- Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, İzmit Körfezi'ndeki dip çamuru temizleme projesinin ikinci etabının tamamlanmasının ardından su altı dalışıyla çalışmaları yerinde gözlemledi.
- “İzmit Körfezi Doğu Baseni Dip Çamurunun Temizlenmesi, Susuzlaştırılması ve Bertaraf Hizmeti Projesi” kapsamında bugüne kadar 2,4 milyon metreküp dip çamuru çıkarılarak bertaraf edildi ve projenin yüzde 70'i tamamlandı.
- Bakan Kurum, temizlik çalışmalarının Ege Denizi ve Fethiye Körfezi'ne de yayılacağını, Türkiye'nin 2026'da ev sahipliği yapacağı Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 31. Taraflar Konferansı (COP31) sürecinde çevre liderliğini tüm dünyaya göstereceğini ifade etti.
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, 14 Haziran 2026 Pazar günü İzmit Körfezi Doğu Baseni'nde yürütülen dip çamuru temizleme çalışmalarının ikinci etabının tamamlanması üzerine bölgede su altı dalışı gerçekleştirdi. Bakan Kurum, dalışın ardından yaptığı açıklamalarda, projenin deniz ekosisteminde yarattığı olumlu değişimleri ve Türkiye'nin çevre koruma alanındaki iddialı hedeflerini vurguladı.
Körfezde Canlanan Yaşam ve Projenin İlerlemesi
Bakan Kurum, İzmit Körfezi'nde gerçekleştirilen dalış sonrasında gazetecilere yaptığı açıklamada, bu anın kendileri için büyük bir anlam taşıdığını belirtti. Projenin, 2022 yılında “Marmara Denizi Koruma Eylem Planı” çerçevesinde Kocaeli Büyükşehir Belediyesi ile başlatıldığını hatırlatan Kurum, bu girişimin dünyanın en büyük çevre ve doğa koruma projelerinden biri olduğunu ifade etti. Dalış sırasında denizin dibinde deniz çayırlarının, deniz yıldızlarının ve deniz patlıcanlarının yeniden canlandığını, ekosistemin kendini toparlamaya başladığını görmenin büyük bir mutluluk kaynağı olduğunu dile getirdi.
Marmara Denizi'nde görülen müsilaj (deniz salyası) sorununun ardından başlatılan projenin, “Marmara Denizi'ni koruyalım, çocuklarımıza, gelecek nesillerimize çok daha güzel Kocaeli bırakalım, çok daha güzel Türkiye bırakalım” anlayışıyla yürütüldüğünü aktaran Bakan Kurum, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve eşi Emine Erdoğan'ın projeye ve Marmara Denizi'ne büyük önem verdiğini vurguladı.
Projenin ikinci etabında toplam 2,4 milyon metreküp dip çamurunun çıkarılarak bertaraf edildiğini belirten Kurum, toplam hedefin 3,8 milyon metreküpe ulaşmak olduğunu ve projenin yüzde 70'inin tamamlandığını açıkladı. Bu çalışmalar sayesinde denizin yeniden nefes almaya başladığını, daha önce görülmeyen balıklar ve canlı türlerinin bölgede gözlemlendiğini ifade eden Bakan, Kocaelili vatandaşların artık tertemiz sahillerde huzur içinde gezebileceğini sözlerine ekledi.
Çevre Diplomasisi ve Yeni Hedefler
Bakan Kurum, İzmit Körfezi'ndeki temizlik çalışmalarının sadece Marmara ile sınırlı kalmayacağını, Ege Denizi'ne de uzanacağını duyurdu. Göcek kıyılarında 17 “Mapa Şamandıra Projesi”nin tamamlandığını ve bu şamandıraların teknelerin rastgele demir atmasını engelleyerek deniz ekosistemini koruduğunu belirtti. Ayrıca, İzmit Körfezi'nden Fethiye Körfezi'ne uzanacak yeni bir temizlik projesinin başlatılacağını ve Fethiye'ye iki yeni dip tarama gemisinin daha katıldığını müjdeledi.
Emine Erdoğan'ın himayesinde yürütülen “Sıfır Atık Mavi Projesi”ne de değinen Kurum, bu projenin atıkları ekonomiye kazandırırken denizleri, gölleri ve akarsuları koruma misyonuyla dünyanın en büyük çevre hareketine dönüştüğünü ifade etti.
Türkiye'nin 9-20 Kasım 2026 tarihleri arasında Antalya'da ev sahipliği yapacağı Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 31. Taraflar Konferansı (COP31) Başkanlığı sürecine de değinen Bakan Kurum, “Denizler ve Okyanuslar” başlığı altında tüm dünyaya önemli mesajlar verileceğini söyledi. Türkiye'nin, Sayın Cumhurbaşkanı'nın liderliğinde, söylemden öte somut adımlar atan, uygulamaya dayalı bir çevrecilik anlayışını tüm dünyaya göstereceğini vurguladı. Geçtiğimiz hafta Almanya'da açıklanan eylem gündeminin olumlu tepkiler aldığını belirten Kurum, sıfır atıktan döngüsel ekonomiye, yeşil sanayiden sürdürülebilir kentlere kadar birçok başlıkta taahhütler ve hedefler ortaya konulduğunu aktardı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın 2053 net sıfır emisyon hedefi doğrultusunda adımlar attıklarını hatırlatan Bakan Kurum, denizlerin ve okyanusların zararlı gazların yutak alanı olması nedeniyle büyük önem taşıdığını ve diğer Marmara belediyelerini de atık su arıtma tesislerinin iyileştirilmesi ve düzenli depolama sahalarının hayata geçirilmesi konularında sorumluluk almaya davet etti.
Marmara Denizi'nin Diriliş Mücadelesi ve Türkiye'nin Çevre Vizyonu
Marmara Denizi, Türkiye'nin en önemli iç denizlerinden biri olup, yoğun sanayileşme ve nüfus artışı nedeniyle uzun yıllar çevresel baskı altında kalmıştır. Özellikle 2021 yılında yaşanan müsilaj (deniz salyası) krizi, deniz ekosistemindeki bozulmanın alarm verici boyutlara ulaştığını gözler önüne sermiştir. Bu krizin ardından, 6 Haziran 2021 tarihinde kamuoyuna açıklanan “Marmara Denizi Koruma Eylem Planı” ile kapsamlı bir mücadele başlatılmıştır. Bu plan, deniz kirliliğinin azaltılması, atık su arıtma kapasitelerinin artırılması ve deniz ekosisteminin rehabilitasyonu gibi birçok stratejik hedefi içermektedir. İzmit Körfezi'nde yürütülen dip çamuru temizleme projesi de bu eylem planının en somut ve büyük ölçekli uygulamalarından biridir. Proje, sadece kirliliğin fiziksel olarak ortadan kaldırılmasını değil, aynı zamanda denizdeki biyoçeşitliliğin ve doğal yaşamın yeniden canlandırılmasını hedefleyerek, Türkiye'nin çevre koruma alanındaki kararlılığını ve vizyonunu ortaya koymaktadır.
Çevre Projelerinin Çok Yönlü Yansımaları
İzmit Körfezi'ndeki dip çamuru temizleme projesi ve benzeri çevre girişimleri, Türkiye için çok boyutlu yansımalara sahiptir. Çevresel açıdan, deniz ekosisteminin sağlığına kavuşması, biyoçeşitliliğin artması ve müsilaj gibi sorunların önüne geçilmesi, denizel yaşamın sürdürülebilirliği için hayati öneme sahiptir. Toplumsal düzeyde, temiz denizler ve sahiller, bölge halkının yaşam kalitesini artırmakta, rekreasyonel faaliyetler için daha sağlıklı ortamlar sunmaktadır. Ekonomik olarak ise balıkçılık ve turizm sektörleri için yeni fırsatlar yaratmakta, “mavi ekonomi” potansiyelini güçlendirmektedir. Uluslararası alanda, Türkiye'nin bu tür büyük ölçekli çevre projeleri ve 2026'da ev sahipliği yapacağı COP31 gibi zirveler, ülkenin küresel iklim diplomasisindeki rolünü ve çevre liderliğini pekiştirmektedir. Bu projeler, sadece yerel sorunlara çözüm üretmekle kalmayıp, aynı zamanda uluslararası iş birliği ve bilgi paylaşımı için de bir model teşkil etmektedir.
Anlık Nokta Editoryal Değerlendirmesi:İzmit Körfezi'nde gözlemlenen ekolojik iyileşme, doğru ve kararlı çevre politikalarının somut sonuçlar doğurabileceğinin güçlü bir göstergesidir. Türkiye'nin bu alandaki liderlik rolü, özellikle COP31 Başkanlığı sürecinde küresel çevre gündemine önemli katkılar sunma potansiyeli taşımaktadır. Bu projelerin sürdürülebilirliği ve diğer bölgelere yayılması, gelecek nesiller için daha yaşanabilir bir çevre bırakma hedefinin temelini oluşturacaktır.
İzmit Körfezi'ndeki dip çamuru temizleme projesi, 2022 yılında “Marmara Denizi Koruma Eylem Planı” çerçevesinde Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile Kocaeli Büyükşehir Belediyesi iş birliğinde başlatılmıştır.
Projenin ikinci etabı tamamlanmış olup, bugüne kadar 2,4 milyon metreküp dip çamuru temizlenerek bertaraf edilmiştir. Toplam hedeflenen miktar ise 3,8 milyon metreküp olup, projenin yüzde 70'i tamamlanmıştır.
COP31, Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi'nin 31. Taraflar Konferansı'dır ve Türkiye, 9-20 Kasım 2026 tarihleri arasında Antalya'da bu zirveye ev sahipliği yapacaktır. “Denizler ve Okyanuslar” başlığı altında, deniz ekosistemlerinin korunması, kirliliğin azaltılması ve iklim değişikliğiyle mücadeledeki rolleri gibi konular tüm dünyaya duyurulacaktır.
İzmit Körfezi'ndeki temizlik çalışmalarına benzer projeler Ege Denizi'ne, özellikle Göcek kıyılarına ve Fethiye Körfezi'ne de yayılacaktır. Fethiye Körfezi'nde dip tarama çalışmaları için iki yeni gemi de bünyeye katılmıştır.