Bağımlılık sarmalından kurtulmayı başaran 28 yaşındaki M.K., alkol ve madde bağımlılığıyla mücadelesini ve Yeşilay Danışmanlık Merkezi (YEDAM) süreciyle yeniden kurduğu yaşamını anlattı. Pandemi döneminde başlayan yalnızlık ve yanlış arkadaş seçimleriyle derinleşen beş yıllık süreç, profesyonel ve ücretsiz psikososyal destek modeliyle tamamen değişti.
Uluslararası standartlarda yürütülen bağımlılık tedavileri ve toplumsal entegrasyon modelleri, bireylerin hayatında kritik bir dönüm noktası oluşturuyor. M.K.'nin hikayesi, modern tıbbi yaklaşımların ötesinde, bireye dokunan samimi ve baskıdan uzak rehberlik hizmetlerinin hayat kurtarıcı rolünü gözler önüne seriyor.
Arkadaş Çevresinin Etkisiyle Başlayan Maddi ve Manevi Çöküş
Kovid-19 pandemisi döneminde ailesinden ayrılarak tek başına yaşamaya başlayan M.K., yirmi dört yaşındayken alkol tüketimini artırdı. İlk aşamada sosyal ortamlarda başlayan bu alışkanlık, zamanla kontrol edilemeyen bir bağımlılık döngüsüne dönüştü.
Zamanla ev partilerinde kokain gibi maddelerle tanışan genç, kısa süre içinde bu kimyasalların da bağımlısı haline geldi. Ticaretle uğraştığı dönemde kazancını tamamen bu maddelere yatıran M.K., iş yerini ve sosyal çevresini kaybetme tehlikesiyle karşı karşıya kaldı.
Madde temin edebilmek için çevresinden borç istemek zorunda kalan genç, güven zedelenmesi yaşadı. Ailesinin durumu fark etmesi üzerine iş yerinin devredilmesi, bağımlılıkla mücadelesinde ilk idari ve ailevi müdahaleyi beraberinde getirdi.
Özel Hastaneler ve Klinik Tedavilerde Yaşanan Çıkmazlar
Ailesinin desteğiyle daha önce iki kez hastane tedavisi gören M.K., bu süreçte elektrokonvülsif terapi (EKT) ve iğne tedavileri aldı. Ancak hastane ortamlarının getirdiği zorunlu yatışlar ve ticari beklentiler, kalıcı bir iyileşme sağlamadı.
Tedavi sonrasında eski arkadaş çevresiyle görüşmeye devam etmesi ve alışkanlıklarından kopamaması, süreçleri başa sardı. Hastane süreçlerinin maliyeti ve baskıcı yaklaşımlar, bireyin tedaviye olan inancını zedeleyen unsurlar arasında yer aldı.
Kişinin kendi içinden gelen bırakma iradesi oluşmadığı sürece, klinik kapatılmaların veya zorunlu tecritlerin yetersiz kaldığı bu dönemde net bir şekilde görüldü. M.K., hastane süreçlerinin ardından dahi evde alkol tüketimine devam ettiğini ifade etti.
YEDAM Modeli ile Başlayan Ücretsiz ve Baskısız Dönüşüm
Ablasının yönlendirmesiyle Yeşilay Danışmanlık Merkezi (YEDAM) ile tanışan M.K., buradaki yaklaşımın diğer özel merkezlerden tamamen farklı olduğunu belirtti. İlk görüşmelerde yargılayıcı ve baskıcı sorularla karşılaşmamak, genç adamın merkeze güven duymasını sağladı.
Merkezde psikolog eşliğinde yürütülen seanslar, bireyin kendini baskı altında hissetmeden ifade etmesine imkan tanıdı. Gizlilik esasının titizlikle uygulandığı bu süreçte, herhangi bir ücret talep edilmemesi de güven unsurunu pekiştirdi.
- İlk görüşmelerde kişiye yüklenilmeden, günlük yaşam ve alışkanlıklar hakkında rahat bir sohbet ortamı kuruluyor.
- Psikolojik desteğin ardından sosyal hizmet uzmanları eşliğinde sosyal hayata uyum faaliyetleri planlanıyor.
- Merkezde tamamen ücretsiz ve gizlilik esaslı bir profesyonel takip mekanizması işletiliyor.
Bağımsızlık Köyü ve Sosyal Hayata Yeniden Uyum Süreci
YEDAM'daki psikolojik desteğin yanı sıra sosyal hizmet uzmanlarıyla birlikte Bağımsızlık Köyü ve Ümraniye DAN-TE gibi merkezleri ziyaret eden M.K., sosyalleşme imkanı buldu. İlk başlarda içe dönük ve şüpheci bir tutum sergileyen genç, zamanla diğer bireylerle ortak paydada buluştu.
Çini kursu gibi sanatsal ve el becerisi gerektiren etkinliklere katılan M.K., bağımlılık döneminde kaybettiği hobilerini ve yaşama sevincini yeniden kazandı. Dışarıda kahve içmek, tıraş olmak ve alışveriş yapmak gibi sıradan eylemler yeniden anlam kazandı.
Eski mekanlardan ve arkadaşlardan uzak durmak için günlük rotalarını değiştiren M.K., akşam saat sekizden sonra evde kalmayı tercih ederek güvenli bir yaşam alanı oluşturdu. Bu pratik önlemler, nüksetme riskini en aza indiren en kritik adımlar arasında yer aldı.
Bağımlılıkla Mücadele Edenlere ve Ailelere Yönelik Öneriler
Yaşadığı süreçten çıkardığı dersleri paylaşan M.K., bağımlılıktan kurtulmak isteyen gençlerin öncelikle kendi içlerinde bu iradeyi oluşturması gerektiğinin altını çizdi. Dış baskılarla yapılan tedavilerin kalıcı olmadığını, kişinin kendi kararıyla profesyonel destek almasının şart olduğunu vurguladı.
Ailelerin çocuklarına karşı sabırlı ve destekleyici olması gerektiğini belirten M.K., tedavi sürecinin uzun soluklu bir maraton olduğunu ifade etti. Gizlilik ve güven esasına dayanan profesyonel merkezlerin tercih edilmesinin, bireylerin hayata yeniden tutunmasında en güvenli yol olduğunu kaydetti.