Yerel Haberler 7 dk okuma

Sakarya Serbest Piyasasında Fındık Fiyatları ve TMO Makas Aralığı

Sakarya serbest piyasasında fındık 150-160 TL bandında işlem görürken, TMO'nun 255 TL'ye varan alım fiyatları üreticiyi beklemeye itti.

A
Editör
Ahmet Yılmaz
Yayınlanma Tarihi
Paylaş
Sakarya'da serbest piyasa ve TMO fındık fiyatları karşılaştırması
Sakarya'daki fındık üreticileri serbest piyasa ile TMO fiyatları arasındaki makas nedeniyle zorlu bir karar sürecinde.

Sakarya genelinde fındık üreticileri, 3 Kasım 2026 tarihi itibarıyla serbest piyasadaki fiyat hareketliliğini ve Toprak Mahsulleri Ofisi alım politikalarını yakından takip ediyor. Yeni sezonun başlangıcından bu yana üreticinin en temel gündem maddesini oluşturan fiyat dengesizliği, serbest piyasa ile kamu alım fiyatları arasındaki derin makas nedeniyle katmanlı bir ekonomik krize dönüşmüş durumdadır. Sakarya merkez başta olmak üzere Hendek, Kocaali ve Karasu gibi üretim üslerinde serbest piyasa işlemleri 145 ila 160 TL bandında seyrederken, TMO'nun açıkladığı taban fiyatlar bu rakamların oldukça üzerinde kalmaktadır. Üreticiler, ürünlerini hangi kanaldan değerlendirecekleri konusunda stratejik bir bekleyiş içine girerken, sahadaki bu ekonomik ayrışma hem tüccarları hem de üretici kooperatiflerini yakından ilgilendiren yeni bir dönemin kapısını aralamaktadır.

Sermaye hareketleri, girdi maliyetlerindeki artışlar ve arz-talep dengesi, Sakarya'daki fındık piyasasının şekillenmesinde kritik roller üstlenmektedir. Hasat döneminin ardından depolara giren ürünlerin pazara sürülme hızı, serbest piyasadaki fiyatların baskılanmasına ya da dalgalanmasına doğrudan etki etmektedir. Bölgedeki üreticiler, gübre, ilaç, akaryakıt ve işçilik gibi kalemlerde kat kat artan masraflar karşısında serbest piyasa fiyatlarının beklentilerin gerisinde kalmasından duydukları rahatsızlığı her platformda dile getirmektedir. Öte yandan tüccarlar ve aracı kurumlar ise finansmana erişim maliyetleri ve piyasadaki likidite sıkışıklığı nedeniyle ellerini sıkı tutmakta, bu durum da iki pazar arasındaki makasın kapanmasını imkansız hale getirmektedir.

Sakarya Genelinde Serbest Piyasa ve İlçe Bazlı Dağılım

Sakarya'nın farklı üretim merkezlerinde serbest piyasa rakamları coğrafi ve lojistik faktörlere bağlı olarak küçük dalgalanmalar göstermektedir. İl merkezinde brüt 160 TL, net 155 TL seviyesinden işlem gören %50 randımanlı fındık, ilçelerde ise kalite ve tüccar yoğunluğuna göre farklılık arz etmektedir. Özellikle tarımsal üretim potansiyeli yüksek olan Hendek'te fiyatlar 155 TL bandını görürken, Kocaali'de 148,25 TL, Karasu'da ise 145 TL seviyelerinde işlem görmektedir. Bu bölgesel farklar, üreticinin ürünü taşıma maliyeti ile en yüksek fiyatı veren noktaya ulaşma çabasını da beraberinde getirmektedir.

Serbest piyasadaki bu homojen olmayan yapı, küçük üreticinin elindeki ürünü aceleyle elden çıkarmasına ya da tam aksine lisanslı depoculuk sistemine yönelmesine neden olmaktadır. Sakarya genelinde fındık ticaretinin kalbinin attığı borsalarda işlem hacmi düşük kalırken, üreticilerin bir kısmı nakit ihtiyacını karşılamak için düşük fiyatlara razı olmak zorunda kalmaktadır. Bölgedeki ziraat odaları ve üretici birlikleri, bu tablonun sürdürülebilir olmadığını, küçük ölçekli çiftçilerin her geçen gün sermaye kaybettiğini raporlamaktadır. Serbest piyasanın serbest koşullarında oluşan bu rakamlar, maliyet hesaplarıyla taban tabana zıt bir tablo ortaya koymaktadır.

Piyasayı yakından izleyen sektör temsilcileri, serbest piyasadaki bu durgunluğun temel sebebinin ihracat cephesindeki talep esnekliği olduğunun altını çizmektedir. Küresel alıcıların Türk fındığına gösterdiği ilgi devam etse de, alım konsorsiyumlarının fiyat baskısı politikasından vazgeçmediği gözlenmektedir. Sakarya'daki tüccarlar da uluslararası alıcıların sunduğu şartlara göre pozisyon almakta, bu durum yereldeki müstahsile doğrudan yansımaktadır. Sonuç olarak il genelindeki serbest piyasa, TMO'nun koruyucu şemsiyesi altında bir denge bulmaya çalışsa da, aradaki devasa fark serbest piyasanın işleyiş mekanizmasını ciddi şekilde manipüle etmektedir.

Toprak Mahsulleri Ofisi Alım Politikaları ve Taban Fiyatlar

Devletin tarımsal destek mekanizmalarının en önemli ayağını oluşturan Toprak Mahsulleri Ofisi, açıkladığı alım fiyatlarıyla serbest piyasanın üzerinde bir denge unsuru oluşturmayı hedeflemektedir. 3 Kasım 2026 itibarıyla TMO, %50 sağlam iç fındık esasına göre Giresun kalitede 255 TL, Levant kalitede 250 TL ve sivri kalitede 245 TL'den alım gerçekleştirmektedir. Serbest piyasadaki 150-160 TL'lik bant ile TMO fiyatları arasında oluşan 90 ila 105 TL arasındaki bu devasa fark, üreticilerin TMO randevu sistemine yönelmesinde en büyük itici güç olmaktadır. Ancak TMO'nun alım şartları, randevu bulma süreçleri ve analiz kriterleri, üreticilerin bu kuruma ürün teslim ederken bazı idari ve lojistik engellerle karşılaşmasına da yol açmaktadır.

TMO'nun uyguladığı fiyat politikasında randıman kriteri belirleyici bir ekonomik parametre olarak öne çıkmaktadır. Kurum, %50 randımanın üzerindeki her 1 randıman için üreticiye Giresun kalitede 5,10 TL, Levant kalitede 5 TL ve sivri kalitede 4,90 TL ek prim ödemesi yapmaktadır. Bu durum, kaliteli ürün üreten ve bahçesine iyi bakan çiftçiler için ciddi bir teşvik unsuru oluştururken, düşük randımanlı ürün sahipleri için serbest piyasa ile TMO arasındaki makasın cazibesini bir miktar azaltmaktadır. Buna rağmen, TMO fiyatlarının serbest piyasanın yaklaşık %60 ila %70 üzerinde seyretmesi, üreticinin kamu eliyle korunması yönündeki taleplerin ne kadar haklı olduğunu gözler önüne sermektedir.

Ofisin alım merkezlerindeki yoğunluk ve depolama kapasitelerinin sınırlılığı, sürecin işleyişinde karşılaşılan başlıca bürokratik engeller arasında yer almaktadır. Sakarya'daki üreticiler, TMO'dan randevu alabilmek için dijital sistemler üzerinden günlerce beklemek zorunda kalmakta, bu da acil nakit ihtiyacı olan kesimleri mecburen düşük fiyatlı serbest piyasaya yönlendirmektedir. Kurumun alım kriterlerindeki sıkı denetimler, çürük ve bozuk oranlarının düşük tutulması zorunluluğu, her ne kadar ürün kalitesini artırsa da küçük ölçekli üretici için süreci zorlaştırmaktadır. Tüm bu zorluklara rağmen TMO, piyasanın tamamen çökmesini engelleyen stratejik bir regülatör görevini sürdürmektedir.

Fındık Türü / KaliteSakarya Serbest Piyasa (TL/kg)TMO Alım Fiyatı (TL/kg)Fark (TL/kg)
Yağlı / Tombul fındık150-160 bandı255,0095-105
Levant kalite150-160 bandı250,0090-100
Sivri / Çakıldak fındık150-160 bandı245,0085-95

Üreticilerin Bekleme Stratejisi ve Maliyet Baskısı

Serbest piyasa ile TMO fiyatları arasındaki 100 TL'ye varan bu devasa fark, Sakarya'daki fındık üreticilerini uzun soluklu bir bekleme ve stok tutma stratejisine sevk etmiştir. Çiftçiler, ürünlerini hemen satmak yerine lisanslı depolarda muhafaza etmeyi veya evlerinde çuvallar içinde saklamayı tercih ederek fiyatların yukarı yönlü hareket etmesini ya da TMO alım şartlarının esnetilmesini beklemektedir. Bu strateji, üreticinin elindeki ürünü koruma refleksinin bir sonucu olsa da, depolama maliyetleri ve ürün kaybı riski gibi dezavantajları da beraberinde getirmektedir. Üretici birlikleri, çiftçilerin bu direncinin piyasada suni bir arz darlığı yarattığını, ancak finansal dayanıklılık sınırının da sonuna gelindiğini ifade etmektedir.

Tarım ekonomistlerinin analizlerine göre, üreticinin bu bekleme lüksü yıl sonuna kadar sürdürülebilir bir yapı arz etmemektedir. Gübre ve zirai ilaç bayilerine olan borçlarını ödemek zorunda kalan, kış sezonu öncesi zorunlu harcamaları bulunan üreticiler, eninde sonunda ürünü pazara indirmek durumunda kalacaktır. Bu durum, önümüzdeki aylarda serbest piyasada geçici bir yoğunluk ve buna bağlı olarak fiyat baskılanması riskini beraberinde getirmektedir. Öte yandan, tüccarların bu beklentiyi bilerek fiyatları düşük tutma stratejisinde ısrar etmesi, üretici ile aracı arasındaki güven bunalımını derinleştirmektedir. Sakarya ovasındaki tarımsal faaliyetlerin sürdürülebilirliği, bu ekonomik açmazın nasıl çözüleceğine doğrudan bağlıdır.

Üreticilerin kooperatifleşme bilincinin zayıf olması, bireysel hareket etmelerine ve tüccar karşısında pazarlık gücünü yitirmelerine neden olmaktadır. Sakarya'da ortak hareket edebilen üretici gruplarının sayısı son yıllarda artış gösterse de, genel manada her çiftçi kendi ekonomik çıkarını korumaya çalışmaktadır. Bu da piyasadaki manipülasyonlara karşı direnci kırmaktadır. Uzmanlar, fındık gibi stratejik bir ihraç ürününde üreticinin korunması için sadece TMO alımlarının yetmeyeceğini, uzun vadeli planlamalarla sözleşmeli üretim modellerinin hayata geçirilmesi gerektiğini vurgulamaktadır. Aksi takdirde, her sezon aynı fiyat tartışmaları ve makas uyumsuzlukları tekrarlanmaya devam edecektir.

Küresel Piyasalar ve İhracat Eksenli Beklentiler

Sakarya'da şekillenen fındık fiyatları, sadece yerel dinamiklerin değil, küresel çikolata ve gıda devlerinin alım politikalarının da doğrudan tesiri altındadır. Türkiye'nin dünya fındık ihracatındaki lider konumunu sürdürmesine karşın, fiyat belirleme mekanizmasında uluslararası borsaların ve büyük alıcıların ağırlığı her geçen gün artmaktadır. Sakarya'daki serbest piyasa tüccarları, uluslararası pazarlardaki talep daralmasını veya döviz kurlarındaki dalgalanmaları gerekçe göstererek müstahsile düşük teklifler sunmaktadır. Bu durum, yerel üreticinin küresel ekonomik krizlerden ne denli etkilendiğini gözler önüne sermektedir.

Önümüzdeki dönemde ihracat rakamlarının seyri, Sakarya'daki fındık fiyatlarının yönünü tayin edecek en kritik etkenlerin başında gelmektedir. Avrupa merkezli gıda şirketlerinin stok eritme süreçleri ve yeni sipariş takvimleri, Türkiye'den yapılacak sevkiyatların hacmini belirleyecektir. Eğer ihracat cephesinde talep artışı yaşanırsa, serbest piyasa fiyatlarının TMO seviyelerine yaklaşmasa bile 150-160 TL bandından yukarı yönlü bir ivme kazanması muhtemel görülmektedir. Aksi senaryoda ise serbest piyasanın uzun süre bu seviyelerde yatay seyretmesi ve üreticinin tamamen kamusal desteklere bağımlı hale gelmesi kaçınılmaz olacaktır.

Sonuç olarak, Sakarya'da 3 Kasım 2026 itibarıyla tablo, üretici açısından hem bir varoluş mücadelesi hem de ekonomik bir hesaplaşma niteliği taşımaktadır. TMO'nun sunduğu 250 TL üzerindeki rakamlar bir can simidi işlevi görürken, serbest piyasanın 150 TL bandında sıkışıp kalması tarımsal kalkınmanın önündeki en büyük engellerden biri olarak durmaktadır. Sektörün tüm paydaşları, bu makasın kapanması ve adil bir piyasa dengesinin kurulması için yeni ve kapsamlı tedbirlerin acilen hayata geçirilmesini beklemektedir.

Bu Haber Hakkında Ne Düşünüyorsunuz?