Yazıcıoğlu Kazası Soruşturmasından Öne Çıkan İfadeler
- Emekli albay Ali Armağan, 2009'daki helikopter kazası sırasında F-4 savaş uçaklarıyla ilgili iddiaları reddederek, Sivas üzerinde önleme görevinde olduğunu savundu.
- Armağan, F-4 uçağının radardan kaybolma nedenini düşük irtifa uçuşu ve dağlık arazi yapısıyla açıkladı.
- Şüpheliler Ali Armağan ve eşi Şerife Armağan, FETÖ'nün sözde imamları Adil Öksüz ve Kemal Batmaz ile herhangi bir bağlantıları olduğunu kesin bir dille yalanladı.
Büyük Birlik Partisi (BBP) Kurucu Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu ve beraberindeki beş kişinin 25 Mart 2009'da hayatını kaybettiği helikopter kazasına ilişkin yürütülen soruşturmada kritik bir gelişme yaşandı. Adli kaynaklardan edinilen bilgilere göre, soruşturmanın şüphelileri arasında yer alan emekli albay Ali Armağan ve eşi Şerife Armağan'ın ifadelerine ulaşıldı. İfadelerde, kazanın meydana geldiği gün Malatya Erhaç Havalimanı'ndan kalkan F-4 savaş uçaklarının faaliyetleri, radardan kaybolma iddiaları ve Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) ile bağlantı suçlamaları üzerinde duruldu. Bu ifadeler, 17 yıldır süren ve kamuoyunun yakından takip ettiği soruşturmaya yeni bir boyut kazandırdı.
Emekli Albay Armağan'ın F-4 Uçuşlarına İlişkin Savunmaları
Soruşturma makamları, emekli albay Ali Armağan'a, Muhsin Yazıcıoğlu'nu taşıyan helikopterin kaza kırıma uğradığı 25 Mart 2009 tarihinde Malatya Erhaç Havalimanı'ndan kalkan F-4 savaş uçaklarıyla ilgili sorular yöneltti. Kayıtlara göre, olay günü “D721” çağrı adlı “HH721” iz numaralı 14.26-15.41 saatleri arasındaki uçuşta Ali Armağan ve Ahmet Turhan'ın, “D720” çağrı adlı “HH720” iz numaralı 10.30-12.12 saatleri arasındaki uçuşta ise Ali Armağan ve Nihat Biçer'in yer aldığı belirtildi. Armağan, F-16 pilotları Sedat Kılıçaslan ve Tezcan Kaymaz ile Kahramanmaraş semalarında uçmadığını öne sürerek, helikopterin düştüğü sırada Sivas üzerinde önleme görevinde bulunduğunu ve Genelkurmay Başkanlığından gönderilen bilgilerin yanlış olduğunu iddia etti.
Armağan, F-16 pilotlarıyla TAKSAN uçuşu yapıp yapmadığı sorusuna, “Benim yaptığım uçuş geri hizmet uçuşudur. TAKSAN uçuşunda bulunmadım” yanıtını verdi. Ayrıca, F-4 uçağının bazı anlarda radardan kaybolmasına ilişkin olarak, “Bana gösterilmiş olan uçuşta F-4'ün 4 dakika radardan kaybolma sebebi, radarın tespit edemeyeceği düşük irtifada uçmasıdır. Radarın, bölgenin yapısına göre uçağı görüp göremeyeceği değişir. Uçuş yapılan yer dağlık ise radar görüntüleyemez” ifadelerini kullandı.
FETÖ Bağlantısı İddiaları ve Şüphelilerin Reddi
Soruşturma kapsamında Ali Armağan'a, FETÖ'nün sözde TSK imamı firari Adil Öksüz'ün kullandığı telefon hattı ile 21 Şubat 2012 ile 10 Şubat 2014 tarihleri arasında 152 kez irtibat kaydı tespit edilen sonu “...05 50” ile biten operasyonel hattın kendisine ait olup olmadığı soruldu. Armağan, bu hattın kendisine ait olmadığını ve kimin kullandığını hatırlamadığını iddia etti.
“Adil Öksüz ve Kemal Batmaz'ı tanıyor musun?” sorusu üzerine ise Armağan, Kemal Batmaz'ı daha önce yargılandığı dosyadaki iddialardan ve 15 Temmuz süreci sonrası basında çıkan haberlerden bildiğini belirtti. Ancak, FETÖ'nün mahrem imamlarından olan Adil Öksüz ve Kemal Batmaz ile herhangi bir irtibatı olmadığını, kendisine bu şekilde iddialarda bulunulmasının sebebinin kendi telefon hattı ile eşinin kullandığı telefonun aynı yerden baz vermesinden kaynaklandığını savundu.
Şüpheli Şerife Armağan ise, Adil Öksüz'ün Sakarya'daki evinde ele geçirilen ve örgüt elebaşı Fetullah Gülen tarafından imzalanan bir kitapta parmak izine ulaşılmasına ilişkin soruya, “Şahsın ne iş yaptığını bilmem. İrtibatım söz konusu değildir” cevabını verdi. Armağan'a ikametinde yapılan aramada ele geçirilen bazı notlar, isimler, telefon numaraları ve IBAN bilgilerine ilişkin sorular da yöneltildi. Şerife Armağan, bu notların kendisine ait olmadığını, üzerlerinde yazılı isim ve numaraları bilmediğini, “2004 yılı Hava Harp Akademisi giriş sınavını kazanan subaylar” başlıklı belgenin ise eşine ait olduğunu ifade etti.
On Yedi Yıllık Adalet Arayışı
Muhsin Yazıcıoğlu'nun hayatını kaybettiği helikopter kazası, Türk siyasi tarihinde derin izler bırakan ve kamuoyunda birçok soru işaretini beraberinde getiren bir olaydır. 25 Mart 2009 tarihinde Kahramanmaraş'tan Yozgat'a gitmek üzere havalanan helikopter, kötü hava koşulları nedeniyle Göksun ilçesi Keş Dağı'na düşmüş, kazada Yazıcıoğlu ile birlikte beş kişi yaşamını yitirmişti. Enkaza ve naaşlara ancak 48 saat sonra ulaşılabildi. Kazanın ardından başlatılan soruşturmalar, arama kurtarma çalışmalarındaki aksaklıklar, helikopterdeki cihazların sökülmesi iddiaları ve FETÖ bağlantısı şüpheleriyle yıllarca sürmüş, birçok kez takipsizlik kararı verilmiş ancak kamuoyu baskısı ve yeni delillerle yeniden açılmıştır. Bu uzun soluklu adalet arayışı, olayın sadece bir kaza mı yoksa bir suikast mı olduğu yönündeki tartışmaları canlı tutmuştur. Son olarak, 17 Temmuz 2026 tarihinde soruşturma kapsamında gözaltına alınan 27 şüpheliden 19'u tutuklanmıştır.
Soruşturmanın Seyrine Yönelik Yeni Verilerin Etkisi
Emekli albay Ali Armağan ve eşi Şerife Armağan'ın ifadelerinin soruşturma dosyasına girmesi, Muhsin Yazıcıoğlu kazasıyla ilgili devam eden hukuki süreçte önemli bir dönüm noktası teşkil edebilir. F-4 uçuşlarına ve radardan kaybolma iddialarına ilişkin verilen detaylı yanıtlar, teknik analizlerin yeniden değerlendirilmesine yol açabilir. Özellikle FETÖ'nün kilit isimleriyle bağlantı iddialarının şüpheliler tarafından reddedilmesi ve bu reddiyelerin dayandırıldığı savunmalar, soruşturmanın bu kritik boyutunda yeni delil arayışlarını tetikleyebilir. Bu ifadeler, kamuoyunun uzun süredir beklediği aydınlanma sürecine katkı sağlayabilir ve olayın tüm yönleriyle ortaya çıkarılmasına yönelik adli çabaları güçlendirebilir.
Anlık Nokta Editoryal Değerlendirmesi:Muhsin Yazıcıoğlu kazası soruşturmasında ortaya çıkan bu yeni ifadeler, olayın karmaşık yapısını bir kez daha gözler önüne sermektedir. Şüphelilerin savunmaları ve iddialara verdikleri yanıtlar, adli sürecin titizlikle yürütülmesinin ve tüm delillerin çok yönlü incelenmesinin ne denli kritik olduğunu göstermektedir. Kamuoyunun adalet beklentisi, bu tür kritik gelişmelerle daha da artmaktadır.
Muhsin Yazıcıoğlu'nun helikopter kazası ne zaman ve nerede meydana geldi?
Muhsin Yazıcıoğlu'nun helikopter kazası, 25 Mart 2009 tarihinde Kahramanmaraş'ın Göksun ilçesi Keş Dağı'nda meydana geldi.
Emekli albay Ali Armağan'a soruşturma kapsamında hangi iddialar yöneltildi?
Emekli albay Ali Armağan'a, kaza günü F-4 savaş uçaklarının uçuşları, bu uçakların radardan kaybolması ve FETÖ'nün sözde imamları Adil Öksüz ile Kemal Batmaz ile bağlantısı olduğu iddiaları yöneltildi.
Ali Armağan, F-4 uçağının radardan kaybolması iddialarına ne yanıt verdi?
Armağan, F-4 uçağının radardan kaybolma sebebini, radarın tespit edemeyeceği düşük irtifada uçması ve bölgenin dağlık yapısı olarak açıkladı.
Şüpheli Şerife Armağan'ın Adil Öksüz ile bağlantısı olduğu iddiası nasıl ortaya çıktı?
Şerife Armağan'ın Adil Öksüz ile bağlantısı olduğu iddiası, Öksüz'ün Sakarya'daki evinde ele geçirilen ve Fetullah Gülen tarafından imzalanan bir kitapta parmak izine ulaşılmasıyla ortaya çıktı.