Gündem 7 dk okuma

Sivas'ta Kırım Kongo Kanamalı Ateşi Can Kaybı Sayısını 11'e Yükseltti

Sivas'ta Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) şüphesiyle tedavi gören 72 yaşındaki Şehriban Öztürk hayatını kaybetti. Bu vefatla birlikte, yılbaşından bu yana KKKA nedeniyle yaşamını yitirenlerin sayısı 11'e yükseldi.

A
Editör
Ahmet Yılmaz
Yayınlanma Tarihi
Paylaş
Sivas'ta Kırım Kongo Kanamalı Ateşi vakalarının görüldüğü kırsal bir bölge
Sivas ve Tokat'ın kırsal bölgeleri, Kırım Kongo Kanamalı Ateşi riski taşıyan alanlar arasında yer alıyor.

Sivas'taki KKKA Vakasına Dair Son Gelişmeler

  • Tokat'ın Almus ilçesinden 72 yaşındaki Şehriban Öztürk, Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) şüphesiyle sevk edildiği Sivas'ta hayatını kaybetti.
  • Bu vefatla birlikte, yılbaşından bu yana kene tutunması ve KKKA şüphesiyle yaşamını yitirenlerin sayısı ülke genelinde 11'e yükseldi.
  • Öztürk'ün üzerinde herhangi bir kene bulunmamasına rağmen hastalığın teşhis edilmesi, KKKA'nın farklı bulaşma yollarını ve tanı zorluklarını bir kez daha gündeme getirdi.

Sivas'ta, Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) şüphesiyle tedavi gören 72 yaşındaki Şehriban Öztürk, doktorların tüm çabalarına rağmen yaşamını yitirdi. Tokat'ın Almus ilçesine bağlı Gökköy'de ikamet eden Öztürk'ün vefatı, bu yıl KKKA nedeniyle kaydedilen can kayıplarının sayısını 11'e çıkardı.

Gelişmenin Detayları

Edinilen bilgilere göre, Tokat'ın Almus ilçesine bağlı Gökköy'de yaşayan 72 yaşındaki Şehriban Öztürk, sağlık şikayetleri üzerine Almus Devlet Hastanesi'ne başvurdu. Durumunun ağırlaşması üzerine, ölümcül kenelerden bulaşan Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) şüphesiyle Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Hastanesi'ne sevk edildi. Sivas'ta yoğun bakıma alınan Öztürk, uygulanan tüm tıbbi müdahalelere rağmen kurtarılamayarak 23 Temmuz 2026 Perşembe günü hayatını kaybetti. Öztürk'ün üzerinde yapılan incelemelerde herhangi bir keneye rastlanmadığı belirtildi. Bu durum, hastalığın her zaman kene tutunması yoluyla bulaşmadığı, enfekte hayvanların kanı veya vücut sıvılarıyla temas gibi farklı yollarla da yayılabileceği ihtimalini güçlendirdi. Öztürk'ün vefatıyla birlikte, 2026 yılı içerisinde kene tutunması ve KKKA şüphesiyle hayatını kaybedenlerin sayısı ülke genelinde 11'e ulaştı. Bu artış, özellikle İç Anadolu ve Karadeniz bölgelerinde görülen KKKA vakalarına karşı halk sağlığı önlemlerinin ve farkındalık çalışmalarının önemini bir kez daha gözler önüne serdi.

Türkiye'deki Seyri ve Risk Faktörleri

Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA), Nairovirüs grubuna ait bir virüsün neden olduğu, kene ısırığıyla bulaşan ciddi bir viral enfeksiyondur. Hastalık, başta Afrika, Balkanlar, Orta Doğu ve Asya'nın bazı bölgelerinde yaygın olmakla birlikte, Türkiye de bu hastalığın endemik olduğu ülkeler arasında yer almaktadır. Türkiye'de KKKA açısından yüksek riskli bölgeler arasında özellikle İç Anadolu Bölgesi (Sivas, Tokat, Yozgat gibi iller), Orta Karadeniz Bölgesi'nin iç kesimleri (Amasya, Çorum, Gümüşhane) ve Doğu Anadolu'nun bazı bölümleri (Erzurum, Erzincan) bulunmaktadır. Virüs, çoğunlukla Hyalomma türü keneler aracılığıyla insanlara bulaşır. Ancak enfekte hayvanların kanı, dokusu veya diğer vücut sıvılarıyla korunmasız temas ya da hasta insanlarla doğrudan temas (özellikle açık yara veya mukoza yoluyla) da bulaşma yolları arasındadır. KKKA'nın kuluçka süresi kene ısırmasından sonra genellikle 1 ila 9 gün, vücut sıvılarıyla temas sonrası ise 5 ila 13 gün arasında değişebilir. Hastalık ani başlayan yüksek ateş, baş ağrısı, kas ağrısı, halsizlik, bulantı, kusma ve ileri evrede kanamalarla seyreder. Şu an için hastalığın özel bir antiviral tedavisi veya onaylanmış bir aşısı bulunmamaktadır; tedavi genellikle destekleyici yöntemlerle yapılır.

Halk Sağlığı ve Tarım Sektörüne Yansımaları

Kırım Kongo Kanamalı Ateşi vakalarındaki artış, Türkiye'de halk sağlığı ve tarım sektörü üzerinde çok boyutlu etkiler yaratmaktadır. Halk sağlığı açısından, özellikle kırsal bölgelerde yaşayan vatandaşlar arasında kene farkındalığının artırılması ve korunma yöntemleri konusunda sürekli eğitimlerin sağlanması büyük önem taşımaktadır. Hastalığın erken tanısı ve hızlı müdahale, ölüm oranlarını düşürmede kritik rol oynamaktadır. Bu durum, sağlık kuruluşlarının tanı kapasitelerinin güçlendirilmesini ve sağlık çalışanlarının KKKA yönetimi konusundaki bilgi ve becerilerinin güncel tutulmasını zorunlu kılmaktadır. Tarım ve hayvancılıkla uğraşan kesimler, kenelere ve enfekte hayvanlara daha fazla maruz kaldıkları için yüksek risk grubundadır. Bu durum, hayvan sağlığına yönelik tedbirlerin artırılması, hayvanlarda kene mücadelesinin düzenli yapılması ve hayvanlarla temasta koruyucu ekipman kullanımının yaygınlaştırılması gibi uygulamaların önemini vurgulamaktadır. Ayrıca, hastalığın yayılma endişesi, kırsal turizm ve tarım ürünleri pazarlaması üzerinde de dolaylı ekonomik etkilere yol açabilir. İklim değişikliğinin kene popülasyonları üzerindeki etkileri de göz önüne alındığında, KKKA ile mücadele stratejilerinin uzun vadeli ve kapsamlı bir yaklaşımla ele alınması gerekmektedir.

Anlık Nokta Halk Sağlığı Değerlendirmesi:

Kırım Kongo Kanamalı Ateşi'nin Türkiye'de her yıl can almaya devam etmesi, hastalığın ciddiyetini ve halk sağlığı açısından oluşturduğu tehdidi bir kez daha ortaya koymaktadır. Özellikle kırsal kesimlerde yaşayan vatandaşlarımızın ve risk altındaki meslek gruplarının bilinçlendirilmesi, koruyucu önlemlerin titizlikle uygulanması ve erken tanı mekanizmalarının güçlendirilmesi hayati önem taşımaktadır. Bu mücadelede, kamu kurumları, sağlık profesyonelleri ve vatandaşların iş birliği, hastalığın yayılımını kontrol altına almak ve can kayıplarını en aza indirmek için elzemdir.

Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) nedir ve nasıl bulaşır?

Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA), Nairovirüs grubuna ait bir virüsün neden olduğu, genellikle enfekte kenelerin ısırmasıyla insanlara bulaşan ciddi bir viral enfeksiyondur. Ayrıca, enfekte hayvanların kanı, dokusu veya vücut sıvılarıyla korunmasız temas ya da hasta kişilerin kan ve vücut sıvılarıyla doğrudan temas yoluyla da bulaşabilir.

KKKA'dan korunmak için hangi önlemler alınmalıdır?

KKKA'dan korunmak için kene bulunan riskli alanlardan uzak durulmalı, açık havada bulunulduğunda uzun kollu giysiler ve uzun paçalı pantolonlar tercih edilmeli, pantolon paçaları çorap içine sokulmalıdır. Vücut düzenli olarak kene kontrolünden geçirilmeli, hayvanlarla temasta eldiven gibi koruyucu ekipmanlar kullanılmalı ve şüpheli durumlarda en yakın sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır.

Sivas ve çevresi neden KKKA vakalarında riskli bölgeler arasında yer almaktadır?

Sivas ve çevresi, İç Anadolu Bölgesi'nin kuzeyinde yer alması ve coğrafi yapısı itibarıyla kene popülasyonunun yoğun olduğu, tarım ve hayvancılık faaliyetlerinin yaygın olduğu bir bölgedir. Bu faktörler, bölgeyi KKKA virüsünün yayılımı için uygun bir ortam haline getirmekte ve vaka görülme sıklığını artırmaktadır.

Kene tutunması olmadan KKKA bulaşması mümkün müdür?

Evet, kene tutunması olmadan da KKKA bulaşması mümkündür. Virüs, enfekte hayvanların kanı, dokusu veya diğer vücut sıvılarıyla doğrudan temas yoluyla bulaşabilir. Ayrıca, KKKA hastalarının kanı ve vücut sıvılarıyla korunmasız temas eden sağlık çalışanları veya hasta yakınları arasında da bulaşma riski bulunmaktadır.

Bu Haber Hakkında Ne Düşünüyorsunuz?