Gül Tut Cinayeti Soruşturmasından Çarpıcı Detaylar
- Yalova'da hayatını kaybeden sanatçı Gül Tut'un ölümüyle ilgili soruşturma tamamlandı ve kızı Tuğyan Ülkem Gülter hakkında ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talep edildi.
- İddianamede, Tuğyan Ülkem Gülter'in annesini tasarlayarak pencereden attığına dair ses kayıtları, mesajlar ve tanık ifadeleri delil olarak sunuldu.
- Olay anına ait ses kayıtlarında darbe sesleri duyulurken, odadaki kişilerden yedi saniye boyunca kurtarma refleksi gelmemesi, olayın kaza olmadığı yönündeki iddiaları güçlendirdi.
Yalova Cumhuriyet Başsavcılığı, 26 Eylül 2025 tarihinde Çınarcık ilçesinde 18,17 metre yükseklikten düşerek hayatını kaybeden sanatçı Gül Tut'un ölümüne ilişkin yürüttüğü soruşturmayı tamamladı. Hazırlanan iddianamede, Gül Tut'un kızı Tuğyan Ülkem Gülter'in annesini tasarlayarak pencereden attığı belirtilerek, şüpheli hakkında ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talep edildi.
Soruşturmada Ortaya Çıkan Şoke Edici Deliller
İddianameye göre, olay gecesi Tuğyan Ülkem Gülter, odasında bulunan arkadaşı Sultan Nur Ulu'dan annesinin sevdiği “Malkata” isimli şarkıyı açmasını istedi. Müziği duyarak odaya gelen Gül Tut'un pencereye dönük olduğu bir anda, İstanbul Teknik Üniversitesi tarafından incelenen ses kayıtlarına göre şüphelinin “Hadi görüşürüz” diyerek annesini kalça altından kavradığı ve ayaklarını yerden keserek pencereden attığı ifade edildi.
Olay sırasında odada bulunan Sultan Nur Ulu, soruşturmanın ilk aşamasında Gül Tut'un alkollü olduğunu ve düştüğünü söylese de daha sonra ifadesini değiştirdi. Ulu, yeni ifadesinde şüphelinin annesini kavrayarak aşağı attığını belirtti ve avukatıyla yaptığı görüşmede şüphelinin eylemlerinin bedelini ödemek istemediği için doğruları anlatacağını bildirdi. İddianamede, Gül Tut'un kanında 3,53 promil alkol bulunduğu ve zehirlenme bulgusuna rastlanmadığı bilgisi de yer aldı.
Cinayet Öncesi Mesajlar ve Ses Kayıtlarındaki Sessizlik
Şüphelinin olaydan aylar önce yakınlarına gönderdiği mesajlar, tasarlama suçlamasına delil olarak sunuldu. Tuğyan Ülkem Gülter'in mesajlarında annesi için “Bıktım”, “Ölsün”, “Ona büyük bir şey yapacağım” ifadelerini kullandığı tespit edildi. Olaydan yaklaşık iki ay önce eski erkek arkadaşına “Annem birazdan kendini atıyor” şeklinde mesaj atması, savcılık tarafından eyleme yönelik zihinsel hazırlık sürecinin göstergesi olarak değerlendirildi. Ayrıca üç tanık, şüphelinin kendilerine annesini camdan atıp öldüreceğini söylediğini aktardı.
Bilirkişi incelemesinde, olay anına ait kamera ses kayıtlarında Gül Tut'un yere düşmesinden önce üç farklı darbe sesi duyulduğu saptandı. İlk darbe sesinin ardından odada bulunan iki kişiden yedi saniye boyunca herhangi bir kurtarma refleksi veya bağırma sesinin gelmemesi, olayın ani bir kaza olmadığına işaret eden bulgular arasında gösterildi. Olay yerinde yapılan incelemelerde zeminde kayganlaştırıcı madde bulunmadığı, maktulün yükseklik korkusu olduğu ve geriye doğru düşmesi için dışarıdan bir kuvvet uygulanmasının gerektiği raporlandı.
Soruşturma Sürecindeki Diğer Bulgular
Olayın ardından şüphelinin eski erkek arkadaşından aralarındaki mesajları silmesini istediği ve katıldığı bir yayında susması için baskı yaptığı iddianameye yansıdı. Şüphelinin görgü tanığı Sultan Nur Ulu'yu tehdit ederek yanında tutmaya çalıştığı, İstanbul'da kaldıkları otelde yurt dışına çıkış yollarını araştırdıkları belirlendi. Şüphelinin telefonunda uyuşturucu maddelerin saçtan ne zaman temizleneceğine ve çözülmemiş cinayet davalarına dair internet aramaları yaptığı tespit edildi. Yapılan testlerde şüphelilerde uyuşturucu maddeye rastlanmadı. Tuğyan Ülkem Gülter, “tasarlayarak üst soya karşı kasten öldürme” suçlamasıyla hakim karşısına çıkacak.
Türk Ceza Hukukunda Tasarlayarak ve Üstsoya Karşı Kasten Öldürme
Türk Ceza Kanunu (TCK) madde 82, kasten öldürme suçunun nitelikli hallerini düzenlemektedir. Bu maddeye göre, kasten öldürme suçunun “tasarlayarak” işlenmesi veya “üstsoya, altsoya, eşe, boşandığı eşe veya kardeşe karşı” işlenmesi durumunda ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası öngörülmektedir. Tasarlama, failin suç işleme kararını önceden verip, bu karar ile fiilin icrası arasında soğukkanlılıkla düşünebilmeye yetecek kadar bir süre geçirmesi ve kararından vazgeçmemesi olarak tanımlanır. Bu, anlık bir öfke veya heyecanla işlenen suçlardan farklı olarak, failin eylemini planlı ve kararlı bir şekilde gerçekleştirdiğini gösterir. Üstsoya karşı işlenen cinayetler ise, aile bağlarının kutsallığı ve mağdurun faille olan yakın ilişkisinden kaynaklanan savunmasızlığı nedeniyle daha ağır bir cezayı gerektiren nitelikli haller arasında yer alır.
Toplumsal ve Hukuki Yansımaları
Bu tür aile içi cinayet vakaları, toplumda derin bir infial ve üzüntü yaratmaktadır. Özellikle bir evladın annesini öldürmesi iddiası, aile kurumunun temel değerlerine yönelik ciddi bir tehdit olarak algılanmaktadır. Hukuki açıdan bakıldığında, ses kayıtları, mesajlaşmalar ve tanık ifadeleri gibi somut delillerin titizlikle incelenmesi, adaletin tecellisi açısından büyük önem taşımaktadır. Olayın kaza değil, tasarlanmış bir cinayet olduğu yönündeki bulgular, yargı sürecinin karmaşıklığını artırmakta ve kamuoyunun davaya olan ilgisini yoğunlaştırmaktadır. Bu dava, benzer aile içi şiddet ve cinayet olaylarında delillerin toplanması ve değerlendirilmesi konusunda emsal teşkil edebilir.
Anlık Nokta Editoryal Değerlendirmesi:Sanatçı Gül Tut'un ölümüyle ilgili yürütülen soruşturmada ortaya çıkan deliller, olayın vahim boyutlarını gözler önüne sermektedir. Yargı sürecinin şeffaf ve adil bir şekilde ilerlemesi, kamu vicdanının rahatlaması ve adaletin sağlanması adına büyük önem taşımaktadır. Sanık hakkında talep edilen ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası, suçlamaların ciddiyetini vurgulamaktadır.
Yalova Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma, 02 Ağustos 2026 tarihinde tamamlanmış ve iddianame hazırlanmıştır.
Tuğyan Ülkem Gülter hakkında “tasarlayarak üst soya karşı kasten öldürme” suçlamasıyla ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talep edilmektedir.
Ses kayıtlarında olay anına dair darbe sesleri ve odadakilerden kurtarma refleksi gelmemesi, mesajlarda ise şüphelinin annesi hakkında “Ölsün”, “Ona büyük bir şey yapacağım” gibi ifadeler kullanması tasarlama suçlamasına delil olarak sunulmuştur.
Olay anında odada bulunan Sultan Nur Ulu, başlangıçta Gül Tut'un düştüğünü söylese de daha sonra ifadesini değiştirerek şüphelinin annesini pencereden attığını belirtmiştir. Bu ifade değişikliği, soruşturmanın seyrini etkileyen önemli bir delil niteliğindedir.