Gündem

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Zorlu'dan Türk Dünyası Vurgusu: Karabağ Zaferi ve Yeni Koridorlar Masada

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Kürşad Zorlu, 'Haydar Aliyev ve Türk Dünyası' panelinde Karabağ Zaferi sonrası Türkiye-Azerbaycan-Ermenistan ilişkilerinin yeni bir aşamaya geldiğini ve bu konunun öncelikli gündem maddesi olduğunu belirtti. Zorlu, Orta Koridor ve Kalkınma Yolu gibi projelerle Türk dünyasının yeni güç alanları oluşturduğunu vurguladı.

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Kürşad Zorlu konuşma yaparken
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Türk Devletleri ile İlişkiler Başkanı Kürşad Zorlu, 'Haydar Aliyev ve Türk Dünyası' panelinde konuştu.

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Türk Devletleri ile İlişkiler Başkanı Kürşad Zorlu, Azerbaycan'ın ulusal lideri Haydar Aliyev'in 103. doğum yıl dönümü dolayısıyla düzenlenen 'Haydar Aliyev ve Türk Dünyası' panelinde önemli açıklamalarda bulundu. Zorlu, Türkiye, Azerbaycan ve Ermenistan arasındaki ilişkilerin Karabağ'daki zafer sonrası yeni bir aşamaya geldiğini belirterek, bu konunun en önemli gündem maddeleri olduğunu vurguladı.

Haydar Aliyev'in Mirası ve Türk Dünyası'nın Geleceği

Türkiye Azerbaycan Dostluk İşbirliği ve Dayanışma Vakfı (TADİV) tarafından Şuşa Kongre Merkezi'nde düzenlenen panelde konuşan Zorlu, merhum Haydar Aliyev'i anmanın, onun vizyonunu, mirasını ve Türk dünyasını bir araya getirme yönündeki hedeflerini anlamak açısından taşıdığı öneme dikkat çekti. Zorlu, Aliyev'in Azerbaycan'ın ikinci bağımsızlık döneminin inşasındaki liderlik rolünü hatırlatarak, onun döneminde Türk dünyası için açılan istikametin daha da ileriye taşındığını belirtti. Aliyev'in dış politikada çok yönlü ve dengeli bir siyaset izlediğini vurgulayan Zorlu, Sovyetler Birliği'nin dağılmasıyla ortaya çıkan belirsizlikler karşısında Aliyev'in Nahçıvan'da yetişmiş bir lider olarak temel istikametini Türk dünyası olarak belirlediğini ve bu yolculuğu güçlendirecek şekilde Batı ve Doğu'dan önemli bağlantıları Azerbaycan'a kazandırdığını ifade etti. Zorlu, Haydar Aliyev'in attığı temellerin, Cumhurbaşkanı İlham Aliyev döneminde yeni bir çehre kazandığını ve Azerbaycan'ın bölgesinde kendini kanıtlamış, dünyada söz ettiren bir devlet konumuna ulaştığını söyledi.

Karabağ Zaferi ve Bölgesel Normalleşme

Konuşmasında Karabağ Zaferi'ne de değinen Zorlu, bu zaferde Cumhurbaşkanı İlham Aliyev'in liderliğinin, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın ve Türk dünyasının desteğinin altını çizdi. Zaferin dayanak noktalarından birinin de Haydar Aliyev'in attığı temeller olduğunu kaydetti. Türkiye, Azerbaycan ve Ermenistan arasındaki ilişkilerin Karabağ'daki büyük zaferin ardından belli bir aşamaya geldiğini yineleyen Zorlu, Azerbaycan'ın duruşu, yaklaşımı ve Ermenistan ile süregelen ilişkilerinin en önemli gündem maddeleri olduğunu belirtti. Bu doğrultuda çalışmaların ilerletildiğini ve normalleşme sürecinde gerekli adımların atıldığını sözlerine ekledi.

Orta Koridor ve Yeni Projeler

Antalya Diplomasi Forumu'nun önemli gündem maddelerinden olan Orta Koridor meselesine de dikkat çeken Zorlu, Türkiye'nin bu konuyu Türk dünyasına yeni bir güç alanı olarak sunmaya çalıştığı iki önemli projeden bahsetti: Kalkınma Yolu Projesi ve Hicaz Demiryolu'nun yeniden hayata geçirilmesi. Zorlu, bu projelerin hayata geçirilmesiyle 600 milyar dolardan fazla bir ticaret kapasitesine ulaşılabileceğini ve Türk Devletleri Teşkilatı'nda birlikte olunan kardeş ülkelerin coğrafyalarıyla bütünleştiğinde anlam kazanacağını vurguladı. Bu projelerin iyi anlatılması, anlamlandırılması ve hayata geçirilebilmesi gerektiğini belirtti. Ayrıca, 27 Nisan'da Kars'ta gerçekleştirilen Kars Gümrü Demiryolu Projesi'nin yeniden hayata geçirilmesine yönelik çalışma grubu toplantısına da değinen Zorlu, bu hattın Azerbaycan-Ermenistan arasındaki barış görüşmelerinin istediği türde gerçekleşmesiyle adım adım yeniden hayata geçeceğine inandığını ifade etti.

Dezenformasyona Karşı Uyarı

Zorlu, süreci sekteye uğratabilecek dezenformasyon ve fitne girişimlerine karşı dikkatli olunması gerektiğini vurgulayarak, 'Tarihimiz bir, dilimiz bir, kökümüz bir' diyerek Türk dünyasının ortak bağlarının gücüne işaret etti. Dünyada yaşanan çok katmanlı krizlere ve bölgelerdeki savaşlara rağmen, devletler ve liderleri arasındaki işbirliğinin önemine değindi.