Aren Eren'in Ölümüne Dair Kritik Gelişmeler
- 4 yaşındaki Aren Eren'in Yunanistan'da uzun süreli açlık ve susuzluk nedeniyle hayatını kaybettiği otopsi raporuyla ortaya çıktı.
- Çocuğun ölümünden en az 48 saat önce gerçekleştiği tahmin edilirken, ölümünün uzun süre fark edilmemiş olabileceği ihtimali de soruşturuluyor.
- Olayın ardından anne hakkında 'bakım ve gözetim yükümlülüğünü ihmal' suçundan tutuklama kararı verilirken, babası ve babaannesi ikiz çocukların Türkiye'ye getirilmesini talep ediyor.
Yunanistan'da yürütülen bir soruşturma, 4 yaşındaki Aren Eren'in trajik ölümünü aydınlattı. Otopsi raporuna göre, çocuğun ölümünün uzun süreli açlık ve susuzluğa bağlı çoklu organ yetmezliğinden kaynaklandığı ileri sürüldü. Soruşturma dosyasında, Aren Eren'in ölümüne giden süreçte ciddi kilo kaybı yaşadığı ve 17 kilogramdan 9 kilograma kadar düştüğü belirtildi.
Aren Eren'in Ölümüne Giden Süreçte Vahim Detaylar
Çocuğun ölümünün hastaneye başvurudan en az 48 saat önce gerçekleştiği değerlendirilirken, bu durum ölümünün uzun süre fark edilmemiş olabileceği ihtimalini de gündeme getirdi. Soruşturma bu yönde de derinleştiriliyor. 23 Nisan 2022 doğumlu Aren Eren'in, boşanma süreci sonrası velayetinin annede kaldığı, bir dönem Türkiye'de babası ve babaannesinin yanında yaşadığı, ardından Yunanistan'a götürüldüğü öğrenildi. Boşanma sürecinde baba Huday Can Eren'in cezaevinde olduğu bilgisi de soruşturma dosyasında yer aldı.
İkiz Çocukların Türkiye'ye Getirilmesi Talebi
Ölen Aren Eren'in babası Huday Can Eren, koruyucu aileye verilen diğer ikiz çocukları Laren ve Arlen'in Türkiye'ye getirilmesini talep etti. Baba Eren, çocuğunun ölümünü aylar sonra öğrendiğini belirterek, "2023 yılından beri boşanma aşamasındayız. Bir süreçte cezaevine girdim ve bu dönemde çocuğum annesine teslim edildi. O süreçten sonra uzun süre oğlumdan haber alamadım. 22 Mayıs’ta Cumhuriyet Başsavcılığı bana oğlumun öldüğünü tebliğ etti. Ölümünü aylar sonra öğrendim. Daha sonra annemle konuştuğumda oğlumun aç bırakılarak öldürüldüğünü öğrendim. Buradan giderken sağlıklıydı, yaklaşık 22 kiloydu, ancak vefat ettiğinde 9 kiloya düştüğünü öğrendim. Yaşananları kabul etmem mümkün değil. Diğer ikiz çocuklarımın Türkiye’ye getirilmesini ve davanın burada görülmesini istiyorum" açıklamasında bulundu.
Babaanne ve Avukattan Vahim Açıklamalar
Babaanne Semiha Coşkun, hukuki süreçten teslim sürecine ve sonrasında yaşananlara dair bilgiler vererek, "Buranın Edirne İkinci Aile Mahkemesi tarafından Aren’in velayeti başlangıçta babasındayken, babasının cezaevinde olduğu dönemde geçici olarak annesine verilmişti. Daha sonra çocuğun yurt dışına çıkabilmesi için pasaport izni verildi. Çocuğu ben, savcılık kararıyla psikolog ve polis eşliğinde teslim etmek zorunda kaldım. Teslim ettiğimde Aren 22-23 kilo civarındaydı. Süreç boyunca hukuki mücadelemiz devam etti. Aren’le bir süre görüntülü görüşme yaptım, Ağustos ayının 19’una kadar iletişimimiz vardı. Daha sonra beni her yerden engelledi. Bu süreçte yeniden mahkemelerimize başvurduk ve üç çocuğun velayeti için yeniden dava açtım. Çocuğun ilk başta bize kalp durması ve nefes kesilmesi şeklinde bir bilgi verildi. Ancak daha sonra Yunan medyasını takip ettiğimde çocuğun 9 kiloya düştüğü ve açlıktan öldüğü iddialarını öğrendim. Otopsi raporları da bu durumu doğruladı. Bunu anlamak mümkün değil. Bu süreç kısa sürede olacak bir şey değil. Bir çocuğa bunu nasıl yaparlar, anlayamıyorum. Ben karşı tarafa bir anne diyemiyorum, bu bir anneye de hakarettir. Altı aydır Yunanistan’da ve Türkiye’de sürekli gidip geliyorum, büyük bir mücadele veriyoruz. Kelimelerin bittiği bir noktadayız. Şu an tek isteğimiz ikiz çocuklarımızın bize verilmesidir" dedi.
Aren'in velayetini beklerken ölüm haberini aldıklarını belirten Avukat Kübra Köse Gökdemir, "Çocuk Yunanistan’a gönderildiği zaman 22 kiloydu ve tüm sağlık kontrolleri babaanne tarafından yaptırılıyordu. Daha sonrasında anlaşmalı boşanma şeklinde Aren’i size verelim şeklinde bir taleple bize gelindi. Biz Aren’in velayetini beklerken ölüm haberini aldık. Bu süreçten sonra gerekli başvurularımızı yaptık ve ölümün çok vahim bir şekilde gerçekleştiğini öğrendik. Yunanistan’da devam eden süreci Türk makamlarına da taşıdık, Edirne Cumhuriyet Başsavcılığı’na şikayetlerimizi ilettik. Soruşturma dosyası hâlihazırda aktif şekilde devam ediyor. Aynı şekilde boşanma davası da devam ediyor çünkü arkada kalan iki sağlıklı çocuğumuz var. Onların velayetini öncelikli olarak talep ediyoruz. Zaten Türk makamlarından geçici velayet kararı alınmış durumda. Yunanistan’da süreç devam ediyor. Çocuklar Yunan vatandaşı olduğu için koruma altına alındı ve şu an koruyucu ailede bulunuyorlar. Biz bu çocukların kök aile yanında, kendi kültürleriyle büyümesinin daha doğru olacağını düşünüyoruz. Şu an Yunan koruyucu ailede oldukları için bunun değiştirilmesi gerektiğini savunuyoruz. Öncelikli talebimiz, iki sağlıklı çocuğun Türkiye’ye, babası ve babaannesinin yanına getirilmesidir. Bunun yanında Aren’in cenazesinin de Türkiye’ye getirilmesi yönünde taleplerimiz var. Yunanistan’daki meslektaşlarımızla da iş birliği içindeyiz. Otopsi fotoğrafları gerçekten bir insanın yüreğinin kaldırabileceği türden değil. Kimseye gösterilemeyecek kadar ağır bir tablo var. Çocuğun tanınamayacak durumda olduğu ifade edildi" ifadelerini kullandı.
Aren Eren Davasında Hukuki Süreç Devam Ediyor
Soruşturma kapsamında anne hakkında 'bakım ve gözetim yükümlülüğünü ihmal' gerekçesiyle tutuklama kararı verildiği öğrenilirken, adli sürecin Yunanistan'da devam ettiği bildirildi. Olayla ilgili soruşturmanın derinleştirildiği ve hem Türkiye hem de Yunanistan'da adli sürecin sürdüğü ifade edildi.
Aren Eren'in Ölümünün Ardındaki Etkiler ve Tepkiler
Bu trajik olay, çocuk istismarı ve ihmali konusundaki hassasiyeti bir kez daha gözler önüne serdi. Uluslararası hukuk süreçlerinin karmaşıklığı ve iki ülke arasındaki adli iş birliğinin önemi bu olayla birlikte daha net anlaşıldı. Aren Eren'in ölümü, velayet davalarında çocukların üstün yararının gözetilmesi gerektiği gerçeğini acı bir şekilde hatırlattı. İkiz kardeşlerin durumu ve onların güvenli bir ortamda büyütülme hakkı, kamuoyunun gündeminde önemli bir yer tutuyor.
Anlık Nokta Editoryal Değerlendirmesi:Aren Eren'in yaşadığı trajedinin, uluslararası çocuk hakları ve velayet süreçlerinde alınması gereken acil önlemleri bir kez daha gündeme getirmesi bekleniyor. İhmal ve istismarın önlenmesi için daha sıkı denetim mekanizmalarının kurulması ve iki ülke arasındaki hukuki iş birliğinin güçlendirilmesi hayati önem taşımaktadır. İkiz çocukların güvenli bir geleceğe kavuşturulması en büyük temennimizdir.
Otopsi raporuna göre, 4 yaşındaki Aren Eren'in ölümünün uzun süreli açlık ve susuzluğa bağlı çoklu organ yetmezliğinden kaynaklandığı ileri sürülmektedir.
Soruşturma kapsamında anne hakkında 'bakım ve gözetim yükümlülüğünü ihmal' gerekçesiyle tutuklama kararı verilmiştir.
Aren Eren'in babası Huday Can Eren ve babaannesi Semiha Coşkun, koruyucu aileye verilen ikiz kardeşler Laren ve Arlen'in Türkiye'ye getirilmesini ve davanın Türkiye'de görülmesini talep etmektedir.
Olayla ilgili soruşturma ve adli süreç hem Yunanistan'da hem de Türkiye'de devam etmektedir.