ABD Ulusal İstihbarat Direktörü Tulsi Gabbard, eşinin geçirdiği kemik kanseri teşhisi nedeniyle görevinden ayrılma kararı aldı. Gabbard, istifa mektubunda, "Onun gücü ve sevgisi her zorlukta bana destek oldu. Vicdanen, bu talepkar ve zaman alıcı görevde kalırken ondan bu mücadeleyi tek başına karşılamasını isteyemem." ifadelerini kullandı.
Gabbard'ın İstifası 30 Haziran'da Yürürlüğe Girecek
ABD Başkanı Donald Trump, sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada, Gabbard'ın "inanılmaz bir iş çıkardığını ve özleneceğini" belirtti. Gabbard'ın istifasının 30 Haziran itibarıyla geçerli olacağı ve yerine Baş Yardımcı Direktör Aaron Lukas'ın vekaleten atanacağı duyuruldu. Gabbard, Trump'ın 2024 başkanlık kampanyası sırasında sadık bir destekçisi olmuş ve göreve başlamasının ardından ABD istihbaratının en güçlü isimlerinden biri haline gelmişti. Ancak bu yıl, ABD'nin İran'a karşı askeri operasyonlar düzenlemesi, Küba üzerinde baskı kurması ve Venezuela Devlet Başkanı'nı görevden alması gibi önemli gelişmeler yaşanırken, kamuoyunda pek görünür olmamıştı.
Gabbard'ın Kariyerindeki Önemli Dönüm Noktaları ve Tartışmalar
Gabbard, Trump yönetiminin ikinci döneminde görevinden ayrılan dördüncü kabine üyesi oldu. Daha önceki istifalar arasında Çalışma Bakanı Lori Chavez-DeRemer, İç Güvenlik Bakanı Kristi Noem ve Başsavcı Pam Bondi yer alıyor. İstifa mektubunda Gabbard, eşi Abraham'ın önümüzdeki haftalarda ve aylarda büyük zorluklarla karşı karşıya olduğunu belirtti. Trump ise, Gabbard'ın eşiyle birlikte olmak ve sağlığına kavuşmasına yardımcı olmak istediğini ifade etti. Siyasi kariyeri boyunca dış savaşlara karşı müdahaleci olmayan bir duruş sergileyen Gabbard, Trump'ın İran'a yönelik saldırı kararı sonrasında gerilim yaşamıştı. ABD-İsrail saldırıları sonrasında bu kararı açıkça desteklemekten kaçınmış ve Mart ayındaki bir kongre duruşmasında, yönetimin çatışmanın potansiyel sonuçlarından haberdar olup olmadığına dair soruları dikkatlice yanıtsız bırakmıştı. Ayrıca, Demokratların Beyaz Saray ve istihbarat topluluğu arasındaki İran'ın nükleer zenginleştirme kapasitesi hakkındaki iddialar arasındaki tutarsızlıklar olarak algıladığı durumlar hakkında sorgulanırken de eleştirilerle karşılaştı. Geçen yıl Trump, Gabbard'ın İran'ın nükleer silah üretme amacı gütmediği yönündeki Kongre beyanını reddetmişti. Gabbard'ın ayrılışı, üst düzey yardımcısı ve eski Ulusal Terörle Mücadele Merkezi Direktörü Joe Kent'in İran savaşı nedeniyle yönetimden ayrılmasından iki ay sonra gerçekleşti. Kent, başkana "rotayı tersine çevirmesi" çağrısında bulunmuştu. Kent'in istifasının ardından Gabbard, İran'daki Trump'ın kararını kamuoyu önünde desteklemiş ve başkomutan olarak, başkanın acil tehdit olup olmadığına karar verme sorumluluğuna sahip olduğunu belirtmişti. Askeri bir gazinin ve Irak'ta tıbbi bir birlikte görev yapmış olan Gabbard, kariyerinde birkaç siyasi ilke imza atmıştır. 2002 yılında 21 yaşında Hawaii Yasama Meclisi'ne seçilerek eyaletteki en genç seçilen kişi unvanını elde etmişti. Ulusal Muhafız birliğinin Irak'a konuşlandırılması üzerine bir dönem sonra görevinden ayrıldı. Gabbard, 2013'ten 2021'e kadar Temsilciler Meclisi'nde Hawaii'yi Demokrat olarak temsil etti ve Meclis'te görev yapan ilk Hindu oldu. 2020'de başarısız bir başkanlık kampanyası yürüterek, müdahaleci olmayan bir dış politika platformu benimsedi. 2022'de Demokrat Parti'den ayrılarak başlangıçta bağımsız olarak kaydoldu ve eski partisini "ırkçı ve savaş kışkırtıcısı bir elitist grup" olarak nitelendirdi. Fox News'te yorumcu olarak cinsiyet ve ifade özgürlüğü gibi konularda sesini yükseltti ve Trump'ın açık sözlü bir destekçisi haline geldi. 2024'te Trump'ı destekledi, onunla kampanya yürüttü ve seçim sonrası geçiş ekibinin bir üyesi olarak görev yaptı. Trump, seçimi kazandıktan kısa bir süre sonra onu ulusal istihbarat direktörü olarak aday gösterdi. İstihbarat topluluğunun başı olarak Gabbard, birden fazla istihbarat kurumu arasında koordinasyon sağlıyor ve başkana danışmanlık yapıyor. Liderliği altında istihbarat topluluğunun büyüklüğü azaldı. Geçen yıl ajans personelini neredeyse %50 oranında azaltma planlarını açıklarken, ajansın son yirmi yılda "şişkin ve verimsiz" hale geldiğini belirtmişti.
Uzman Analizi:Tulsi Gabbard'ın Ulusal İstihbarat Direktörlüğü'nden ayrılma kararı, hem kişisel nedenlerin hem de siyasi kariyerindeki karmaşık yolculuğun bir yansımasıdır. Eşinin sağlık durumu, onun önceliklerini yeniden şekillendirirken, aynı zamanda Trump yönetimindeki istihbarat politikalarına yönelik tartışmaların da devam ettiğini göstermektedir. Bu ayrılık, ABD istihbarat topluluğunda önemli bir liderlik boşluğu yaratabilir ve gelecekteki politika kararlarını etkileyebilir.