ABD ile İran arasında tırmanan askeri gerilim nedeniyle Hürmüz Boğazı'nın trafiğe kapatılması, küresel enerji piyasalarında arz güvenliği krizini tetiklerken, Türkiye stratejik konumu ve altyapı projeleriyle dünyanın yeni enerji merkezi olarak öne çıktı.
Stratejik Konum ve Enerji Arz Güvenliği
Dünya Enerji Konseyi (DEK) Türkiye Yönetim Kurulu Üyesi Mehmet Ertürk, Antalya'da düzenlenen Enerji Piyasalarında Regülasyon ve Rekabet Zirvesi'nde yaptığı değerlendirmede, Hürmüz Boğazı'nın devre dışı kalmasının deniz rotalarındaki kırılganlığı gözler önüne serdiğini belirtti. Ertürk, Türkiye'nin mevcut boru hattı ağları ve altyapısıyla artık bir köprüden ziyade, küresel enerji mimarisinde fiyatların belirlendiği bir merkez ve güvenli bir liman haline geldiğini vurguladı.
Boru Hatları ve LNG İçin Yeni Model
Ertürk, Irak ve Körfez ülkelerinin ham petrolünün dünya pazarına sunulmasında Kerkük-Yumurtalık hattı gibi mevcut altyapıların entegrasyonunun kritik olduğunu ifade etti. Ayrıca, dünya LNG ticaretinin yüzde 20'sinin geçtiği Hürmüz Boğazı'na alternatif olarak, uzun süredir gündemde olan Katar-Türkiye doğal gaz boru hattı projesinin önemine dikkat çekti.
Yeşil Enerji ve Hidrojen Ekonomisi
Türkiye'nin enerji dönüşümündeki rolüne de değinen Ertürk, hidrojen tedarikinin Türkiye üzerinden yapılmasının maliyet avantajı sağladığını belirtti. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığının 2035 yılı için hedeflediği 120 bin megavatlık yenilenebilir enerji kapasitesinin gerçekçi olduğunu ifade eden Ertürk, Türkiye'nin COP31 Zirvesi'nde yeni ve iddialı hedeflerini dünyaya ilan edeceğini kaydetti. Öte yandan, 5 Mayıs 2026 itibarıyla piyasalarda gram altın 6.598,66 TL, ons altın 4.539,51 dolar, dolar 45,2259 TL ve euro 52,9720 TL seviyelerinden işlem görüyor.