Ekonomi 8 dk okuma

Aşırı Sıcaklar Tarımsal Üretimi Tehdit Ediyor: Küresel Gıda Fiyatlarında Yeni Bir Artış Kapıda

İklim değişikliği kaynaklı aşırı sıcaklar, Avrupa'da tarımsal üretimi olumsuz etkileyerek küresel gıda fiyatlarında yeni bir artış riskini beraberinde getiriyor. Uzmanlar, gıda güvenliğinin tehdit altında olduğunu belirtiyor.

C
Editör
Canan Demir
Yayınlanma Tarihi
Paylaş
Kurak tarlada ürünlerini inceleyen çiftçi
Aşırı sıcaklar ve kuraklık, tarımsal üretimi olumsuz etkileyerek küresel gıda fiyatlarında artış riskini tetikliyor.

Kritik Bir Bakış

  • İklim değişikliği kaynaklı küresel sıcaklık artışı, özellikle Avrupa'da tarımsal üretimi olumsuz etkiliyor.
  • Azalan toprak nemi ve su stresi, kışlık mahsullerde rekolteyi düşürürken, küresel gıda fiyatlarında yeni bir artış riski doğuruyor.
  • Sıcak hava dalgaları, tahıl üretiminde düşüşlere neden olurken, çiftçileri suya daha dayanıklı alternatif ürünlere yöneltiyor.

Küresel sıcaklıklar, tarımsal üretimi tehdit eden boyutlara ulaştı. Avrupa Orta Vadeli Hava Tahminleri Merkezi (ECMWF) bünyesindeki Copernicus İklim Değişikliği Servisi (C3S) tarafından yapılan analizler, iklim değişikliğinin tarım sektörü üzerindeki yıkıcı etkilerini gözler önüne seriyor. 1991-2020 ortalamasına göre 2025 yılında küresel sıcaklıkların 0,59 derece artış gösterdiği belirtilirken, "dünyanın en hızlı ısınan kıtası" olarak tanımlanan Avrupa'da bu artışın 1,17 dereceye ulaştığı kaydedildi. Bu durum, insan sağlığı üzerinde tehlikeler yaratmanın yanı sıra, gıda üretimini de ciddi şekilde sekteye uğratıyor.

Erken ve Şiddetli Sıcak Hava Dalgaları Üretimi Vuruyor

Mayıs ayında yaşanan olağanüstü erken ve şiddetli sıcak hava dalgalarının ardından, Avrupa son bir haftadır yeniden kavurucu sıcaklarla mücadele ediyor. Avrupa Komisyonu ve uluslararası tarım raporlarından elde edilen bilgilere göre, azalan toprak nemi ve artan su stresi, kışlık mahsullerde rekolte tahminlerinin aşağı çekilmesine neden oluyor. Bu durum, küresel gıda fiyatlarında yeni bir artış dalgası riskini de beraberinde getiriyor. Avrupa Komisyonu Ortak Araştırma Merkezi (JRC) tarafından yayımlanan Avrupa Ürün İzleme (MARS) raporları, Batı, Orta ve Doğu Avrupa'da kurak geçen ilkbahar döneminin ardından gelen erken sıcak hava dalgalarının toprak nemini kritik seviyelere düşürdüğünü ortaya koydu. Uzmanlar, El Nino anomalisiyle birleşen bu yüksek sıcaklıkların, bitkilerin polenleşme dönemini kısalttığını ve kök sistemlerini zayıflatarak verim potansiyelini doğrudan baltaladığını belirtiyor.

Tahıl Üretiminde Düşüş, Alternatif Ürünlere Yöneliş

Sıcaklık artışından en fazla etkilenen ürünlerin başında stratejik öneme sahip tahıllar geliyor. Avrupa Birliği (AB) verilerine göre, bu yıl Avrupa genelinde toplam tahıl üretiminin geçen sezona kıyasla yüzde 3,2 ila 4 arasında gerilemesi bekleniyor. Özellikle temel gıda maddesi olan yumuşak buğday üretiminde ise yüzde 6,2'lik bir düşüş öngörülüyor. Kuraklıktan en çok etkilenen bir diğer ürün olan mısırda ise çiftçiler yön değiştiriyor. Fransa ve Balkanlar başta olmak üzere yüksek su stresi nedeniyle mısır ekim alanları daralırken, üreticiler suya daha dayanıklı olan ayçiçeği ve soya gibi alternatif ürünlere yöneliyor. Avrupa'da ayçiçeği ekim alanlarında bu nedenle yüzde 14,5'lik bir artış kaydedildi. Geçen yıl zirai don ve yoğun kuraklık koşullarının yaşandığı Türkiye'de ise son dönemdeki bol yağışlar, buğday üretiminde yüzde 15 ile 22 arasında rekor bir verim artışı sağladı.

Hayvancılık ve Küresel Tedarik Zincirleri de Etkileniyor

Aşırı sıcaklar, tarımsal üretim kadar hayvancılık sektörünü de yakından etkiliyor. Yüksek sıcaklık ve nem endeksinin yükselmesiyle birlikte çiftlik hayvanlarında "ısı stresi" baş gösterdi. Veteriner hekimler ve hayvancılık birlikleri, sıcaklıklar nedeniyle yem tüketimi azalan süt ineklerinde süt veriminin kayda değer oranda düştüğünü rapor ediyor. Küresel ölçekte ise El Nino'nun vurduğu Akdeniz havzasındaki zeytinlikler ile Batı Afrika'daki kakao plantasyonlarındaki üretim krizleri, Avrupa pazarına doğrudan arz eksikliği ve yüksek fiyat olarak yansıyor. Tarımsal üretimdeki bu tıkanıklık, küresel finans ve emtia piyasalarında da yakından takip ediliyor. Uluslararası tarım bankası Rabobank ve Dünya Bankası analizleri, düşüş eğilimine giren gıda fiyatlarının yeniden yukarı yönlü bir baskı altına girdiğini gösteriyor.

Girdi Maliyetleri ve Fiyat Artışı Riski

Tarımsal üretimdeki daralmaya, üre gübresi fiyatlarındaki yüzde 46'yı bulan artış gibi yüksek girdi maliyetlerinin eklenmesi, maliyetleri doğrudan artırıyor. Aylık yüzde 46'lık ani sıçramalar gibi yüksek girdi maliyetleri de eklenince, maliyetlerin doğrudan tüketiciye yansıması kaçınılmaz hale geliyor. Sıcaklıklar nedeniyle zayıflayan tarımsal üretim, girdi maliyetlerindeki artış ve El Nino'nun tetiklediği eş zamanlı ürün kayıplarının küresel zincirde oluşturduğu baskılar, gelecek aylarda nihai fiyatları etkileyerek gıdada yeni bir fiyat şokuna yol açabilir.

Küresel Gıda Güvenliği Tehdit Altında

Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) İklim Değişikliği, Biyoçeşitlilik ve Çevre Ofisi Doğal Kaynaklar Uzmanı Hideki Kanamaru, aşırı sıcakların çiftçiler, balıkçılar, hayvancılık ve ormancılıkla uğraşanların neyi yetiştirebilecekleri, ne zaman çalışabilecekleri ve geçim kaynaklarının temelini oluşturan tarımsal gelirleri dahil birçok alanda belirleyici hale geldiğini belirtti. Kanamaru, küresel ortalama sıcaklıklardaki her 1 derecelik artışla, mısır, pirinç, soya ve buğday gibi dört ana mahsulün veriminde yüzde 6'ya varan bir düşüş gözlemlendiğini vurguladı. Çiftlik hayvanları açısından ise sıcak hava dalgalarının verimliliği ve doğurganlığı düşürdüğünü, zararlı böcek ve hastalıkların artmasına neden olduğunu dile getiren Kanamaru, "Sıcaklıklar, Amazon'dan Avrupa ormanlarına kadar orman yangınlarını körüklüyor. Üstelik bu etki sadece karayla sınırlı değil. Deniz sıcak dalgaları, küresel balıkçılık alanlarının yüzde 15'ini şimdiden etkilemiş durumda. Bu durum, 2013 ile 2022 arasında 5,6 milyon tonluk kayıp ve 6,6 milyar dolar ekonomik zarara yol açtı." dedi.

Anlık Nokta Editoryal Değerlendirmesi:

Küresel iklim değişikliğinin tarımsal üretim üzerindeki etkileri giderek daha belirgin hale geliyor. Aşırı sıcaklar, kuraklık ve düzensiz yağışlar, gıda güvenliğini tehdit eden ciddi bir risk oluşturuyor. Bu durum, hem üreticiler hem de tüketiciler için önemli ekonomik ve sosyal sonuçlar doğuruyor. Sürdürülebilir tarım uygulamalarına geçişin hızlandırılması ve iklim değişikliğiyle mücadelede küresel iş birliğinin güçlendirilmesi büyük önem taşıyor.

Küresel ortalama sıcaklıklardaki her 1 derecelik artış, mısır, pirinç, soya ve buğday gibi temel mahsullerin veriminde yüzde 6'ya varan düşüşlere neden olabiliyor.

Özellikle tahıl ürünleri, stratejik öneme sahip buğday ve mısır, sıcak hava dalgaları ve kuraklıktan en çok etkilenen ürünler arasında yer alıyor.

Yüksek su stresi nedeniyle mısır ekim alanları daralırken, üreticiler suya daha dayanıklı olan ayçiçeği ve soya gibi alternatif ürünlere yöneliyor.

Yüksek sıcaklıklar nedeniyle çiftlik hayvanlarında "ısı stresi" görülüyor, bu da yem tüketimini azaltarak süt ineklerinde süt veriminin düşmesine yol açıyor.

Deniz sıcak dalgaları, küresel balıkçılık alanlarının yüzde 15'ini etkileyerek 2013-2022 yılları arasında 5,6 milyon tonluk kayıp ve 6,6 milyar dolar ekonomik zarara neden olmuştur.

Bu Haber Hakkında Ne Düşünüyorsunuz?