Gündem 7 dk okuma

Bakan Fidan, Amman'daki Kritik Kudüs Toplantısına Katılıyor

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, 5 Ağustos 2026 Salı günü Ürdün'ün başkenti Amman'da düzenlenecek Kudüs konulu bakanlar toplantısında yer alacak. Toplantıda, Kudüs'ün tarihi statüsünün korunması, Doğu Kudüs ve Batı Şeria'daki gelişmeler ile Gazze'deki ateşkes süreci gibi kritik konular ele alınacak.

A
Editör
Ahmet Yılmaz
Yayınlanma Tarihi
Paylaş
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın Amman'daki Kudüs toplantısında konuşurken çekilmiş fotoğrafı
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Amman'daki kritik Kudüs konulu bakanlar toplantısında uluslararası topluma çağrıda bulunacak.

Amman'daki Kudüs Zirvesinden Beklenenler

  • Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, 5 Ağustos 2026 Salı günü Ürdün'ün başkenti Amman'da düzenlenecek Kudüs konulu bakanlar toplantısına katılacak.
  • Toplantıda, Kudüs'ün tarihi ve hukuki statüsünün korunması, Doğu Kudüs ve Batı Şeria'daki gelişmeler ile Gazze'deki ateşkes süreci gibi kritik konular masaya yatırılacak.
  • Bakan Fidan'ın hitabında, İsrail'in uluslararası hukuka aykırı uygulamalarına ve yerleşimci terörüne karşı uluslararası toplumu somut adımlar atmaya çağırması bekleniyor.

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, 5 Ağustos 2026 Salı günü Ürdün'ün başkenti Amman'da düzenlenecek olan ve Kudüs'ün geleceği ile Filistin meselesini odak noktasına alan kritik bakanlar toplantısında Türkiye'yi temsil edecek. Ürdün Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Eymen es-Safedi'nin ev sahipliğinde gerçekleşecek bu önemli zirve, bölgesel diplomatik çabalar açısından büyük önem taşıyor. Toplantıda, Kudüs'ün tarihi ve hukuki statüsünün korunmasının önemi, Doğu Kudüs ve Batı Şeria'daki son gelişmeler, İsrail'in uluslararası hukuka aykırı uygulamaları, Gazze'deki ateşkes süreci ve iki devletli çözüm vizyonunun hayata geçirilmesine yönelik uluslararası gayretler kapsamlı bir şekilde ele alınacak.

Kudüs Zirvesinin Gündemindeki Detaylar

Bakanlık kaynaklarından edinilen bilgilere göre, Amman'daki toplantıya Türkiye ve Ürdün'ün yanı sıra Filistin, Mısır, Pakistan, Suudi Arabistan, Katar, Endonezya, Bahreyn, Irak, Fas, Tunus, Cezayir, Somali ve Malezya'dan üst düzey yetkililer ile Arap Birliği Genel Sekreteri Nebil Fehmi de iştirak edecek. Fehmi, 1 Temmuz 2026 itibarıyla bu göreve başlamıştır. Zirvenin ana gündem maddeleri arasında, Kudüs'teki kutsal mekanların tarihi ve hukuki statüsünün korunması, İsrail'in Mescid-i Aksa'nın statüsünü değiştirmeye yönelik adımları, yerleşimci terörü ve provokatif eylemleri ile Kudüs'teki Hristiyan kutsal mekanlarını hedef alan ihlallerden duyulan endişeler yer alıyor. Ayrıca, bazı ülkelerin büyükelçiliklerini Kudüs'e taşımasının uluslararası hukuka ve ilgili Birleşmiş Milletler kararlarına aykırılığı ve iki devletli çözüm perspektifine verdiği zarar da Bakan Fidan'ın vurgulayacağı konular arasında bulunuyor.

Bakan Fidan'ın konuşmasında, Doğu Kudüs'te Filistinlilerin zorla yerlerinden edilmesi ve ev yıkımları dahil şehrin demografik yapısını değiştirmeye yönelik uygulamalardan duyulan derin endişeyi dile getirmesi bekleniyor. Batı Şeria'da artan fiili ilhak politikaları ve yerleşimci terörüne dikkat çekerek, uluslararası toplumun İsrail'in uluslararası hukuku ihlal eden uygulamalarına karşı somut adımlar atması ve işlenen suçların cezasız kalmaması gerektiğinin altını çizmesi öngörülüyor. Türkiye'nin Gazze Barış Planı'nın uygulanmasına yönelik yol haritasının oluşturulmasına yapıcı katkılar sunduğunu belirtecek olan Fidan, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu hükümetinin, mutabakata rağmen Gazze'yi hedef almayı sürdürmesinin kabul edilemez olduğunu ve en güçlü şekilde kınanması gerektiğini aktaracak. Bakan Fidan ayrıca, Netanyahu'ya karşı uluslararası diplomatik baskının artırılmasında toplantıya katılan tarafların oynayabileceği kilit rolleri vurgulayacak.

Kudüs Meselesinin Tarihsel ve Hukuki Boyutları

Kudüs, üç semavi din için de kutsal sayılan, binlerce yıllık tarihi ve kültürel mirası barındıran eşsiz bir şehirdir. İslam dünyası için Mescid-i Aksa'nın bulunduğu bu şehir, Hristiyanlık ve Yahudilik için de büyük dini öneme sahiptir. Şehrin statüsü, İsrail-Filistin çatışmasının en hassas ve merkezi konularından birini oluşturmaktadır. Uluslararası hukuk ve Birleşmiş Milletler kararları, Doğu Kudüs'ü işgal altında Filistin toprağı olarak tanımakta ve şehrin nihai statüsünün müzakereler yoluyla belirlenmesini öngörmektedir. İsrail, 1948'de bağımsızlığını ilan ettikten sonra Batı Kudüs'ü kontrol altına almış, 1967 Altı Gün Savaşı'nda ise Doğu Kudüs'ü ele geçirerek şehrin tamamını başkenti ilan etmiştir. Ancak bu ilhak, uluslararası toplumun büyük bir kısmı tarafından tanınmamakta ve yasa dışı kabul edilmektedir. Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nun 1947'deki taksim planı, Kudüs'ün uluslararası bir statüye sahip, ayrı bir bölge (corpus separatum) olarak yönetilmesini öngörmüştü. Bu durum, iki devletli çözüm vizyonunu ciddi şekilde tehdit etmektedir.

Bölgesel Barış ve İstikrar İçin Kudüs'ün Önemi

Amman'daki bu bakanlar toplantısı, Ortadoğu'da süregelen gerilimin azaltılması ve kalıcı bir barışın tesisi açısından kritik bir platform sunmaktadır. Kudüs meselesi, sadece dini ve tarihi bir konu olmanın ötesinde, bölgesel ve küresel siyasetin önemli bir parçasıdır. Toplantıda alınacak ortak kararlar ve sergilenecek diplomatik duruş, İsrail'in uluslararası hukuka aykırı uygulamalarına karşı uluslararası baskıyı artırma potansiyeli taşımaktadır. Özellikle Gazze'deki ateşkes sürecinin kırılganlığı ve iki devletli çözümün önündeki engeller göz önüne alındığında, bu tür zirveler, Filistin halkının haklarının korunması ve bölgesel istikrarın sağlanması için diplomatik kanalların açık tutulması adına hayati bir rol oynamaktadır. Toplantıdan çıkacak güçlü bir mesaj, bölgedeki aktörler üzerinde caydırıcı bir etki yaratabilir ve barış görüşmelerine ivme kazandırabilir.

Anlık Nokta Editoryal Değerlendirmesi:

Amman'daki Kudüs toplantısı, Ortadoğu'daki diplomatik düğümü çözme potansiyeli taşıyan önemli bir zirvedir. Türkiye'nin bu platformdaki aktif rolü, Filistin meselesine uluslararası dikkat çekme ve kalıcı bir çözüm için ortak çabaları teşvik etme açısından kritik bir öneme sahiptir.

Bakan Fidan'ın Kudüs'ün dini, tarihi ve kültürel önemini, şehrin tarihi ve hukuki statüsünün korunmasının uluslararası sorumluluğunu, İsrail'in Mescid-i Aksa'nın statüsünü değiştirmeye yönelik uygulamalarını, yerleşimci terörünü ve Hristiyan kutsal mekanlarına yönelik ihlallerini vurgulaması bekleniyor.

Toplantıya Türkiye, Ürdün, Filistin, Mısır, Pakistan, Suudi Arabistan, Katar, Endonezya, Bahreyn, Irak, Fas, Tunus, Cezayir, Somali ve Malezya'dan üst düzey yetkililer ile Arap Birliği Genel Sekreteri Nebil Fehmi katılacak.

Toplantının gündeminde Kudüs'teki kutsal mekanların tarihi ve hukuki statüsünün korunması, Doğu Kudüs ve Batı Şeria'daki gelişmeler, İsrail'in uluslararası hukuka aykırı uygulamaları, Gazze'deki ateşkes süreci ve iki devletli çözüm vizyonunun hayata geçirilmesi yer alıyor.

Türkiye, Gazze Barış Planı'nın uygulanmasına yönelik yol haritasının oluşturulmasına yapıcı katkılar sunmakta ve bu sürecin Batı Şeria ve Doğu Kudüs bakımından da olumlu sonuçlar doğurmasını beklemektedir. İsrail hükümetinin mutabakata rağmen Gazze'yi hedef almayı sürdürmesi Türkiye tarafından kabul edilemez olarak değerlendirilmektedir.

Bu Haber Hakkında Ne Düşünüyorsunuz?