Teknoloji 8 dk okuma

YouTube ve X, 'Nudify' Uygulamalarına Geçit Veriyor: Milyonlarca Kullanıcı Rızasız Deepfake Sitelerine Yönlendiriliyor

Yeni bir rapor, YouTube ve X gibi büyük sosyal medya platformlarının, rızasız cinsel içerikli deepfake görüntüleri oluşturan "nudify" uygulamalarına ve web sitelerine milyonlarca kullanıcı yönlendirdiğini ortaya koydu.

M
Editör
Murat Kaya
Yayınlanma Tarihi
Paylaş
Sosyal medya uygulamaları ve deepfake teknolojisini temsil eden bir görsel
ISD raporu, sosyal medya platformlarının 'nudify' uygulamalarına yönlendirmedeki rolünü gözler önüne serdi.

Sosyal Medya Platformlarında 'Nudify' Uygulamalarına Dair Kritik Bulgular

  • Yeni bir rapor, YouTube ve X gibi büyük sosyal medya platformlarının, rızasız cinsel içerikli deepfake görüntüleri oluşturan "nudify" uygulamalarına ve web sitelerine milyonlarca kullanıcı yönlendirdiğini ortaya koydu.
  • Institute for Strategic Dialogue (ISD) tarafından yayımlanan çalışma, Aralık 2025 ile Mart 2026 arasında sosyal ağların bu tür sitelere 5,7 milyondan fazla ziyaretçi yönlendirdiğini, bunun %30'undan fazlasının YouTube'dan geldiğini belirtiyor.
  • Platformların kendi politikalarına rağmen, bu tür içeriklerin kolayca erişilebilir olması, dijital manipülasyon ve mahremiyet ihlalleri konusunda ciddi endişeler yaratıyor.

Londra – 14 Temmuz 2026 – Dijital çağın getirdiği etik sorunlar derinleşirken, rızasız cinsel içerikli deepfake görseller üreten "nudify" uygulamaları ve web siteleri, sosyal medya platformları aracılığıyla geniş kitlelere ulaşıyor. Anti-aşırılık yanlısı bir kuruluş olan Institute for Strategic Dialogue (ISD) tarafından yayımlanan yeni bir rapor, YouTube ve X gibi ana akım sosyal medya devlerinin bu tür platformlara adeta birer "geçit" görevi gördüğünü gözler önüne serdi. Araştırma, bu uygulamaların yalnızca 1 dolara kadar düşük maliyetlerle rızasız cinsel içerik üretilmesine olanak tanıdığını ve bu durumun milyonlarca kullanıcının mahremiyetini tehdit ettiğini gösteriyor.

Deepfake Uygulamalarına Yönlendirmede YouTube ve X Lider

ISD'nin Pazartesi günü yayımladığı rapor, rızasız deepfake görseller oluşturmak için kullanılan en popüler 10 uygulama ve web sitesini inceledi. Çalışma, bu sitelere yönlendirilen trafiğin şaşırtıcı bir şekilde 4chan gibi daha az düzenlenmiş küçük çevrimiçi topluluklardan değil, ana akım sosyal medya platformlarından geldiğini ortaya koydu. ISD raporuna göre, sosyal ağlar Aralık 2025 ile Mart 2026 tarihleri arasında "nudify" sitelerine 5,7 milyondan fazla ziyaretçi yönlendirdi. Bu trafiğin en büyük kaynağı ise 1,82 milyon site ziyaretiyle YouTube oldu ve yönlendirmelerin %30'undan fazlasını oluşturdu. "Undress app" veya "nudify app" gibi anahtar kelimelerle yapılan aramalar sonucunda ortaya çıkan bu videolar, belirli uygulamaları incelemekten, tanıtımını yapmaya ve hatta ücretsiz kredi sağlayan promosyon kodlarına bağlantı vermeye kadar çeşitlilik gösteriyor. Araştırmaya göre, X ise 1,3 milyondan fazla ziyaretle bu sitelere trafik sağlayan ikinci en önemli kaynak oldu.

Çalışmanın yazarları, bu bulguların YouTube'un cinsel içerikli materyalleri yasaklayan politikalarıyla "doğrudan çeliştiğini" belirtiyor. ISD araştırma ve politika kıdemli direktörü Melanie Smith, "YouTube sadece pasif bir yönlendirme kaynağı değildi. Birçok durumda, bu araçların kullanımını da kolaylaştırıyordu" açıklamasını yaptı. Smith ayrıca, YouTube'un politikalarının yalnızca cinsel içerikli materyallerin yayınlanmasını değil, aynı zamanda bu tür web sitelerine bağlantı verilmesini veya reklamını yapılmasını da yasakladığını, ancak bu kuralların kapsamlı bir şekilde uygulanmadığını vurguladı. YouTube sözcüsü Boot Bullwinkle ise WIRED'a yaptığı açıklamada, şirketin "rızasız paylaşılan samimi görüntüler gibi istenmeyen cinsel içerikleri yasaklayan katı politikalara" sahip olduğunu ve bu politikaların hem YouTube içeriği hem de harici bağlantılar için geçerli olduğunu belirtti.

Rızasız Görüntülerin Maliyeti ve Hedefleri

"Nudify" araçlarının fiyatlandırması ve erişilebilirliği de çalışmada incelendi. Bazı uygulamalar ve web siteleri, kullanıcıların görüntü başına 1 dolar gibi düşük bir maliyetle cinsel içerikli deepfake'ler oluşturmasına olanak tanıyor. Bu platformların nispeten düşük maliyetine rağmen, yıllık toplamda 36 milyon dolara kadar gelir elde edebildikleri belirtiliyor. Araştırma, "nudify" uygulamalarının yaygın hedefleri arasında mevcut ve eski kız arkadaşlarının yanı sıra, rahatsız edici bir şekilde kız kardeşler ve kuzenler gibi akrabaların da bulunduğunu ortaya koydu. Smith, bu araçları kullanan kişilerin motivasyonlarının her zaman "cinsel nitelikte" olmadığını, birçok talebin insanları işten attırmak ve geçim kaynaklarını kötü niyetli şekillerde tehlikeye atmakla ilgili olduğunu da ekledi.

Ocak 2026'da X, Grok yapay zeka sohbet robotunun rızasız, cinsel içerikli veya müstehcen kadın görselleri, hatta bazı reşit olmayanların görsellerini üretmek için kullanılmasıyla yoğun eleştirilere maruz kalmıştı. Bu tepkiler üzerine şirket, Grok'a erişimi ücretli kullanıcılarla sınırladığını belirten bir açıklama yayımladı ve "X'i herkes için güvenli bir platform haline getirmeye kararlı olduklarını ve çocukların cinsel istismarı, rızasız çıplaklık ve istenmeyen cinsel içerik gibi her türlü duruma sıfır tolerans göstermeye devam ettiklerini" ifade etti.

Dijital Manipülasyon ve Rızasız Görüntülerin Yükselişi

Deepfake teknolojisi, yapay zeka ve makine öğrenimi algoritmaları kullanılarak gerçekçi görünen ancak sahte video, ses veya görüntülerin oluşturulmasını ifade eder. Bu teknoloji, eğlence sektöründe masum amaçlarla kullanılabilse de, "nudify" uygulamaları örneğinde olduğu gibi, bireylerin rızası olmadan cinsel içerikli görüntülerin üretilmesi ve yayılması gibi ciddi etik ve hukuki sorunlara yol açmaktadır. Rızasız samimi görüntüler (NCII - Non-Consensual Intimate Imagery), bir kişinin izni olmadan cinsel içerikli veya mahrem görüntülerinin paylaşılması durumunu kapsar. Bu durum, intikam pornografisi olarak da bilinen ve mağdurlar üzerinde derin psikolojik travmalara neden olan bir siber zorbalık biçimidir. Dijital manipülasyonun bu boyutu, özellikle kadın ve çocukları hedef alarak, onların itibarlarını zedelemekte, sosyal ve profesyonel yaşamlarını olumsuz etkilemektedir.

Rızasız Görüntülerin Toplumsal ve Hukuki Yansımaları

Rızasız deepfake görüntülerin yayılması, bireylerin mahremiyet haklarına yönelik ciddi bir tehdit oluşturmanın yanı sıra, toplumsal güveni sarsmakta ve dijital platformların sorumluluğu konusunda tartışmaları alevlendirmektedir. Bu tür içeriklerin kolayca üretilip dağıtılması, mağdurlar üzerinde derin psikolojik etkiler bırakmakta, utanç, depresyon ve sosyal izolasyona yol açabilmektedir. Hukuki açıdan bakıldığında, Amerika Birleşik Devletleri'nde "Take It Down Act" (İndirme Yasası) gibi federal yasalar, rızasız samimi görüntüleri yasa dışı hale getirerek platformların bu tür içerikleri kaldırma yükümlülüğünü getirmiştir. Mayıs 2025'te Başkan Trump tarafından imzalanan bu yasa, platformların mağdurun talebi üzerine 48 saat içinde bu tür görüntüleri kaldırmasını zorunlu kılmaktadır. Ancak ISD raporunun bulguları, bu tür yasal düzenlemelerin ve platform politikalarının uygulanmasında ciddi boşluklar olduğunu göstermektedir. Bu durum, hem yasa koyucular hem de teknoloji şirketleri için daha etkin önlemler alma ve dijital vatandaşların güvenliğini sağlama konusunda acil bir çağrı niteliğindedir.

Anlık Nokta Editoryal Değerlendirmesi:

Bu araştırma, sosyal medya platformlarının içerik denetimi konusundaki yetersizliklerini ve yapay zeka teknolojilerinin kötüye kullanımının ulaştığı vahim boyutları bir kez daha gözler önüne sermektedir. Dijital mahremiyetin korunması ve siber zorbalığın önlenmesi için platformların daha proaktif adımlar atması, yasal düzenlemelerin ise daha caydırıcı ve uygulanabilir olması elzemdir.

ISD raporuna göre, "nudify" uygulamalarına en çok trafik sağlayan platform YouTube olup, bunu X takip etmektedir.

Bazı "nudify" uygulamaları ve web siteleri, kullanıcıların görüntü başına 1 dolar gibi düşük bir maliyetle rızasız cinsel içerikli deepfake görseller oluşturmasına olanak tanımaktadır.

"Take It Down Act", Mayıs 2025'te Başkan Trump tarafından imzalanarak yasalaşmış ve platformların bildirim ve kaldırma yükümlülükleri Mayıs 2026'da tam olarak yürürlüğe girmiştir.

Institute for Strategic Dialogue (ISD), 2006 yılında kurulmuş, Londra merkezli bağımsız, kar amacı gütmeyen bir kuruluştur. Aşırılıkçılıkla mücadele, kutuplaşma, nefret söylemi, dezenformasyon ve dijital manipülasyon gibi konularda araştırmalar yaparak, hükümetlere ve topluluklara çözümler sunar.

Bu Haber Hakkında Ne Düşünüyorsunuz?