ABD Başkanı Donald Trump, İran ile yürütülen müzakerelerde bir anlaşmaya varılması noktasında önemli bir ilerleme kaydedildiğini ve tarafların uzlaşıya 'çok yaklaştığını' belirtti. Tahran yönetimi de geçtiğimiz hafta boyunca müzakere süreçlerinde pozitif bir ivme yakalandığını doğruladı.
Taslak Anlaşma ve 14 Maddelik Çerçeve
Başkan Trump, CBS News kanalına verdiği demeçte, kendisine sunulan bir taslak anlaşmayı incelediğini ancak metnin yeterliliği konusunda henüz net bir değerlendirme yapamayacağını ifade etti. Trump, olası bir anlaşmanın İran'ın nükleer silah elde etmesini kesinlikle engelleyeceğini vurgulayarak, 'İstediğimiz her şeyi alacağımız bir anlaşmaya imza atarım' ifadelerini kullandı. İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bakayi ise devlet televizyonuna yaptığı açıklamada, iki ülkenin pozisyonlarının yakınlaştığını belirterek, 14 maddelik bir mutabakat zaptı üzerinde çalıştıklarını açıkladı. Bakayi, bu çerçevenin 30 ila 60 gün içinde nihai bir anlaşmaya dönüştürülmesinin hedeflendiğini kaydetti.
Bölgesel Diplomasi ve Hürmüz Boğazı
Müzakereler sürerken, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'un bölge liderleriyle yoğun bir diplomasi trafiği yürüttüğü bildirildi. Fransa'nın temel önceliğinin Hürmüz Boğazı'nın yeniden ticari trafiğe açılması olduğu belirtiliyor. ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ise Hindistan ziyareti sırasında, İran'ın nükleer kapasitesinden vazgeçmesi ve boğazdaki geçişlerin serbest bırakılması gerektiği yönündeki ABD tutumunu yineledi. 13 Nisan'dan bu yana uygulanan deniz ablukası kapsamında, ABD Merkez Komutanlığı (Centcom) bölgedeki ticari faaliyetleri durdurmaya yönelik operasyonlarını sürdürürken, Tahran yönetimi boğaz üzerindeki kontrol iddialarını korumaya devam ediyor.
Uzman Analizi:ABD ve İran arasındaki bu diplomatik hareketlilik, tarafların askeri bir tırmanışın ekonomik ve stratejik maliyetlerini göze alamadığını gösteriyor. Nükleer silahlanma gibi kırmızı çizgilerin korunması şartıyla masaya oturulması, bölgedeki gerilimin bir süreliğine soğutulabileceğine işaret etse de, Hürmüz Boğazı üzerindeki egemenlik ihtilafı kalıcı bir çözüm için en büyük engel olmaya devam ediyor.