Ekonomi

Makine İhracatı Yılın İlk Dört Ayında 9,3 Milyar Dolara Ulaştı

Makine İhracatçıları Birliği (MAİB) verilerine göre, 2026 yılının ilk dört ayında makine imalat sanayisinin konsolide ihracatı 9,3 milyar dolara ulaştı. Miktar bazında düşüş yaşanırken, kilogram başına ortalama ihracat fiyatının artması değer bazında yükseliş sağladı.

Makine parçaları ve üretim hattı görseli

Makine İhracatçıları Birliği (MAİB) verilerine göre, serbest bölgeler de dahil edildiğinde makine imalat sanayisinin konsolide ihracatı, 2026 yılının ilk dört ayında 9,3 milyar dolar olarak kayıtlara geçti.

Değer Bazında Artış, Miktar Bazında Düşüş

Bu dönemde makine ihracatında miktar bazında yüzde 6,7'lik bir gerileme yaşanırken, kilogram başına ortalama ihracat fiyatının yüzde 12 artışla 8,6 dolara yükselmesi, değer bazında önemli bir artış sağladı. Bu durum, geçen yılın aynı dönemine kıyasla 350 milyon dolarlık daha yüksek bir gelir elde edilmesine olanak tanıdı. Yıllıklandırılmış konsolide makine ihracatı ise yüzde 1,3 artışla 29,1 milyar dolara ulaşırken, ithalatın yüzde 8,2 artışla 47,2 milyar dolara yükselmesi dikkat çekti.

En Yüksek İhracat Almanya'ya, Ardından ABD ve İtalya

Ocak-Nisan 2026 döneminde en yüksek makine ihracatı, yüzde 14,1'lik artışla 1,1 milyar dolarla Almanya'ya gerçekleştirildi. Bu ülkeyi, yüzde 39,5'lik artış ve 767 milyon dolarla ABD, yüzde 12,7'lik yükseliş ve 442 milyon dolarla İtalya takip etti. Irak, Rusya ve Polonya ise en çok daralma yaşanan büyük pazarlar olarak öne çıktı.

Alt Sektörlerde Durum

Alt sektörler bazında incelendiğinde, 867 milyon dolarla 'içten yanmalı motor ve aksamları' en yüksek ihracatı gerçekleştiren kategori oldu. Bu sektörü, 629 milyon dolarla 'inşaat ve madencilik makineleri' ile 530 milyon dolarla 'pompa ve kompresörler' izledi. Oransal olarak en yüksek artışın görüldüğü alt sektör 'türbin, turbojet ve hidrolik silindirler' olurken, en fazla düşüş ise 'deri işleme makineleri'nde yüzde 52,2 olarak kaydedildi.

MAİB Başkanı Yılmaz'dan Değerlendirmeler

Makine İhracatçıları Birliği Başkanı Sevda Kayhan Yılmaz, küresel gelişmelerin sektöre etkilerine dair değerlendirmelerde bulundu. Yılmaz, Avrupa'nın enerji tedarikindeki ek maliyetlere ek olarak yeni jeopolitik gerilimlerin de enerji maliyetlerini artırdığına dikkat çekti. Bu süreçte ülkelerin savunma sanayisine ayırdığı bütçeleri artırdığını belirten Yılmaz, makine sanayisinin yüksek teknoloji üreten hatlarının savunma sanayisinin özel gereksinimleriyle uyumlu hale getirilmesi gerektiğini vurguladı. Türkiye'nin tüm ticari muhataplarıyla diyalog kurabilme yeteneğinin altını çizen Yılmaz, bu stratejik yön arayışının küresel sanayinin kalbinin attığı her noktada sürdürüldüğünü ifade etti. Yoğun fuar ve ticaret heyeti etkinlikleriyle Türk makinesinin güvenilir bir çözüm ortağı kimliğini pekiştirmeye çalıştıklarını belirten Yılmaz, Batı'nın siber güvenlik ve düşük karbon odaklı korumacılık duvarlarına uyum sağlarken, Doğu'nun teknolojik avantajlarıyla rekabet ettikleri bir denklemde dünyanın her yerinde güven duyulan bir partner olma hedeflerini korumak istediklerini dile getirdi.

Yatırım Teşvik Paketi ve Finansal Enstrümanlar

Yılmaz, küresel rekabette öne çıkmayı amaçlayan girişimlerin, firmaların finansal manevra alanını genişletecek yapısal adımlarla desteklenmesinden duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Yatırım Teşvik Paketi ile gündeme gelen kurumlar vergisi indirimini, imalatçı sektörler üzerindeki yükleri hafifletmek adına stratejik bir adım olarak desteklediklerini belirten Yılmaz, bu düzenlemenin yerli tedarik zincirini korumak ve firmaların küresel pazardaki dönüşüm süreçlerini finanse edebilmek açısından önem taşıdığını vurguladı. Finansal piyasalardaki teknik tıkanıklıkların giderilmesinin, bu adımın kalıcı bir etkiye dönüşmesine büyük katkı sağlayacağını ifade etti. TL kredilerdeki istisnaların yabancı para kredilerde sadece İhracatı Geliştirme A.Ş. (İGE) kapsamıyla sınırlandırılmasının uluslararası fonlara ve döviz cinsi kaynaklara erişimi zorlaştırdığını belirten Yılmaz, finansal enstrümanların, vergi indirimlerinden kredi piyasasına kadar bir bütün olarak kurgulanacağına ve sanayicinin ihtiyaç duyduğu finansman kanallarının daha açık tutulacağına inandıklarını söyledi.

Kur Politikası ve Ekonomik Canlanma

MAİB Başkanı Yılmaz, kurun enflasyonun altında seyretmesi nedeniyle sanayi gelirlerinin maliyetlerin altında kaldığı uzun bir süreç yaşandığını vurguladı. İhracatçıyı dış rekabette dezavantajlı hale getiren ve artık sonuna gelindiğine inanılan bu uyumsuzluğun, ithalatı cazip kılarak yerli üreticiyi iç pazarda ana tedarikçi olma özelliğini kaybetme tehlikesiyle karşı karşıya bıraktığını ifade etti. Finansal piyasalardaki teknik tıkanıklıkların giderilmesi ve kaynakların teknoloji geliştiren stratejik sektörlere seçici şekilde yönlendirilmesinin, Türkiye ekonomisini hızlı bir şekilde canlandıracağını belirten Yılmaz, sanayideki mevcut kapasite ve potansiyelin bütüncül bir stratejiyle yüksek verimliliğe dönüştürülmesinin, cari açık ve enflasyonla mücadelede en güçlü silah olacağını sözlerine ekledi.

Uzman Analizi:

Makine sektörünün yılın ilk dört ayındaki ihracat performansı, küresel ekonomik dalgalanmalara rağmen değer bazında gösterdiği direnci ortaya koymaktadır. Miktar bazındaki düşüşe rağmen artan birim fiyatlar, sektörün katma değerini koruma çabasını yansıtmaktadır. Ancak, küresel rekabet ortamında stratejik adımların ve finansal desteklerin devamlılığı, sektörün sürdürülebilir büyümesi için kritik öneme sahiptir.

Bu Haber Hakkında Ne Düşünüyorsunuz?