Gündem 6 dk okuma

Marmaris Şehidi Nedip Cengiz Eker'in Ailesinin On Yıllık Bitmeyen Acısı

15 Temmuz 2016'daki darbe girişimi sırasında şehit düşen polis memuru Nedip Cengiz Eker'in anne ve babası Nihat ve Güzel Eker, oğullarının şehadetinin onuncu yılında dahi ilk günkü acıyı yaşadıklarını dile getirdi.

A
Editör
Ahmet Yılmaz
Yayınlanma Tarihi
Paylaş
15 Temmuz şehidi Nedip Cengiz Eker'in ailesi
Şehit polis memuru Nedip Cengiz Eker'in anne ve babası, oğullarının anılarını evlerinde yaşatıyor.

On Yıl Sonra Dinmeyen Acının Yankıları

  • Polis memuru Nedip Cengiz Eker, Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz 2016'daki darbe girişimi sırasında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı korurken Muğla'nın Marmaris ilçesinde şehit düştü.
  • Şehidin anne ve babası Nihat ve Güzel Eker, oğullarının şehadetinin onuncu yılında dahi ilk günkü acıyı yaşadıklarını, ancak adaletin tecelli etmesiyle bir nebze teselli bulduklarını dile getirdi.
  • Eker çifti, oğullarının adının Marmaris'te hastane, okul ve sokağa verilmesiyle evlatlarının hatırasını yaşatıyor; ayrıca Tunceli'de de bir ortaokula ismi verildi.

Muğla'nın Marmaris ilçesi, 15 Temmuz 2016'da Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) hain darbe girişimi sırasında kritik anlara sahne olmuştu. O gece, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın kaldığı otele düzenlenen saldırıda şehit düşen polis memuru Nedip Cengiz Eker'in anne ve babası Nihat ve Güzel Eker, aradan geçen on yıla rağmen evlat acısını ilk günkü gibi yaşıyor. 13 Temmuz 2026 tarihi itibarıyla, oğullarının şehadetinin onuncu yıl dönümüne yaklaşırken, Eker çifti dinmeyen yürek acılarını ve adalet arayışlarını kamuoyuyla paylaştı.

Acının On Yıllık Gölgesi ve Adalet Arayışı

Oğulları Nedip Cengiz'in 15 Temmuz 2016'da şehit olmasının ardından, Eker çifti, evlatlarının Marmaris'ten ev alma hayalini gerçekleştirmek üzere bu şirin ilçeye yerleşti. Evlerinin her köşesini oğullarının fotoğraf ve Türk bayraklarıyla donatan aile, şehidin anılarını burada yaşatıyor. Şehit babası Nihat Eker, on yılın kendileri için yirmi yıla bedel olduğunu belirterek, “Aynı acıyı, aynı yürek acısını yaşıyoruz ve bu acı bizde ilelebet de devam edecek. 41 yaşında bir delikanlıyı kaybettik. O bizim her şeyimizdi. Toprağa kadar o beni götürecekti ama nasip oldu ben onu toprağa gömdüm. Bu acı hiçbir zaman unutulmaz ve bu içimizden de çıkmayacak. Ömrümüzden ömür aldılar” ifadelerini kullandı.

Nihat Eker, adaletin tecelli ettiğini ve darbecilere dörder kez müebbet hapis cezaları verildiğini vurgulayarak, devletin üzerine düşen görevi yerine getirdiğini söyledi. Ancak, hainleri yetiştiren anne ve babalara tepki göstererek, “Benim çocuğumu kendi yetiştirdiğimiz vatandaşların çocukları vurdu. Bu darbe ülkeye yapılır mıydı? Bu kalkışma hareketi bizi dünyaya rezil etti. Başka gidecek yerimiz mi var? Vatan hepimizin, başka Türkiye var mı?” diye sordu. Şehit annesi Güzel Eker de evlat hasretinin aile sağlığını olumsuz etkilediğini, kızlarının abisinin özlemi yüzünden genç yaşta hipertansiyon hastası olduğunu dile getirdi. Eker, “Tamam onun yeri cennet. Onun yeri çok yüksek ama bir anne baba için çok zor. Çok zor. Sağlığımız yok çünkü hep Cengiz beynimizde. O efendi bir çocuktu, ağır bir çocuktu. Annesini babasını hiç üzmedi. Ona hakkımız helal olsun” sözleriyle acısını paylaştı.

Demokrasiye Yönelik Hain Saldırı

15 Temmuz 2016 tarihinde Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) mensupları tarafından gerçekleştirilen darbe girişimi, Türkiye Cumhuriyeti'nin anayasal düzenini ve demokratik kurumlarını hedef alan hain bir kalkışmaydı. Türk Silahlı Kuvvetleri içerisine sızmış bir grup asker tarafından planlanan bu girişim, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın çağrısıyla sokağa çıkan milyonlarca vatandaşın ve vatansever güvenlik güçlerinin direnişiyle başarısızlığa uğratıldı. Ankara ve İstanbul başta olmak üzere birçok şehirde çatışmalar yaşandı, kamu binaları bombalandı ve çok sayıda sivil ile güvenlik görevlisi şehit oldu. Bu olay, Türkiye tarihinde sivil iradenin ve demokrasinin gücünü gösteren önemli bir dönüm noktası olarak hafızalara kazındı.

Toplumsal Hafıza ve Şehit Ailelerinin Direnişi

15 Temmuz darbe girişimi gibi ulusal travmalar, toplumların hafızasında derin izler bırakırken, şehit ailelerinin yaşadığı acılar bu hafızanın canlı tutulmasında kritik bir rol oynamaktadır. Şehit Nedip Cengiz Eker örneğinde olduğu gibi, şehitlerin isimlerinin hastane, okul ve sokaklara verilmesi, onların fedakarlıklarının gelecek nesillere aktarılması ve ulusal birlik ruhunun pekiştirilmesi açısından büyük önem taşımaktadır. Bu tür anma ve yaşatma çabaları, hem şehit ailelerine manevi destek sağlamakta hem de toplumsal dayanışmayı güçlendirerek benzer hain girişimlere karşı bir kalkan oluşturmaktadır. Şehit ailelerinin adalet arayışı ve dinmeyen acıları, aynı zamanda hukukun üstünlüğünün ve demokratik değerlerin korunmasının ne denli hayati olduğunu bir kez daha hatırlatmaktadır.

Anlık Nokta Editoryal Değerlendirmesi:

Şehit ailelerinin on yıldır dinmeyen acısı, 15 Temmuz'un Türkiye için sadece bir tarih değil, aynı zamanda sürekli canlı tutulması gereken bir demokrasi ve vatan mücadelesi olduğunu göstermektedir. Adaletin tecellisi ve şehitlerimizin hatırasının yaşatılması, toplumsal birliğimizin ve geleceğe olan inancımızın temel taşlarıdır.

Polis memuru Nedip Cengiz Eker, Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz 2016'daki darbe girişimi sırasında, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı koruma görevi esnasında Muğla'nın Marmaris ilçesinde şehit düşmüştür.

Şehit Eker'in anne ve babası Nihat ve Güzel Eker, oğullarının Marmaris'ten ev alma hayalini gerçekleştirmek ve onun anılarını yaşatmak amacıyla 15 Temmuz 2016'daki şehadetinin ardından bu ilçeye yerleşmiştir.

15 Temmuz darbe girişiminin failleri yargı süreçleri sonucunda müebbet hapis cezalarına çarptırılmıştır, bu da şehit aileleri için bir nebze adalet duygusu sağlamıştır.

Şehit Nedip Cengiz Eker'in adı, Muğla'nın Marmaris ilçesinde bir hastane, okul ve sokağa verilmiş, ayrıca Tunceli'de de bir ortaokula ismi yaşatılmaktadır.

Bu Haber Hakkında Ne Düşünüyorsunuz?