Gündem 4 dk okuma

Ayhan Bora Kaplan Davasında Kritik İddialar: Sanık Kaplan'dan Kumpas Savunması

Ayhan Bora Kaplan suç örgütü davasında sanık Kaplan, delil olarak sunulan telefonun kurgu olduğunu iddia ederek tahliyesini istedi. Duruşma 8 Haziran'a ertelendi.

A
Editör
Ahmet Yılmaz
Yayınlanma Tarihi
Paylaş
Ayhan Bora Kaplan davası duruşma salonu
Ankara 32. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmadan bir görünüm.
  • Ayhan Bora Kaplan, davanın temelini oluşturan buluntu telefonun ve içerisindeki mesajların kurgu olduğunu iddia etti.
  • Sanık Kaplan, emniyet görevlilerinin bazı isimlere koruma tahsis ederek emniyeti özel güvenlik şirketine dönüştürdüğünü öne sürdü.
  • Ankara 32. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davanın bir sonraki duruşması 8 Haziran 2026 Pazartesi günü yapılacak.

Ankara 32. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen Ayhan Bora Kaplan suç örgütü davasında, sanık Bora Kaplan savunmasını sürdürdü. Sincan Ceza İnfaz Kurumları Kampüsü'ndeki salonda gerçekleştirilen duruşmada, Kaplan kendisine yöneltilen suçlamaları reddederek, dava sürecinde delil olarak sunulan buluntu telefonun ve içeriklerin, polislerin beraatini sağlamak amacıyla kurgulandığını savundu.

Savunmada 'Kumpas' İddiaları ve Baz Kayıtları Talebi

Duruşmada söz alan Bora Kaplan, gözaltında olduğu dönemde Murat Çelik'in firari sanık Cengiz Haliç ile irtibat kurduğunu iddia etti. Kaplan, mahkemeden Haliç'in o tarihlerde emniyete giriş yapıp yapmadığına dair baz kayıtlarının incelenmesini talep etti. Kaplan, "Gözaltına alındığımın ilk günlerinde, 'Cengiz Haliç bir büyüğümüzün yanında, seninle görüşecek' denildi. Murat Çelik'in yanındayken yapılan bu görüşmelerde bana telkinlerde bulunuldu" ifadelerini kullandı. Ayrıca, dosyanın baştan sona bir kumpas olduğunu öne süren Kaplan, tanık ve sanık ifadelerinin süreç içerisinde değiştirildiğini iddia ederek tahliyesini talep etti.

Yargı Sürecinde Hukuki Tartışmalar

Duruşmada diğer sanıklar ve avukatlar da beyanlarda bulundu. Tutuksuz sanık Burak Kapucu suçsuz olduğunu belirterek beraatini isterken, Önder Polat'ın avukatı Duran Göçer, Jandarma tarafından incelenen telefonlara ilişkin dijital verilerin ötesinde cihazın muhafaza koşulları ve fiziki inceleme durumu hakkında mahkemeden açıklama beklediklerini ifade etti. Mahkeme başkanı, Kaplan'ın 15 Temmuz darbe girişimi gecesine dair iddialara ilişkin sorularını da yöneltti; Kaplan, söz konusu bürokratlarla herhangi bir irtibatı olmadığını, onları sadece o gece çeşitli yerlerde gördüğünü beyan etti.

Ayhan Bora Kaplan Suç Örgütü Dosyasının Seyri

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianame ile 61 sanığın yargılandığı davada süreç, 17 Ocak 2024'te mahkemenin iddianameyi kabul etmesiyle başlamıştı. 3 Aralık 2024 tarihinde verilen kararla Bora Kaplan'a 68 yıl hapis cezası verilmiş, ancak Bölge Adliye Mahkemesi dosyayı yeniden yargılama için yerel mahkemeye iade etmişti. Yeni süreç, eski Şube Müdür Yardımcısı Şevket Demircan'ın avukatının ofisine bırakılan bir cep telefonunun savcılığa teslim edilmesiyle derinleşen soruşturma kapsamında yürütülmektedir.

Yargısal Süreçlerin Toplumsal ve Kurumsal Yansımaları

Ayhan Bora Kaplan davası, suç örgütleri ile kamu görevlileri arasındaki iddialı ilişkiler ağı nedeniyle kamuoyunda yüksek hassasiyetle takip edilmektedir. Davanın yeniden yargılama aşamasına gelmesi, yargı mekanizmalarının delil değerlendirme süreçlerine olan güveni tazeleme çabası olarak görülmektedir. Bu tür davalar, sadece sanıkların cezalandırılması değil, aynı zamanda emniyet ve yargı içindeki olası usulsüzlüklerin de gün yüzüne çıkarılması açısından kritik bir toplumsal ve hukuki eşiği temsil etmektedir.

Uzman Analizi:

Davanın yeniden yargılama aşamasında sanıkların 'kumpas' savunmalarını somut delillerle, özellikle baz kayıtları gibi teknik verilerle destekleme çabası, mahkemenin delil değerlendirme sürecini daha karmaşık hale getirmektedir. Mahkemenin, dijital delillerin orijinalliği ve elde ediliş yöntemleri konusundaki incelemeleri, davanın nihai seyri üzerinde belirleyici olacaktır.

Bölge Adliye Mahkemesi, 3 Aralık 2024'te verilen kararın ardından dosyayı eksikliklerin giderilmesi ve yeniden yargılama yapılması amacıyla Ankara 32. Ağır Ceza Mahkemesi'ne geri göndermiştir.

Sanık Kaplan, bu telefonun ve içindeki mesajların, emniyet görevlilerinin beraatini sağlamak amacıyla kurgulanmış birer delil olduğunu iddia ederek davanın temelinin geçersiz olduğunu savunmaktadır.

Ankara 32. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davanın bir sonraki celsesi 8 Haziran 2026 Pazartesi günü gerçekleştirilecektir.

Bu Haber Hakkında Ne Düşünüyorsunuz?