- Gazze Şeridi'nde 72 yaşındaki Hacı Bereket El-Bu', savaşta babalarını kaybeden 15 torununa bakmak zorunda kalıyor.
- Aile, çatışmalar nedeniyle dokuzdan fazla kez yerinden edildi ve temel ihtiyaçlarını karşılamakta büyük güçlük çekiyor.
- Gazze Sosyal Kalkınma Bakanlığı'na göre, bölgedeki yetim sayısı 64.616'ya ulaşmış durumda; bu çocukların 55.157'si son savaşta babalarını kaybetti.
Gazze Şeridi'nde devam eden insani kriz, 72 yaşındaki Hacı Bereket El-Bu'nun omuzlarına ağır bir yük bindirdi. El-Bu', son çatışmalarda oğlunu ve damadını kaybeden 15 yetim torununa bakmakla yükümlü. Aile, savaşın yıkıcı etkileriyle defalarca yerinden edilerek hayatta kalma mücadelesi veriyor.
Yıkımın Gölgesinde Bir Dedenin Direnişi
Gazze Şeridi'nin bitmek bilmeyen acılarla dolu bir köşesinde, 72 yaşındaki Hacı Bereket El-Bu', kimsenin taşıması gerekmeyen bir yükün altında eziliyor. Savaşın evlerini, güvenliklerini ve çocukluklarını ellerinden aldığı 15 yetim torununa bakma sorumluluğu artık onun üzerinde. Yorgun sesiyle konuşan El-Bu', defalarca yerinden edilmenin ağır bedelini kelimelerine yansıtıyor. “Savaş bizi mahvetti… evlerimizi ve topraklarımızı yok etti,” diyor. “Dokuzdan fazla kez yerinden edildik. Her seferinde ayrı bir felaketti.”
Acı Dolu Bir Göç Yolu ve Kayıplar
Ailenin zorunlu yolculuğu kuzeydeki Beyt Hanun'da başladı. Bu asla tek bir hareket olmadı; Refah, Nusayrat, Han Yunus ve Deyr el-Belah üzerinden yorucu bir yolculuktu. Bu yerler gerçek bir sığınak sunmadı, sadece yeni acı bölümleri getirdi. Ancak en acımasız bölüm yolculuğun kendisi değil, derin kayıplardı. Savaşın ikinci yılının başında, oğlu Tamer sokakta yürürken hayatını kaybetti ve geride bir dul eş ile sekiz çocuk bıraktı. Trajik bir şekilde, bu ailenin ilk yıkıcı kaybı değildi. Çatışmanın daha önceki dönemlerinde, damadı Şati Mülteci Kampı'nda dışarıda otururken belirgin bir sebep olmaksızın öldürüldü ve geride yedi çocuk daha bıraktı. Aniden, 15 yetim ve iki dul anne, kendi hayatta kalma yükünü bile zar zor taşıyan yaşlı bir adama tamamen bağımlı hale geldi.
Sığınaklarda Hayatta Kalma Mücadelesi
Yerinden edilme merkezlerinde geçirdikleri zamanı hatırlayan Hacı Bereket, günlük gerçekliklerinin kasvetli bir tablosunu çiziyor. “Okul sığınaklarında yaşadık… durum felaketti,” diye anımsıyor. “Ölümcül bir kıtlık—günlerce yiyeceksiz kaldık. Hiçbir şey yeterli değildi.” Etraflarındaki tüm dehşete rağmen, çocuklar çocuk kalmaya devam ediyor. Hâlâ babalarını soruyorlar. Giysi, yiyecek ve dünyanın başka yerlerindeki çocukların isteyeceği basit günlük eşyaları talep ediyorlar. Ancak Hacı Bereket, onların temel ihtiyaçları karşısında çaresiz kalıyor. “Onlara ne söyleyeceğimi bilmiyorum… ve istediklerini sağlayamıyorum,” diye itiraf ediyor.
Belirsiz Bir Geleceğe Yönelik Endişeler
Bu çaresizliğin ortasında, zihninde daha derin bir korku ağır basıyor: Eğer o giderse bu çocuklara ne olacak? “72 yaşındayım… benden sonra onlara ne olacağını bilmiyorum,” diye paylaşıyor. Ara sıra yardım eli uzansa da, bu yardım ailenin ezici günlük ihtiyaçlarını karşılamaya yetmiyor. Hayatları, mevcut olan az şey ile umutsuzca ihtiyaç duyulan devasa miktar arasında sürekli, yorucu bir mücadele olmaya devam ediyor. Yine de devam etmekten başka çaresi olmadığını hissediyor. “Katlanmaktan başka seçeneğim yok… bu bizim kaderimiz,” diyor. “Allah'tan bu sorumluluğu taşıyacak gücü vermesini diliyoruz.”
Gazze'de Yetim Kalmanın Acı Gerçekleri
Hacı Bereket'in hikayesi sadece tek bir ailenin trajedisi değil. Bu, çok erken büyümek zorunda kalan bütün bir çocuk neslinin acılarının yoğunlaşmış bir yansımasıdır. Aynı zamanda, kendi vatanları kaybolduktan sonra torunlarına bir vatan olmaya çalışan yaşlı bir adamın, kalan son gücüyle verdiği mücadelenin de hikayesidir. Gazze Sosyal Kalkınma Bakanlığı'nın 1 Nisan 2026 tarihli açıklamasına göre, Gazze Şeridi'ndeki yetim çocuk sayısı 64.616'ya yükselmiştir. Bu çocukların 55.157'si, bölgede devam eden çatışmalar sırasında babalarını kaybetmiştir. Bu rakamlar, derinleşen ve hızla uzun vadeli bir gerçekliğe dönüşen insani krizin endişe verici bir göstergesidir. Savaş öncesinde yaklaşık 17.000 olan yetim sayısının bu denli artması, bölgedeki toplumsal yıkımın boyutlarını gözler önüne sermektedir.
Toplumsal Yapı ve İnsani Yardım Çağrısı
Gazze'deki bu insani krizin toplumsal yansımaları oldukça derindir. Aile reislerini kaybeden on binlerce çocuk, sadece maddi yoksunlukla değil, aynı zamanda ağır psikolojik travmalarla da mücadele etmektedir. Eğitim ve sağlık hizmetlerinin çökmesi, barınma sorunları ve gıda ile ilaç eksikliği, yetim çocukların yaşamlarını doğrudan tehdit etmektedir. Bu durum, Gazze'nin gelecekteki toplumsal yapısını derinden etkileyecek, bir neslin ruhsal gelişimini kalıcı olarak zedeleyebilecek potansiyele sahiptir. Uluslararası toplumun ve insani yardım kuruluşlarının çabaları, bu devasa ihtiyacı karşılamakta yetersiz kalmakta, daha kapsamlı ve sürdürülebilir destek mekanizmalarının oluşturulması aciliyet taşımaktadır. Yetim kalan çocukların korunması, rehabilitasyonu ve geleceğe umutla bakabilmeleri için küresel çapta bir seferberlik gerekmektedir.
Anlık Nokta Editoryal Değerlendirmesi:
Gazze'deki yetim çocukların durumu, uluslararası vicdanın göz ardı edemeyeceği bir insanlık dramıdır. Hacı Bereket gibi bireysel direniş hikayeleri takdire şayan olsa da, bu trajedinin köklü çözümlerle ele alınması, Gazze'nin geleceği ve bölgedeki istikrar için hayati önem taşımaktadır.
Hacı Bereket El-Bu', Gazze'deki çatışmalarda babalarını kaybeden 15 yetim torununa bakmaktadır.
Gazze Sosyal Kalkınma Bakanlığı'nın 1 Nisan 2026 tarihli verilerine göre, Gazze Şeridi'ndeki toplam yetim sayısı 64.616'dır.
Hacı Bereket El-Bu'nun ailesi, savaşın yıkıcı etkileri nedeniyle dokuzdan fazla kez yerinden edilmiştir.