Yerel 4 dk okuma

Geleneksel Türk müziği yapay zeka ile yeniden şekilleniyor

SAÜ Devlet Konservatuvarı'nda geliştirilen yapay zeka destekli uygulama, Türk müziğinin 164 makam ve 87 usulünde eser üreterek dijital dünyada yerel sesleri temsil etmeyi amaçlıyor.

A
Editör
Ahmet Yılmaz
Yayınlanma Tarihi
Paylaş
Yapay zeka destekli Türk müziği üretim arayüzü ve nota analizi
Sakarya Üniversitesi'nde geliştirilen yazılım, Türk müziğinin makam ve usullerini dijital ortama taşıyor.

Sakarya Üniversitesi Devlet Konservatuvarı'nda yürütülen yeni bir akademik çalışma, Türk müziğinin zengin makam ve usul yapısını yapay zeka teknolojileriyle buluşturuyor.

Doç. Dr. Mahir Mak danışmanlığında yüksek lisans öğrencisi Emin Şükrü Demir tarafından hayata geçirilen proje, geleneksel ses sistemlerinin dijital dünyada hak ettiği yeri almasını hedefliyor.

Akademik Araştırmanın Doğuşu ve Hedefleri

Mevcut küresel yapay zeka müzik üretim araçlarının neredeyse tamamının Batı müziği teorisi ve veri setleriyle eğitildiği gerçeğinden hareketle başlatılan bu girişim, uzun süreli bir akademik emeğin ürünü olarak dikkat çekiyor. Sakarya Üniversitesi bünyesinde yürütülen çalışmalar, kültürün dijitalleşme süreçlerinde kendi özgün kodlarını korumasını amaçlıyor.

Proje ekibi, dünyadaki kültürel hegemonya biçimlerinin müzik endüstrisini tek tipleştirdiği tespitiyle yola çıkarak yerel melodi ve armoni yapılarını koruma altına almayı hedefledi. Bu doğrultuda, Türk müziğinin 164 farklı makamı ve 87 usulü, yapay zeka algoritmalarının anlayabileceği formata dönüştürüldü.

Geliştirilen yazılımın sadece bir melodi üretme aracı olmadığı, aynı zamanda kapsamlı bir dijital arşiv ve eğitim platformu olarak tasarlandığı vurgulanıyor. Akademik çevrelerde büyük yankı uyandıran bu altyapı, geleneksel formların gelecek nesillere aktarılmasında köprü görevi üstleniyor.

Veri Setlerinin Oluşturulması ve Teknik Altyapı

Yapay zeka modellerinin eğitilmesi sürecinde en kritik aşamayı muazzam büyüklükteki veri setlerinin derlenmesi ve sayısal ortama aktarılması oluşturdu. Projede, alanında öncü akademisyenlerden Prof. Dr. İbrahim Karaosmanoğlu'nun derlediği ve güncellenerek 3 bin esere ulaştırılan geniş veri tabanı temel alındı.

Halk müziği, sanat müziği ve anonim eserlerin titizlikle işlendiği bu havuz, makine öğrenmesi algoritmalarının Türk müziğinin mikrotonal yapılarını ve koma seslerini kavramasını sağladı. Batı müziğindeki eşit temperli sistemin aksine, Türk müziğinin esnek perde yapısı bu yazılımla başarılı bir şekilde modellendi.

Elde edilen veriler sayesinde yazılım, uçtan uca özgün bir müzik eseri üretebiliyor, bu eserlerin nota çıktısını alabiliyor ve geleneksel enstrümanların dijital simülasyonlarıyla seslendirilmesine imkan tanıyor. Sistem üzerindeki düzenleme araçları da müzisyenlere geniş bir yaratıcı özgürlük alanı sunuyor.

Uygulamanın Çok Katmanlı Kullanım Alanları

Geliştirilen yapay zeka destekli yazılımın üç ana arayüz üzerinden hizmet vermesi planlanıyor; bunlardan biri müzik eğitimine ayrılırken, diğerleri ses kayıt teknolojileri ve doğrudan eser üretimi için yapılandırıldı. Bu çok yönlü mimari, uygulamanın hem amatör meraklılara hem de profesyonel icracılara hitap etmesini sağlıyor.

Müzik eğitimi alanında öğrencilerin makam ve usul kalıplarını pratik yaparak öğrenmesine olanak tanıyan sistem, aynı zamanda akademisyenler için analitik bir araştırma aracı niteliği taşıyor. Ses kayıt teknolojilerindeki entegrasyon imkanları ise stüdyo prodüksiyonlarında geleneksel motiflerin modern altyapılarla harmanlanmasını kolaylaştırıyor.

Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın destekleriyle gerçekleştirilen çalıştayda sektörel paydaşlara tanıtılan uygulama, profesyonel müzik otoritelerinden tam not aldı. Yazılımın sunduğu pratik çözümler, stüdyo masraflarını düşürürken deneysel müzik çalışmalarının da önünü açıyor.

Dijital Erişilebilirlik ve Ücretsiz Platform Vizyonu

Proje yürütücülerinin en temel hedeflerinden biri, ortaya çıkan bu teknolojik çıktının hiçbir ticari engelle karşılaşmadan toplumun tüm kesimlerine ulaşmasını sağlamak oldu. Bu doğrultuda yazılımın bilgisayar, tablet ve akıllı telefonlardan erişilebilir biçimde tamamen ücretsiz olarak sunulması kararlaştırıldı.

Teknolojinin demokratikleştirilmesi misyonuyla hareket eden ekip, konservatuvar öğrencilerden amatör müzik üreticilerine kadar herkesin bu aracı kolayca deneyimleyebilmesi için kullanıcı dostu bir arayüz tasarladı. İnternet tarayıcıları üzerinden çalışabilen bulut tabanlı altyapı, yüksek donanım gereksinimlerini de ortadan kaldırıyor.

Önümüzdeki dönemde dışarıdan yapılacak katkılarla veri setinin daha da genişletilmesi ve yapay zeka modelinin doğaçlama (taksim) yeteneklerinin artırılması hedefleniyor. Bu hamleyle birlikte Türk müziği, küresel dijital ekosistemde kendi sesini duyurmak için güçlü bir enstrüman kazanmış oluyor.

Kültürel Hegemonyaya Karşı Dijital Direnç

Müzik dünyasında uzun süredir var olan Batı merkezli dijital araç monopolüne karşı yerel kültürlerin kendi dijital ekosistemlerini kurma zorunluluğu bu projeyle somut bir adım kazanmış durumda. Uzmanlar, yapay zeka devriminin kültür endüstrilerini yutma tehlikesine karşı bu tür yerli projelerin hayati önem taşıdığını belirtiyor.

Türk müziğinin benzersiz estetik değerlerinin kodlanması, sadece teknik bir başarı değil aynı zamanda kültürel hafızanın korunması ve geleceğe taşınması operasyonu olarak değerlendiriliyor. Projenin uluslararası akademik platformlarda da sunulması ve benzer kültürel müziklere ilham vermesi bekleniyor.

Geleneksel ile modernin kesişim kümesinde yer alan bu girişim, teknolojik gelişmelere entegre olurken kimliğini kaybetmeme iradesinin en somut göstergelerinden biri olarak kayıtlara geçiyor. Sürecin ilerleyen aşamalarında uluslararası iş birlikleriyle sistemin kapsamının daha da genişletilmesi öngörülüyor.

Bu Haber Hakkında Ne Düşünüyorsunuz?