Dünya 5 dk okuma

Avustralya Siyasetinde Deprem: Toplum ve Kamu Sektörü Sendikası Victoria İşçi Partisi Desteğini Çekti

Victoria eyaletinde Toplum ve Kamu Sektörü Sendikası, artan işten çıkarmalar ve danışmanlık harcamaları nedeniyle İşçi Partisi hükûmetine desteğini çekti.

S
Editör
Selin Aras
Yayınlanma Tarihi
Paylaş
Victoria eyaletinde sendika üyelerinin protestosu ve seçim tartışmaları
Victoria eyaletinde kamu çalışanlarını temsil eden sendikaların hükûmet politikalarına karşı başlattığı kampanyalar seçim öncesi tansiyonu artırıyor.

Avustralya'nın Victoria eyaletinde 28 Kasım tarihinde gerçekleştirilecek kritik seçimler öncesinde siyasi tansiyon en üst seviyeye ulaştı. Toplum ve Kamu Sektörü Sendikası (CPSU), eyalet yönetimindeki Ben Carroll liderliğindeki İşçi Partisi hükûmetine olan desteğini resmen geri çektiğini duyurdu. Eyalet genelindeki kamu çalışanlarını temsil eden en büyük örgütlerden biri olan sendikanın aldığı bu karar, seçim dengelerini kökten sarsabilecek nitelikte bir gelişme olarak kayda geçti.

Son dönemde art arda gelen sendika kopuşlarına bir yenisini ekleyen CPSU, hükûmetin kamu hizmeti kadrolarında yaptığı kesintileri ve dışarıdan danışmanlık hizmetlerine aktarılan devasa bütçeleri sert bir dille eleştirdi. Ben Carroll yönetiminin izlediği ekonomi politikalarının kamu çalışanlarının iş güvencesini ortadan kaldırdığını savunan sendika yönetimi, bu politikaların gizli bir özelleştirme sürecine hizmet ettiğini vurguladı. Eyalet siyasetinde geleneksel olarak İşçi Partisi ile yakın mesai yürüten işçi örgütlerinin bu hamlesi, seçim yarışındaki oy dağılımını doğrudan etkileyecek potansiyel taşıyor.

Kamu Sektöründe Daralma ve Tartışmalı Kadro Kesintileri

Victoria eyalet hükûmeti, son yıllarda artan personel giderlerini kontrol altına almak amacıyla idari kadrolarda kapsamlı kısıtlamalara gitmişti. Helen Silver liderliğinde gerçekleştirilen bağımsız incelemenin ardından hayata geçirilen düzenlemeler kapsamında, yaklaşık bin kamu hizmeti rolü tasfiye edilirken 300'den fazla üst düzey yönetici pozisyonu da ortadan kaldırıldı. Hükûmet kanadı, bu yapısal değişiklikler sayesinde bütçede 4 milyar dolarlık tasarruf sağlandığını ve temel hizmet sunan ön cephe personelinin bu süreçten etkilenmediğini savunuyordu.

Öte yandan sendika kanadından yapılan açıklamalar, resmi verilerle sahadaki tablonun örtüşmediğini gözler önüne seriyor. CPSU Sekreteri Jiselle Hanna, inceleme raporunun yayımlanmasından bu yana 200'den fazla ek yeniden yapılandırma sürecinin tetiklendiğini belirtti. Bu süreçlerin daimi çalışanlar için güvencesizliği artırdığını, maaş indirimlerine ve zorunlu işten çıkarmalara zemin hazırladığını ifade eden Hanna, geçmişte güvenli bir kariyer alanı olan kamu sektörünün artık riskli bir çalışma alanına dönüştüğünü dile getirdi.

Hükûmetin tasarruf hamlelerine karşın danışmanlık firmalarına aktarılan bütçelerin yüksekliği ise en çok tartışılan konuların başında geliyor. Sendika tarafından paylaşılan ve son yıllara ait mali raporları kapsayan analizler, İşçi Partisi yönetiminin farklı departmanlar üzerinden danışmanlık hizmetleri için toplamda 1,2 milyar dolar harcama yaptığını ortaya koydu. Özellikle Hazine ve Finans Departmanı ile Enerji, Çevre ve İklim Eylem Departmanı gibi kurumların bu harcamalarda ilk sıralarda yer alması, kamuoyunda ve muhalefet kanadında yoğun eleştirilere neden oldu.

Muhalefetin Vaatleri ve Eyalet Siyasetindeki Yeni Denge Arayışları

Victoria eyaletinde yaklaşan seçimler öncesinde siyasi partilerin kamu yönetimine yaklaşımı sert bir şekilde ayrışıyor. Muhalefetteki Koalisyon kanadı, iktidara gelmeleri durumunda arka ofis pozisyonlarını kapsayan süresiz bir işe alım dondurma kararı alacaklarını taahhüt etti. Bu uygulama ile on yıllık süreçte 22 milyar dolarlık tasarruf sağlanmasının hedeflendiği, söz konusu dondurma kararının kamu personeli seviyeleri 2014-2015 dönemindeki nüfus oranına dönene kadar sürdürüleceği ifade edildi.

Ancak sendika cephesi, hem iktidarın hem de muhalefetin ön cephe ile arka ofis personeli arasında yaptığı ayrımların sahadaki gerçekliği yansıtmadığı görüşünde birleşiyor. Kamu görevlilerinin orman yangınlarında itki unsurlarını yönlendirme, adli tıp incelemeleri yürütme, okul müfredatı geliştirme ve çocuk bakım merkezlerini denetleme gibi kritik hayati görevler üstlendiğine dikkat çekiliyor. Bu rollerin kısıtlanmasının kamu hizmetlerinin kalitesini doğrudan düşüreceği ve devletin temel işleyişini zayıflatacağı savunuluyor.

Yaşanan gelişmeler üzerine CPSU, Victoria halkına hitap eden geniş kapsamlı bir imza kampanyası başlattı. Kampanya metninde, kamu hizmetlerinin korunması ve işten çıkarmaları savunan hiçbir siyasi adaya oy verilmemesi yönünde çağrıda bulunuluyor. Herhangi bir siyasi partiyle doğrudan organik bağ kurmayan bu sivil inisiyatif, Yeşiller ve Victoria Sosyalistleri gibi alternatif siyasi yapıların işten çıkarmalara karşı tutumunu öne çıkarırken, geleneksel partilerin oy havuzunu tehdit ediyor.

Sendikaların Toplu İsyanı İşçi Partisini Nasıl Etkiliyor?

Toplum ve kamu sektörü çalışanlarının yürüttüğü bu muhalefet, Victoria eyaletinde İşçi Partisi hükûmetine karşı bayrak açan tek yapı değil. Son haftalarda eyaletteki pek çok güçlü sendika, benzer gerekçelerle mevcut yönetime desteğini çektiğini veya aktif kampanya yürüttüğünü ilan etti. Elektrik İşçileri Sendikası, geçmiş seçimlerde milyonlarca dolarlık destek sağladığı parti adına bu dönem eyalet geneli bir kampanya yürütmeyeceğini net bir şekilde duyurdu.

Bununla birlikte, hükûmetle uzun süredir devam eden ücret uyuşmazlıkları yaşayan Birleşik İtfaiyeciler Sendikası, seçmenlere İşçi Partisi adaylarını sandıkta en son sıraya yazma çağrısı yapan reklam kampanyaları başlattı. Benzer şekilde Avustralya Hizmetler Sendikası, belediye işçilerinin enflasyon altında ezilen maaş artış oranlarını eleştiren hamleleriyle başbakanı hedefe koydu. Eğitim ve sağlık alanında örgütlenen diğer büyük sendika bileşenlerinin de parti çizgisinden uzaklaşarak bağımsız hareket etme kararı alması, parti içinde derin bir krizin habercisi olarak değerlendiriliyor.

Tüm bu eleştiriler ve sendikal tepkiler karşısında Başbakan Ben Carroll ise sahada işçilerin haklarını korumak için her gün mücadele ettiğini savunuyor. Çok genç yaşlardan beri işçi hareketinin ve partinin bir parçası olduğunu belirten Carroll, atılan adımların eyaletin mali sürdürülebilirliği açısından zorunlu olduğunu vurguluyor. Ancak seçim sandığına giden süreçte geleneksel müttefiklerini kaybeden hükûmetin işinin oldukça zor olduğu siyasi gözlemciler tarafından dile getiriliyor.

Victoria Seçimlerinde Siyasi Geleceği Hangi Faktörler Belirleyecek?

28 Kasım tarihinde yapılacak seçimler, Victoria eyaletinde uzun süredir hakim olan siyasi dengelerin değişip değişmeyeceğini gösterecek en önemli eşik olarak görülüyor. Kamu çalışanlarının ve sendikal yapıların oylarının dağılımı, eyalet parlamentosundaki sandalye dağılımını doğrudan etkileyebilecek güce sahip. Geleneksel olarak İşçi Partisi'nin kalesi konumundaki bölgelerde yaşanan bu çatlaklar, muhalefet partileri için tarihi bir fırsat penceresi aralarken, küçük partilerin oylarını artırmasına da zemin hazırlıyor.

Önümüzdeki günlerde tarafların saha çalışmalarını daha da sertleştirmesi ve ekonomik vaatlerini artırması bekleniyor. Kamu bütçesindeki açıklar ile çalışanların refah talepleri arasındaki dengenin nasıl kurulacağı, seçmenin sandık üzerindeki tercihini belirleyen temel kriter olmaya devam edecek. Victoria'da yaşanan bu sendikal kalkışma, sadece yerel bir yönetim krizi olmaktan çıkarak ulusal düzeyde işçi hakları ve kamu yönetimi politikalarının tartışıldığı geniş çaplı bir modele dönüşmüş durumda.

Bu Haber Hakkında Ne Düşünüyorsunuz?