Türkiye, enerji dönüşümü stratejisi kapsamında deniz üstü (offshore) rüzgar enerjisi projeleri için kapsamlı bir hazırlık sürecini tamamlayarak 5 gigavatlık (GW) kapasite hedefi doğrultusunda ilk somut adımlarını attı. Türkiye Rüzgar Enerjisi Birliği (TÜREB) Başkanı İbrahim Erden tarafından paylaşılan verilere göre, Hatay'dan başlayıp Karadeniz üzerinden Trakya'ya uzanan kıyı şeridinde 19 farklı bölge, teknik ve çevresel parametreler gözetilerek detaylı analizden geçirildi.
Stratejik Planlama ve Bölgesel Analiz
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ile sektör paydaşlarının ortaklaşa yürüttüğü çalışmalar, rüzgar potansiyelinin yanı sıra balık göç yolları, askeri bölgeler, radar sistemleri ve uluslararası deniz taşımacılığı rotaları gibi kritik unsurları kapsıyor. Türkiye'nin karasal rüzgar enerjisi kurulu gücü, TEİAŞ verilerine göre geçen yıla oranla yüzde 14 artışla 15 bin 66 megavata ulaşmış durumda. Şimdi ise bu başarının deniz üstü projelere taşınması hedefleniyor.
Derinlik Faktörü ve Öncelikli Bölgeler
Deniz üstü rüzgar projelerinde belirleyici olan deniz derinliği, Türkiye'nin coğrafi yapısı nedeniyle özel bir planlama gerektiriyor. Sabit temelli türbinler için 50-60 metre derinlik sınırı göz önüne alındığında, Marmara Denizi ve Kuzey Ege hattı teknik açıdan en uygun bölgeler olarak öne çıkıyor. İzmir'e uzanan kıyı hattı ve Marmara çevresi, 5 GW kapasite hedefinin ilk etapta hayata geçirileceği öncelikli sahalar olarak değerlendiriliyor. Uzmanlar, üretilen elektriğin karaya iletimi için deniz altı kablolama sistemleri ve trafo merkezleri gibi altyapı yatırımlarının da eş zamanlı olarak planlandığını belirtiyor.