- ASELSAN'ın geliştirdiği İHTAR, EJDERHA ve GÖKBERK sistemleri, Ankara'daki Gölbek Test Merkezi'nde gerçekleştirilen tatbikatta belirlenen hedefleri başarıyla imha etti.
- DRONEDEF karşı tedbir seti; radar, lazer ve elektromanyetik sistemlerin entegrasyonuyla sürü İHA tehditlerine karşı çok katmanlı bir savunma kalkanı sunuyor.
- 19 farklı ülkeden gelen uluslararası heyetlerin izlediği testlerde, sistemlerin tespit, takip ve fiziksel imha kabiliyetleri operasyonel senaryolarla kanıtlandı.
ASELSAN tarafından mini ve mikro sınıf insansız hava aracı (İHA) tehditlerini tespit edip etkisiz hale getirmek amacıyla geliştirilen Çelik Kubbe bileşenleri İHTAR, EJDERHA ve GÖKBERK, Ankara'da düzenlenen kapsamlı bir tatbikatta hedeflerini başarıyla vurdu.
Tatbikatın Detayları ve Operasyonel Başarı
Ankara'daki Gölbek Test Merkezi'nde gerçekleştirilen tanıtım faaliyetlerine 19 farklı ülkeden gelen uluslararası heyetlerin yanı sıra ulusal ve uluslararası basın mensupları katıldı. DRONEDEF olarak adlandırılan karşı tedbir setinin sergilendiği testlerde, üç farklı senaryo başarıyla icra edildi. AURA 200G radar ünitesine sahip İHTAR Anti-İHA Sistemi, GÖKBERK Lazer Silah Sistemi ve EJDERHA Yüksek Güçlü Elektromanyetik Anti-İHA Karşı Tedbir Sistemi, entegre bir yapıda görev aldı.
Senaryo gereği sürü halinde yaklaşan İHA'lar, ilk aşamada algılama alt sistemi tarafından tespit edildi. İHTAR Sistemi, tespit edilen sürü içerisindeki iki İHA'yı saniyeler içinde imha etti. Yaklaşmaya devam eden diğer tehditler için Komuta ve Kontrol Alt Sistemi devreye girerek, kalan İHA'ları EJDERHA ve GÖKBERK sistemlerine atadı. Veri aktarımının ardından hedefleri takibe alan lazer ve elektromanyetik sistemler, İHA'ları etkisiz hale getirerek tatbikatı başarıyla tamamladı.
Modern Hava Savunma Teknolojilerinde Yeni Dönem
İHA teknolojilerinin hızla gelişmesi ve özellikle sürü saldırı konseptlerinin modern harp sahasında yarattığı asimetrik tehditler, savunma sanayii şirketlerini yeni nesil çözümlere yöneltmiştir. ASELSAN'ın geliştirdiği DRONEDEF seti; radar tabanlı tespit, elektromanyetik karıştırma ve lazerle fiziksel imha yeteneklerini birleştirerek, özellikle kritik tesislerin ve askeri birliklerin korunmasında stratejik bir katman oluşturmaktadır. Bu tür sistemler, geleneksel hava savunma füzelerinin maliyet etkinliğinin düşük kaldığı küçük ölçekli İHA tehditlerine karşı ekonomik ve hızlı bir yanıt sunmaktadır.
Küresel Savunma Pazarında Stratejik Yansımalar
Bu başarılı test süreci, Türkiye'nin İHA savunma teknolojilerindeki yerli üretim kapasitesini uluslararası arenada bir kez daha tescillemiş oldu. 19 ülkeden gelen heyetlerin katılımı, sistemin ihracat potansiyelinin yüksek olduğunu ve küresel savunma pazarında 'Çelik Kubbe' konseptinin bir referans noktası haline gelebileceğini göstermektedir. Teknolojik olarak sürü İHA saldırılarını koordine bir şekilde bertaraf edebilme yeteneği, bölgesel güvenlik mimarilerinde Türkiye'nin savunma sanayii ürünlerine olan talebi artırabilecek kritik bir çarpan etkisi yaratmaktadır.
Uzman Analizi:ASELSAN'ın bu entegre savunma sistemi, sürü İHA tehditlerine karşı sadece bir silah değil, aynı zamanda bir 'sistemler sistemi' yaklaşımı sergiliyor. Tespit ve imha arasındaki sürenin minimize edilmesi, modern muharebe sahasında hayatta kalma kabiliyetini doğrudan belirleyen en kritik faktör olarak öne çıkıyor.
ASELSAN'ın geliştirdiği DRONEDEF sistemi hangi İHA türlerine karşı koruma sağlıyor?
DRONEDEF sistemi, özellikle mini ve mikro sınıf insansız hava araçlarının tespit edilmesi, takibi ve sürü halinde gerçekleştirdikleri saldırıların etkisiz hale getirilmesi için özel olarak tasarlanmıştır.
Çelik Kubbe bileşenlerinden EJDERHA ve GÖKBERK sistemleri İHA'ları nasıl imha ediyor?
EJDERHA sistemi yüksek güçlü elektromanyetik dalgalar kullanarak İHA'ların elektronik devrelerini devre dışı bırakırken, GÖKBERK sistemi lazer teknolojisi ile İHA'ları fiziksel olarak etkisiz hale getirmektedir.
Gölbek Test Merkezi'ndeki tatbikata katılımın uluslararası savunma iş birlikleri açısından önemi nedir?
19 farklı ülkeden gelen heyetlerin katılımı, sistemin uluslararası standartlara uygunluğunun ve küresel pazarda rekabet edebilirliğinin bir göstergesi olarak kabul edilmektedir.