Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, belediye meclisinin açılış oturumunda yaptığı kapsamlı değerlendirmelerde, Türkiye'nin kronikleşen sorunları arasında yer alan kaçak yapılaşma ve imar affı uygulamalarına sert tepki gösterdi.
Yerel yönetimlerin tek başına bu yükü taşıyamayacağını vurgulayan Özdemir, merkezi yönetimden yerel birimlere kadar tüm siyaset kurumunun ortak bir sorumluluk taşıdığının altını çizdi.
Nilüfer Belediye Meclisinde Gündem Kaçak Yapılaşma Oldu
Nilüfer Belediye Meclisi kasım ayı olağan toplantıları, Belediye Başkanı Şadi Özdemir'in yönetiminde gerçekleştirilen oturumla başladı ve toplantının ana gündem maddesi kent genelindeki kaçak yapılaşma tehdidi oldu.
Başkan Özdemir, meclis salonundaki açılış konuşmasında, Türkiye'nin dört bir yanında kontrolsüz şekilde yayılan kaçak yapıların artık sürdürülemez bir boyuta ulaştığına dikkat çekti.
Yerel yönetimlerin denetim mekanizmalarındaki yetersizliklerin sıklıkla tartışıldığı bir dönemde yapılan bu açıklamalar, sorunun sadece belediyelerin omuzlarına yıkılamayacak kadar büyük bir yapısal kriz olduğunu gözler önüne serdi.
Toplantıda, Nilüfer ilçesinin farklı mahallelerinde hızla çoğunan kaçak yapıların hem kentsel altyapıya hem de planlı şehirleşme ilkelerine verdiği zararlar detaylı bir şekilde masaya yatırıldı.
Siyaset Kurumu ve Yerel Yöneticilerin Sorumluluk Alanı
Şadi Özdemir, kaçak yapılaşmayla mücadelede siyaset kurumunun attığı adımların ve sergilediği tutumun hayati önem taşıdığını belirterek, hiçbir siyasetçinin bu sorumluluktan kaçamayacağını ifade etti.
Milletvekillerinden belediye başkanlarına kadar uzanan geniş bir yelpazede, yetki alanlarının arkasına sığınarak sorun görmezden gelinmesinin kabul edilemez olduğunu dile getirdi.
Vatandaşların yaşadığı ekonomik ve sosyal mağduriyetlerin arkasına sığınarak kaçak yapılara göz yumulmasının, aslında gelecekteki daha büyük felaketlere zemin hazırladığına dikkat çekildi.
Özdemir'in bu çıkışı, Ankara ile yerel yönetimler arasında imar politikaları konusunda yıllardır süregelen yetki ve sorumluluk tartışmalarını yeniden alevlendirdi.
İmar Afları Uygulamalarının Kalıcı Olarak Kaldırılması Çağrısı
Kaçak yapılaşmanın önündeki en büyük engelin geçmişte çıkarılan imar afları olduğunu savunan Nilüfer Belediye Başkanı, bu tür düzenlemelerin tamamen ortadan kaldırılması gerektiğini söyledi.
Kurallara aykırı olarak inşa edilen yapıların belirli periyotlarla yasallaştırılmasının, hukuka uygun davranan vatandaşların hakkını gasp ettiğini ve kuralsızlığı teşvik ettiğini vurguladı.
İmar affı beklentisinin toplumda bir kültür haline gelmesinin, denetim görevini yürüten kurumların elini kolunu bağladığı ve illegal yapılaşmayı cazip hale getirdiği ifade edildi.
Bu bağlamda, çıkarılacak yeni ve net yasal düzenlemelerle birlikte, imar barışı gibi uygulamaların bir daha asla gündeme gelmemesi yönündeki kararlı duruş yinelendi.
Caydırıcı Yasal Tedbirler ve Arazilere El Konulması Önerisi
Kaçak yapılaşmayla mücadelenin sadece idari para cezalarıyla kazanılamayacağını belirten Özdemir, çok daha radikal ve caydırıcı hukuki adımların atılması gerektiğinin altını çizdi.
Kaçak yapı inşa edilen arazilere devlet tarafından doğrudan el konulmasını sağlayacak yasal düzenlemelerin derhal hayata geçirilmesi gerektiğini savundu.
Bu tür sert tedbirlerin, rant elde etmek amacıyla tarım arazilerini ve koruma alanlarını işgal eden kişilere karşı en etkili caydırıcı unsur olacağı ifade edildi.
Merkezi hükümetin bu konuda atacağı cesur adımların, yerel yönetimlerin sahadaki elini güçlendireceği ve kaçaklaşma oranını minimuma indireceği vurgulandı.
Komisyon Raporları ve Nilüfer'in İmar Planı Değişiklikleri
Meclis toplantısının devam eden bölümünde ise Hasan Ağa, Odunluk, Doğanköy, Beşevler ve Kayapa bölgelerini kapsayan 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişiklikleri görüşüldü.
İlgili komisyonlardan gelen raporlar meclis üyelerinin onayına sunulurken, bazı maddelerin detaylı inceleme için yeniden komisyonlara havale edilmesi kararlaştırıldı.
Ayrıca belediyenin mevcut personel yapısı, norm kadro dağılımı, artan borç yükü ve enflasyonun bütçe üzerindeki baskısı meclis üyeleri arasında kapsamlı bir şekilde değerlendirildi.
Park ve bahçe hizmetlerinden temizlik işlerine kadar sahadaki operasyonel süreçlerin masaya yatırıldığı toplantı, komisyon kararlarının oylanmasının ardından sona erdi.