Gündem 9 dk okuma

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Göktaş: Bağımlılıkla Mücadele Toplumun Ortak Sorumluluğu

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, bağımlılıkla mücadelenin küresel bir kriz olduğunu belirterek, bu alanda toplumun tüm kesimlerini kapsayan ortak bir mücadele çağrısı yaptı. Bakan Göktaş, aile merkezli yaklaşımların ve dijital bağımlılıkla mücadele adımlarının önemini vurguladı.

A
Editör
Ahmet Yılmaz
Yayınlanma Tarihi
Paylaş
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, sempozyumda konuşma yaparken
Bakan Göktaş, bağımlılıkla mücadelede ulusal stratejileri ve aile odaklı yaklaşımları anlattı.

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, bağımlılığın küresel ölçekte bireyi, aileyi ve toplumu tehdit eden çok boyutlu bir sorun olduğunu vurguladı. Bakan Göktaş, bağımlılıkla mücadelede ailenin merkeze alındığını, sosyal destek mekanizmalarının güçlendirildiğini ve dijital bağımlılıkla mücadele için önemli adımlar atıldığını belirtti. Batman'da başlatılan pilot proje ile bağımlılık riski taşıyan bireylere ve ailelerine doğrudan destek sağlanarak tedaviye yönlendirme ve istihdam olanakları sunulduğu açıklandı.

Ankara – Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, 18 Temmuz 2026 Cumartesi günü Türk Akademisi Siyasi Sosyal Stratejik Araştırmalar Vakfı (TASAV) tarafından ATO Congresium Kongre ve Sergi Merkezi'nde düzenlenen "Ulusal Halk Sağlığı ve Güvenlik Sorunu: Bağımlılık" sempozyumunda önemli açıklamalarda bulundu. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz'ın da katılımıyla gerçekleşen sempozyumda Bakan Göktaş, bağımlılığın küresel bir kriz olduğuna dikkat çekerek, bu tehditle toplumun tüm kesimlerini kapsayan ortak bir mücadele ortaya konulması gerektiğini vurguladı.

Bağımlılık Tehdidi ve Aile Merkezli Yaklaşım

Bakan Göktaş, bağımlılıkların biçim değiştirdiği ve yeni risk alanlarının ortaya çıktığı bu çağda, tehditleri doğru analiz etmenin ve zamanında harekete geçmenin hayati önem taşıdığını ifade etti. Bağımlılıkla mücadelenin sadece bireysel bir çerçeveye sıkıştırılmaması gerektiğini belirten Göktaş, meselenin aile temelinde ve toplum ekseninde ele alınması gerektiğini söyledi. Bağımlılıkların sadece bireyleri değil, gençlerin geleceğini kararttığını ve aile yuvalarının mutluluğunu zedelediğini dile getiren Bakan, bu nedenle aileyi ve toplumsal değerleri hedef alan girişimlere karşı güçlü çalışmalar yürütmek zorunda olduklarını kaydetti.

Bakanlık olarak bağımlılıkla mücadelenin merkezine aileyi yerleştirdiklerini ve sosyal destek mekanizmalarını her geçen gün daha da güçlendirdiklerini aktaran Göktaş, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın "İnsan sağlığına, toplum huzuruna zarar veren bağımlılığın her çeşidiyle mücadelemizi kararlılıkla sürdürüyoruz." ifadelerini hatırlattı. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz başkanlığında ve Bağımlılıkla Mücadele Yüksek Kurulu çatısı altında, bağımlılıklara karşı aileyi güçlendiren politikalar geliştirdiklerini de sözlerine ekledi.

Ulusal Stratejiler ve Dijital Bağımlılıkla Mücadele

Bakan Göktaş, 2024-2028 yıllarını kapsayan "Ailenin Korunması ve Güçlendirilmesi Vizyon Belgesi ve Eylem Planı"nın önemli bir yol haritası sunduğunu belirtti. Bu kapsamda, erken müdahale programları ve aile odaklı sosyal uyum danışmanlığı hizmetlerinin güçlendirildiğini, Sosyal Uyum Süreci Danışmanlığı modeliyle 18 yaş üstü bağımlı bireylerin aileleriyle birlikte topluma güçlü biçimde katılabilmeleri için destek sağlandığını ifade etti.

Bakanlık tarafından 81 ilde verilen eğitimlerle 2,5 milyondan fazla vatandaşa bağımlılık konusunda farkındalık kazandırıldığını açıklayan Göktaş, dijital farkındalık atölyeleri ve dijital detoks kampları gerçekleştirildiğini söyledi. Ailelerin olası dijital riskleri erken aşamada fark etmelerini sağladıklarını belirten Bakan, sosyal ağ platformlarına erişimde 15 yaş sınırı getiren düzenlemenin hayata geçirildiğini ve bu düzenlemeyle platformlara, 15-18 yaş grubuna uygun, güvenli ve denetlenebilir dijital alanlar oluşturma zorunluluğu getirildiğini bildirdi. Bağımlılıkla Mücadele Yüksek Kurulu'nun kararıyla, ikisi yetişkinlere, biri çocuklara yönelik üç sosyal risk haritasının tamamlandığını anımsatan Göktaş, bu haritalar bağlamında bağımlılık riskini "Aile rehberi" ve "Çocuklar güvende" projeleriyle hane, mahalle ve ilçe bazında takip edeceklerini dile getirdi.

Batman Pilot Projesi ve Yaygınlaştırma Hedefi

Aile ve Toplum Temelli Sosyal Destek Modeliyle sahadaki paydaşlarla işbirliği içinde çalıştıklarını anlatan Bakan Göktaş, Batman'da başlatılan pilot proje kapsamında önemli sonuçlar elde edildiğini paylaştı. Proje çerçevesinde 1286 haneye bizzat ulaşılarak bağımlılık riski taşıyan bireylere destek olunduğunu, tedaviye ihtiyaç duyan 551 vatandaşın sağlık sistemine yönlendirildiğini ve ihtiyaçlar doğrultusunda 4,5 milyon liralık sosyal yardımın ailelere ulaştırıldığını belirtti. Ayrıca, çalışabilir durumdaki vatandaşlara istihdam imkanları sağlandığını, risk grubunda yer alan 291 çocuk ve gencin tespit edilerek eğitim ve psikolojik destek süreçlerinin başlatıldığını aktardı.

Pilot uygulamanın Valilikler başkanlığında, Sağlık Bakanlığı, Milli Eğitim Bakanlığı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, akademisyenler ve Yeşilay ile yürütüldüğünü kaydeden Göktaş, bu kapsamlı çalışmanın amacının riskli aileleri öncesinden tespit etmek, yerinde doğrudan ailenin bütününe farkındalık oluşturmak, risk altındaki çocukları tedaviye yönlendirmek ve istihdam olanağı sağlayarak topluma kazandırmak olduğunu vurguladı. Bakan Göktaş, bu pilot uygulamanın planlar dahilinde ülkenin dört bir yanında adım adım yaygınlaştırılacağını ifade etti.

Bağımlılıkla Mücadelede Ulusal Stratejilerin Evrimi

Bağımlılık, tarih boyunca insanlık için önemli bir sorun teşkil etmiş, ancak modern çağda farklı biçimlerde ve daha geniş kitleleri etkileyerek küresel bir halk sağlığı ve güvenlik meselesi haline gelmiştir. Türkiye'de bağımlılıkla mücadele, özellikle son yıllarda devletin ve sivil toplum kuruluşlarının ortak çabalarıyla bütüncül bir yaklaşımla ele alınmaktadır. Bu evrimin önemli bir parçası olarak, Bağımlılıkla Mücadele Yüksek Kurulu (BMYK) gibi yapılar oluşturulmuş, strateji ve eylem planları geliştirilmiştir. Yeşilay gibi köklü sivil toplum kuruluşları da önleyici ve iyileştirici faaliyetleriyle bu mücadelenin önemli bir aktörü olmuştur. Geçmişte daha çok bireysel tedaviye odaklanan yaklaşımların yerini, günümüzde aile ve toplum temelli, çok boyutlu ve önleyici stratejiler almıştır. Bu değişim, bağımlılığın sadece bir bireyin sorunu olmaktan çıkıp, tüm toplumu ilgilendiren sosyal bir olgu olarak kabul edilmesinin bir sonucudur.

Bağımlılıkla Mücadele Politikalarının Toplumsal ve Ekonomik Yansımaları

Bağımlılıkla mücadele politikalarının güçlendirilmesi, toplumsal refah ve ekonomik kalkınma üzerinde doğrudan ve çok boyutlu etkiler yaratmaktadır. Aile merkezli yaklaşımlar, aile içi bağları güçlendirerek toplumsal dayanışmayı artırırken, gençlerin bağımlılık risklerinden korunmasıyla geleceğin sağlıklı nesillerinin temelleri atılmaktadır. Ekonomik açıdan bakıldığında, bağımlılığın yol açtığı sağlık harcamalarının azalması, iş gücü verimliliğinin artması ve suç oranlarının düşmesiyle ülke ekonomisine önemli katkılar sağlanmaktadır. Dijital bağımlılıkla mücadele gibi yeni alanlara yönelik atılan adımlar ise, teknolojinin getirdiği risklere karşı toplumu koruyarak bireylerin dijital dünyada daha bilinçli ve güvenli bir şekilde yer almasını sağlamaktadır. Bu bütüncül politikalar, sadece bağımlılık sorununu çözmekle kalmayıp, aynı zamanda daha dirençli, üretken ve sağlıklı bir toplum yapısının inşasına hizmet etmektedir.

Anlık Nokta Editoryal Değerlendirmesi:

Bakan Göktaş'ın açıklamaları, bağımlılıkla mücadelenin ulusal bir seferberlik ruhuyla, aile odaklı ve çok paydaşlı bir yaklaşımla ele alındığını göstermektedir. Bu kapsamlı stratejilerin, özellikle erken müdahale ve dijital bağımlılık gibi çağın getirdiği yeni risklere karşı geliştirilen çözümlerle desteklenmesi, Türkiye'nin bu alandaki kararlılığını pekiştirmektedir. Batman pilot projesi gibi saha uygulamalarının yaygınlaştırılması, toplumsal dönüşüm ve bireysel iyileşme süreçlerinde kritik bir rol oynayacaktır.

Sempozyum, Türk Akademisi Siyasi Sosyal Stratejik Araştırmalar Vakfı (TASAV) tarafından Ankara'daki ATO Congresium Kongre ve Sergi Merkezi'nde düzenlendi.

Bakanlık, bağımlılıkla mücadelenin merkezine aileyi yerleştirerek sosyal destek mekanizmalarını güçlendirmekte, erken müdahale programları ve aile odaklı sosyal uyum danışmanlığı hizmetleri sunmaktadır. Ayrıca, 2024-2028 Ailenin Korunması ve Güçlendirilmesi Vizyon Belgesi ve Eylem Planı kapsamında aileleri güçlendiren politikalar geliştirmektedir.

Dijital farkındalık atölyeleri ve dijital detoks kampları gerçekleştirilmekte, ailelerin olası dijital riskleri erken fark etmeleri sağlanmaktadır. Ayrıca, sosyal ağ platformlarına erişimde 15 yaş sınırı getirilmiş ve bu platformlara 15-18 yaş grubuna uygun, güvenli ve denetlenebilir dijital alanlar oluşturma zorunluluğu getirilmiştir.

Batman'daki pilot projenin temel hedefleri, riskli aileleri tespit etmek, yerinde farkındalık oluşturmak, risk altındaki çocukları tedaviye yönlendirmek ve istihdam olanakları sağlayarak topluma kazandırmaktır. Proje kapsamında 1286 haneye ulaşılmış, 551 vatandaş sağlık sistemine yönlendirilmiş, 4,5 milyon TL sosyal yardım sağlanmış ve 291 çocuk/gence eğitim ve psikolojik destek verilmiştir.

Bu Haber Hakkında Ne Düşünüyorsunuz?