleşimcilerin, İsrail güvenlik güçlerinin desteğiyle Mescid-i Aksa'ya yönelik devam eden baskınları ve Mescid-i Aksa avlusunda İsrail bayrağı açılması gibi eylemler en güçlü şekilde kınandı. Bu provokatif ve kabul edilemez eylemlerin, uluslararası hukukun, Birleşmiş Milletler kararlarının ve işgal altındaki Doğu Kudüs'teki kutsal mekanların tarihi ve hukuki statüsünün açık bir ihlali olduğu belirtildi. Bakanlar, İsrail'in işgal altındaki Doğu Kudüs'ün tarihi, hukuki ve demografik yapısını değiştirmeye yönelik sistematik ihlallerini ve Müslüman ve Hristiyan kutsal mekanlarının kutsiyetini ve statüsünü baltalamaya yönelik girişimlerini de kınadı.
Kutsal Mekanların Statüsünün Korunması ve Haşimi Vesayeti
Açıklamada, Kudüs ve buradaki Müslüman ve Hristiyan kutsal mekanlarının tarihi ve hukuki statüsünü değiştirmeye yönelik her türlü girişimin kategorik olarak reddedildiği yinelendi. Bu bağlamda, tarihi Haşimi vesayetinin bu konudaki özel rolü tanınarak, kutsal mekanların statüsünün korunması gerektiği vurgulandı. Bakanlar, 144 dönümlük Mescid-i Aksa alanının tamamının yalnızca Müslümanlara ait bir ibadet yeri olduğunu ve Ürdün Evkaf ve İslami İşler Bakanlığına bağlı Kudüs Vakıfları ve Mescid-i Aksa İşleri Dairesinin, kutsal Mescid-i Aksa'nın işlerini yürütme ve buraya girişleri düzenleme konusunda münhasır yetkiye sahip yasal merci olduğunu bir kez daha teyit etti.
İsrail'in Sorumluluğu ve Barış Çabalarına Destek
Dışişleri bakanları, tırmandırıcı eylemlerin durdurulmasının İsrail makamlarının sorumluluğu olduğunu belirtti. Tekrarlanan İsrail ihlallerinin gerilimi tırmandırdığı, istikrarsızlığı ve aşırıcılığı körüklediği, barışa yönelik uluslararası çabaları baltaladığı ve İsrail'in uluslararası hukuk kapsamındaki yükümlülüklerinin açık bir ihlalini teşkil ettiği hususlarında uyarıda bulunuldu. Bakanlar, tüm yasa dışı ve provokatif İsrail uygulamalarının derhal durdurulması çağrısında bulunurken, Mescid-i Aksa'daki tarihi ve hukuki statüye bütünüyle saygı gösterilmesi gerektiğini yeniden teyit etti. Ayrıca, Filistin halkıyla sarsılmaz dayanışmalarını ve başta başkenti Doğu Kudüs olan, 1967 sınırlarında bağımsız ve egemen bir Filistin Devleti'nin kurulması olmak üzere, meşru ve devredilemez ulusal haklarının hayata geçirilmesine yönelik kararlı desteklerini yinelediler. Bakanlar, İsrail işgalini sona erdirmeyi ve uluslararası hukuk, ilgili BM kararları ve Arap Barış Girişimi uyarınca, iki devletli çözüm temelinde, adil, kalıcı ve kapsamlı bir barışı sağlamayı amaçlayan tüm çabalara desteklerini bir kez daha beyan etti.
Doğu Kudüs'ün Tarihi ve Hukuki Statüsü
Doğu Kudüs, 1967'den beri İsrail tarafından işgal altında tutulan ve Filistinlilerin başkent olarak görmek istediği tarihi öneme sahip bir bölgedir. Şehir, hem Yahudilik, hem Hristiyanlık hem de İslamiyet için kutsal kabul edilen mekanlara ev sahipliği yapmaktadır. Mescid-i Aksa Kompleksi, İslam'ın en kutsal üçüncü mekanı olup, Yahudiler tarafından ise Tapınak Dağı olarak bilinmektedir. Uluslararası toplumun büyük çoğunluğu, Doğu Kudüs'ün statüsünün İsrail ve Filistin arasındaki nihai barış görüşmeleriyle belirlenmesi gerektiğini savunmaktadır. Ancak İsrail, Doğu Kudüs'ü ilhak ettiğini ilan etmiş ve yerleşimci politikalarını sürdürmüştür. Bu durum, bölgedeki gerilimin temel nedenlerinden biri olarak öne çıkmaktadır.
Bölgesel İstikrar ve İki Devletli Çözüm Perspektifi
Mescid-i Aksa'ya yönelik baskınlar ve İsrail'in Doğu Kudüs'teki politikaları, sadece bölgesel değil, aynı zamanda küresel düzeyde de endişelere yol açmaktadır. Bu tür provokatif eylemler, mevcut gerilimi artırarak barış sürecini daha da zorlaştırmaktadır. Sekiz ülkenin dışişleri bakanlarının ortak kınama açıklaması, uluslararası toplumun bu konudaki hassasiyetini ve İsrail'in politikalarına yönelik artan tepkisini göstermektedir. İki devletli çözüm, Filistin sorununun çözümü için uluslararası alanda en çok kabul gören çerçeve olmaya devam etmektedir. Ancak bu çözümün hayata geçirilmesi, İsrail'in işgal politikalarına son vermesi, yerleşim birimleri inşaatını durdurması ve Filistinlilerin meşru haklarını tanıması gibi önemli adımları gerektirmektedir. Bu ortak açıklama, bu yönde atılacak adımların önemini bir kez daha vurgulamaktadır.
Uzman Analizi:Sekiz ülkenin dışişleri bakanlarının Mescid-i Aksa'ya yönelik baskınları ve İsrail'in Doğu Kudüs politikalarını kınayan ortak bildirisi, uluslararası alanda artan bir tepkinin ve Filistin davasına verilen desteğin somut bir göstergesidir. Bu tür diplomatik girişimler, İsrail üzerindeki uluslararası baskıyı artırarak, bölgede kalıcı bir barışın tesisi için gerekli adımların atılması yönünde önemli bir mesaj niteliği taşımaktadır.
❓ Sıkça Sorulan Sorular
Mescid-i Aksa'ya yönelik baskınları kınayan ortak bildiri hangi ülkeler tarafından yayımlandı?
Ortak bildiri, Türkiye, Birleşik Arap Emirlikleri, Endonezya, Katar, Mısır, Pakistan, Suudi Arabistan ve Ürdün dışişleri bakanları tarafından yayımlandı.
Bakanlar, İsrail'in Doğu Kudüs'teki hangi politikalarını kınadı?
Bakanlar, İsrail'in işgal altındaki Doğu Kudüs'ün tarihi, hukuki ve demografik yapısını değiştirmeyi, Müslüman ve Hristiyan kutsal mekanlarının kutsiyetini ve statüsünü baltalamaya yönelik süregelen sistematik ihlallerini ve önlemlerini kınadı.
Bakanlar, Filistin halkının hakları konusunda hangi desteği yineledi?
Bakanlar, Filistin halkıyla sarsılmaz dayanışmalarını ve başta başkenti Doğu Kudüs olan, 1967 sınırlarında bağımsız ve egemen bir Filistin Devleti'nin kurulması olmak üzere, meşru ve devredilemez ulusal haklarının hayata geçirilmesine yönelik kararlı desteklerini yeniden teyit etti.
Bu haber, uluslararası haber ajanslarının ve resmi kurumların doğrulanmış verileri ışığında derlenmiş, anlık gelişme analizleriyle zenginleştirilerek editörlerimiz tarafından incelenip onaylanmıştır.