Prof. Dr. Buyru, günümüzde giderek artan kısırlık ve tüp bebek tedavisi talebinin ardındaki nedenleri ve yaş faktörünün doğurganlık üzerindeki etkilerini değerlendirdi. Sosyal medyadaki yanıltıcı bilgilerin çiftleri yanlış yönlendirebildiğini belirten Buyru, her 6 çiftten birinin tıbbi destek ihtiyacı duyduğunu vurguladı.
Doğurganlıkta Yaşın Önemi ve Riskler
Prof. Dr. Buyru, çocuk sahibi olma isteğinin ertelenmesi, kariyer planları, ekonomik koşullar ve yaşam tarzı değişikliklerinin bu artışta rol oynadığını belirtti. Sigara kullanımı, obezite, hareketsiz yaşam ve çevresel faktörlerin de doğurganlığı olumsuz etkilediğini ifade eden Buyru, kadınlarda doğurganlığın 35 yaşından sonra azalmaya başladığını ve bu azalışın 38 yaşından sonra daha belirgin hale geldiğini söyledi. Bu dönemde yumurtalık rezervinin düştüğünü ve yumurtaların genetik kalitesinde bozulmalar görülebileceğini aktaran Buyru, 40 yaşından sonra gebelik şansının azaldığını ve düşük ile gebelik komplikasyonları riskinin arttığını vurguladı. Bu nedenle doğurganlık planlamasında yaş faktörünün göz ardı edilmemesi gerektiğini belirtti.
Tüp Bebek ve Yanıltıcı Algılar
Tüp bebek teknolojilerindeki gelişmelere rağmen, ileri yaşlarda çocuk sahibi olmanın her zaman mümkün ve risksiz olmadığını belirten Buyru, tedavinin başarısının büyük ölçüde kadının yaşına ve yumurta kalitesine bağlı olduğunu ifade etti. 'Menopozda gebe kaldı' veya '48 yaşında çocuk sahibi oldu' gibi haberlerin yanıltıcı olabileceğini, bu durumların genellikle donasyon (başkasına ait yumurta kullanımı) ile gerçekleştiğini ve Türkiye'de yasak olduğunu hatırlattı. Yumurta ve embriyo dondurma yöntemlerinin, özellikle yumurtalık rezervi düşük olan veya çocuk sahibi olmayı erteleyen kadınlar için önemli bir seçenek sunduğunu ekledi.
Doğru Bilgi Kaynakları ve Bireysel Değerlendirme
Sosyal medyadaki tüp bebek tedavisi anlatımlarının genellikle sadece başarılı sonuçlara odaklandığını ve her tedavi sürecinin aynı sonucu vermediğini belirten Buyru, çiftlere sosyal medya yerine bilimsel veriler ve güvenilir hekimler aracılığıyla bilgi edinmelerini önerdi. Gebelik şansının; kadının yaşı, yumurtalık rezervi, erkeğin sperm kalitesi, önceki gebelik öyküsü ve kısırlık süresi gibi birçok faktöre bağlı olduğunu vurgulayan Buyru, tedaviye başlamadan önce çiftin bütüncül olarak değerlendirilmesinin önemine dikkat çekti.