Ekonomi 8 dk okuma

Türkiye'nin 2027-2029 Kamu Yatırım Programı: Büyüme ve Refah Odaklı Stratejiler

Türkiye, 2027-2029 döneminde ekonomik büyümeyi ve ülke refahını artıracak kamu yatırımlarına odaklanıyor. Program, stratejik sektörlerdeki projeleri ve bölgesel kalkınmayı önceliklendiriyor.

C
Editör
Canan Demir
Yayınlanma Tarihi
Paylaş
Türk yetkililer kamu yatırım programını tartışırken
Ankara'da düzenlenen toplantıda Türkiye'nin gelecek üç yıllık kamu yatırım planları değerlendirildi.

Gelecek Üç Yılın Yatırım Prioriteleri

  • Türkiye, 2027-2029 döneminde ekonomik ve sosyal altyapı projeleri ile özel sektörün üretim maliyetlerini düşürecek yatırımlara öncelik verecek.
  • İmalat sanayisi, Ar-Ge, dijitalleşme, insan kaynakları, lojistik, enerji, eğitim, tarım, gıda, turizm ve savunma sanayisi gibi stratejik sektörler öne çıkarılacak.
  • Bölgelerarası gelişmişlik farklarını azaltmaya yönelik projeler ve yerli/özgün teknoloji geliştirme faaliyetleri desteklenecek.

Ankara – Türkiye, 2027-2029 döneminde ülke büyümesini ve refahını artıracak kamu yatırımlarına odaklanacak. Bu stratejik program, özel sektörün tek başına üstlenemeyeceği ekonomik ve sosyal altyapı projeleri ile üretim kapasitesini artırarak rekabet gücünü yükseltecek yatırımları önceliklendirecek.

Hükümet, makroekonomik hedefleri destekleyen, sürdürülebilir büyümeyi teşvik eden nitelikli insan gücü ve güçlü toplum hedefine yönelik projelere ağırlık verecek.

Kamu Yatırımlarında Stratejik Hamleler

2027-2029 dönemi Kamu Yatırım Programı Hazırlama Rehberi'ne göre, imalat sanayisi sektörleri ve bu sektörlere yönelik beşeri-fiziki altyapıyı güçlendirecek Ar-Ge, dijitalleşme, insan kaynakları, lojistik, enerji ve eğitim gibi yatay alanlar ile tarım ve gıda, turizm ve savunma sanayisi alanları öncelikli olarak belirlendi.

Kamu yatırım teklifleri, bölgelerarası gelişmişlik farklarının azaltılmasına katkı sağlayacak şekilde hazırlanacak. Bu amaçla yatırımların mekansal dağılımında, geçmiş yıllardaki yatırım tahsisleri ve gelecek döneme ilişkin bölgesel politikalar dikkate alınacak.

Bölgelerin ekonomilerinde öne çıkan sektörlerin daha yüksek katma değerli ve rekabet edebilirliği yüksek üretim yapılarına dönüşmesine katkı sağlayacak alanlardaki yatırımlar önceliklendirilecek. Kuruluşlar, program hazırlıklarında genel, sektörel, bölgesel ve proje bazındaki önceliklerin yanı sıra belirlenen alt sektör bazındaki kriter ve öncelikleri de göz önünde bulunduracak.

Devlet Su İşleri (DSİ) Genel Müdürlüğünün büyük projelerinden, depolaması tamamlanmış veya depolamasız, su iletim tesisleri (tünel/ana kanal) inşaatı biten veya devam eden cazibeyle sulama yapılacak projeler öncelikli olacak.

Hayvancılık sektöründe üretimin artırılması, hayvan hastalıklarının önlenmesi, sürü yönetimi ve biyogüvenlik önlemlerini içeren altyapı ve araştırma projeleri ön planda tutulacak. Bitkisel üretimin artırılması, bitki sağlığının korunması ve tarım bilgi sistemlerinin iyileştirilmesine hizmet edecek altyapı ve araştırma projelerine de öncelik sağlanacak.

Su kayıp ve kaçaklarının azaltılmasına yönelik projelere öncelik verilecek. DSİ tarafından yürütülen içme suyu temini projelerinden su kayıp oranı yüzde 50'nin altında olan, nüfusu 50 bin ve üzeri belediyelere öncelik tanınacak.

Enerji sektörü ve imalat sanayisine girdi temin eden üretime yönelik projelere; kömür, petrol, doğal gaz ve jeotermal kaynaklar ile rezervi tükenmekte olan ve arz güvenliğinin sağlanması açısından önem arz eden madenlerin aranmasına ve üretilmesine yönelik projelere öncelik verilecek. Madenlerin işlenerek ürün haline getirilmesine ve üretilen cevherlerin tüketici talepleri doğrultusunda kalitesinin iyileştirilmesine yönelik projeler de önceliklendirilecek.

Türkiye'nin enerji ihtiyaç projeksiyonuna uygun hazırlanan ve Elektrik Piyasası Kanunu'nun esaslarına uygun, güvenilir ham madde kaynaklarına ve yüksek ticari ve ekonomik faydaya sahip projelerle, başta nükleer ve yenilenebilir enerji olmak üzere yerli ve özgün enerji teknolojileri geliştirme amaçlı yatırımlara öncelik verilecek. Gerçekleştirilmesi diğer projelerin hayata geçirilmesinin ön şartı niteliğinde olan veya bunların kapasite ve verimini artıracak olan projeler ile yenilenebilir kaynakların sisteme entegrasyonunu sağlayacak iletim altyapısı projeleri de desteklenecek. Doğal gazda kaynak ve güzergah çeşitlendirilmesini sağlayacak, arz stoklarının yeterli düzeyde oluşturulması ve denizlerde keşfedilen doğal gaz rezervlerinin ülke ekonomisine kazandırılmasına yönelik altyapı projeleri öncelikli olacak.

Savunma sanayisinin yanı sıra yerli ve özgün raylı sistem araçları ile hava araçlarının geliştirilmesi projelerine odaklanılacak. Sanayi altyapı projelerinde sektörel ve tematik projeler öncelikli olacak. Kamu yatırım programına alınacak organize sanayi bölgeleri projeleri seçilirken ulusal ve bölgesel stratejiler ve öncelikler göz önünde bulundurulacak, illerin sanayi potansiyeline ve bütçe imkanlarına göre değerlendirme yapılacak.

Kültür mirasının korunmasına yönelik projelerde tek yapı ölçeği yerine tarihi dokuyu bütüncül olarak ele alan kentsel sit alanları, tarihi kent merkezleri, tarihi çarşılar gibi projeler önceliklendirilecek. Arkeolojik kazı, yüzey araştırması gibi bilimsel araştırma ve kültür mirasının ihyasına yönelik projelerde Türk-İslam dönemi öne çıkartılacak.

Güvenlik hizmetlerinin sunumunda koordinasyonu ve güvenlik birimlerinin teknolojik donanımını güçlendirecek, önleyici ve koruyucu güvenlik hizmetleri niteliğindeki, hizmetin etkinliğini, kalitesini ve kapasitesini artıracak, sınır güvenliği gibi projeler de programda yer alacak.

Türkiye'nin Kalkınma Planlarındaki Süreklilik

Türkiye'de bölgesel kalkınma politikaları, Cumhuriyetin ilk yıllarından itibaren altyapı yatırımları ve sanayi tesislerinin Anadolu'ya yaygınlaştırılmasıyla başlamıştır. 1960'lı yıllarda Devlet Planlama Teşkilatı'nın kurulmasıyla planlı kalkınma yaklaşımına geçilmiş, bölgesel farklılıkların giderilmesi temel hedef olarak benimsenmiştir. Güneydoğu Anadolu Projesi (GAP) gibi büyük ölçekli projelerle bölgesel gelişmeye ivme kazandırılmıştır. 1980'lerden itibaren yatırım stratejisi, sosyal ve ekonomik altyapının geliştirilmesi ile imalat sanayinde özel sektör payının artırılmasına odaklanmıştır. Günümüzde de bölgesel gelişmişlik farklarının azaltılması ve yerel dinamiklere dayalı kalkınma politikaları sürdürülmektedir.

Ekonomik Büyüme ve Toplumsal Refah Üzerindeki Etkileri

Açıklanan 2027-2029 Kamu Yatırım Programı, Türkiye ekonomisinin gelecek üç yıldaki büyüme patikasını doğrudan etkileme potansiyeli taşıyor. Stratejik sektörlere yapılacak yatırımlar, katma değerli üretimi artırarak ihracat potansiyelini güçlendirecek ve dış ticaret dengesine olumlu katkı sağlayacaktır. Bölgelerarası gelişmişlik farklarının azaltılması hedefi, daha dengeli bir kalkınma modeli oluşturarak toplumsal refahın ülke geneline yayılmasına yardımcı olacak, istihdamı artıracak ve kırsal bölgelerdeki göçü azaltma potansiyeli taşıyacaktır. Enerji ve savunma sanayisindeki yerli ve özgün teknoloji geliştirme vurgusu, Türkiye'nin stratejik bağımsızlığını pekiştirirken, küresel rekabet gücünü de artıracaktır.

Anlık Nokta Ekonomi Perspektifi:

Türkiye'nin 2027-2029 Kamu Yatırım Programı, ülkenin uzun vadeli ekonomik hedeflerine ulaşmasında kritik bir yol haritası sunmaktadır. Belirlenen öncelikli sektörler ve bölgesel kalkınma odaklı yaklaşımlar, sürdürülebilir büyüme ve toplumsal refahın artırılması için sağlam bir temel oluşturmaktadır.

Program, büyümeyi sürdürülebilir kılacak, özel sektör yatırımlarını destekleyecek, bölgelerin gelişme potansiyelini harekete geçirecek, üretim, istihdam ve ülke refahını artıracak projelere azami katkı sağlamayı hedeflemektedir.

İmalat sanayisi, Ar-Ge, dijitalleşme, insan kaynakları, lojistik, enerji, eğitim, tarım ve gıda, turizm ve savunma sanayisi programın öncelikli sektörleri arasında yer almaktadır.

Kamu yatırım teklifleri, bölgelerarası gelişmişlik farklarının azaltılmasına katkı sağlayacak şekilde hazırlanacak; yatırımların mekansal dağılımında geçmiş yıllardaki tahsisler ve gelecek döneme ilişkin bölgesel politikalar dikkate alınacaktır.

Enerji sektöründe, güvenilir ham madde kaynaklarına ve yüksek ticari faydaya sahip projelerle, başta nükleer ve yenilenebilir enerji olmak üzere yerli ve özgün enerji teknolojileri geliştirme amaçlı yatırımlar önceliklendirilecektir. Ayrıca doğal gazda kaynak ve güzergah çeşitlendirilmesi ile denizlerde keşfedilen rezervlerin ekonomiye kazandırılması hedeflenmektedir.

Bu Haber Hakkında Ne Düşünüyorsunuz?