Tunceli'nin Nazımiye ilçesinde, bölge halkı tarafından kutsal kabul edilen ve inanç turizminin önemli merkezlerinden Düzgün Baba Dağı'nda, manevi değerlere yönelik ciddi bir saldırı yaşandı. Bugün, 15 Mayıs 2026 Cuma günü ortaya çıkan kaçak kazı skandalıyla ilgili Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı kapsamlı bir soruşturma başlattı. Aralarında bir köy muhtarının da bulunduğu dört şüphelinin kimliği tespit edilirken, adı geçen muhtar derhal görevinden uzaklaştırıldı. Bu olay, Düzgün Baba'nın atının 'ayak izi' ve 'evi' olarak bilinen kutsal nişanelerde meydana gelen tahribatla kamuoyunda büyük bir infiale ve üzüntüye neden oldu.
Detaylar
Tunceli'nin inanç ve kültürel miras açısından büyük öneme sahip Düzgün Baba Dağı'nda, kimliği belirsiz kişilerce gerçekleştirilen kaçak kazı faaliyetleri, bölge halkının derin saygı duyduğu manevi değerlere ağır bir darbe vurdu. Kazı sonucunda, Düzgün Baba'ya atfedilen ve yüzyıllardır ziyaret edilen 'ayak izi' ile 'evi' olarak bilinen kutsal alanlarda ciddi tahribatlar meydana geldiği tespit edildi. Bu durum, toplumun geniş kesimlerinde büyük bir öfke ve hayal kırıklığı yarattı.
Gelişmeler üzerine harekete geçen Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı, olaya karışanların tespiti ve yasal süreçlerin başlatılması amacıyla geniş çaplı bir adli soruşturma başlattı. Yürütülen soruşturma kapsamında, Tunceli nüfusuna kayıtlı üç sivil vatandaş ile bir köy muhtarının bu kaçak kazı olayına karıştığı belirlendi.
Soruşturma sürecinde, toplam 12 kişinin tanık sıfatıyla ifadelerine başvuruldu. Tanık beyanları, şüphelilerin Düzgün Baba Dağı'na birlikte çıktıklarını ve döndüklerini doğruladı. Ayrıca, soruşturmayı derinleştiren önemli bir delil olarak, şüphelilerden birinin cep telefonunda yapılan dijital incelemelerde, olay gününe ait fotoğraf ve videoların yanı sıra çok sayıda kaçak kazı görüntüsü ele geçirildi. Bu görüntüler, olayın vahametini ve şüphelilerin eylemlerini somut bir şekilde ortaya koydu.
Tunceli Valiliği, bölgenin manevi dokusuna yönelik bu menfur saldırı karşısında yazılı bir açıklama yaparak toplumun hassasiyetini paylaştı. Valilik açıklamasında, 'Düzgün Baba Ziyaretgâhı, yüzyıllardır dara düşenin sığındığı, hakikat arayışının ve toplumsal vicdanın simgesi olan kutsal bir emanettir. İnançlara ve kültürel mirasa yönelik bu tahribata karşı idari tahkikat titizlikle sürmektedir.' ifadelerine yer verildi. Valilik ayrıca, olaya karıştığı belirlenen köy muhtarı hakkında derhal idari işlem başlatıldığını ve ilgili şahsın görevden uzaklaştırıldığını kamuoyuna duyurdu. Adli makamlar, şüpheliler hakkında 'Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu’na muhalefet' suçundan başlattığı incelemeyi derinleterek sürdürüyor.
Uzman Analizi:Düzgün Baba Dağı'nda yaşanan kaçak kazı skandalı, sadece bir 'Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu'na muhalefet' vakası olmanın ötesinde, Türkiye'nin kültürel ve inançsal çeşitliliğine yönelik hassasiyetleri bir kez daha gündeme getirmiştir. Bu tür kutsal addedilen mekanlara yapılan saldırılar, toplumsal hafızayı ve kolektif kimliği hedef alarak derin yaralar açma potansiyeli taşır. Özellikle bir köy muhtarının bu tür bir olaya karışması, kamu görevlilerinin topluma karşı sorumlulukları ve kültürel mirasın korunmasındaki rolleri konusunda ciddi soru işaretleri yaratmaktadır. Valiliğin ve Başsavcılığın hızlı ve kararlı müdahalesi, devletin bu tür değerlere verdiği önemi göstermesi açısından kritik öneme sahiptir. Ancak asıl mesele, bu tür olayların bir daha yaşanmaması için koruma mekanizmalarının güçlendirilmesi, toplumsal farkındalığın artırılması ve kültürel mirasımıza sahip çıkma bilincinin yaygınlaştırılmasıdır. Bu olay, benzer potansiyel riskler taşıyan diğer kutsal ve tarihi alanlar için de bir uyarı niteliğindedir; zira kültürel mirasın korunması, yalnızca yasal düzenlemelerle değil, aynı zamanda güçlü bir toplumsal sahiplenme ile mümkündür.