Gündem

Albayrak: Yeni Dünya, Yeni Ahlaki Çerçeve Gerektiriyor

NUN Eğitim ve Kültür Vakfı Başkanı Esra Albayrak, "World Decolonization Forum"da yaptığı konuşmada, küresel krizlerin sömürgecilik mirasıyla bağlantısını vurgulayarak, yeni dünyanın yeni bir ahlaki çerçeveye ihtiyaç duyduğunu belirtti. Dijital çağdaki 'teknokolonyalizm' tehlikesine dikkat çekti.

NUN Eğitim ve Kültür Vakfı Başkanı Esra Albayrak konuşma yaparken

NUN Eğitim ve Kültür Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Esra Albayrak, küresel krizlerin temel nedenleri ve sömürgecilik mirasının ele alındığı "World Decolonization Forum" kapsamında yaptığı değerlendirmelerde, mevcut uluslararası sistemin çöküşünü ve yeni bir ahlaki çerçeveye duyulan ihtiyacı vurguladı.

Albayrak, 11-12 Mayıs tarihlerinde Atatürk Kültür Merkezi'nde (AKM) düzenlenen forumun amacının, sömürge sonrası kolonyal yapıyı çözmek ve epistemik sömürgesizleşme için entelektüelleri, akademisyenleri ve konuya duyarlı insanları bir araya getirmek olduğunu belirtti. Yaklaşık 15 önemli kurum, üniversite ve araştırma enstitüsünün paydaşı olduğu forumun, Latin Amerika, Afrika, Asya ve Rusya gibi farklı coğrafyalardan temsilcileri barındırdığını ifade etti.

Gazze'de yaşananların uluslararası sistemin çöküşünü ve adaletin tesis edilememesini gözler önüne serdiğini kaydeden Albayrak, evrensel hakların aslında evrensel olmadığını ve vicdani bir karşı koyuşun yaşandığı bir dönemde forumun gerçekleştiğini söyledi. Dijital dünyada ise az sayıda teknoloji şirketinin yeni bir feodal yapı kurduğu, 'teknokolonyalizm' veya 'teknofeodalite' olarak adlandırılan bir sürecin yaşandığını vurguladı. Akıllı telefon, sosyal medya ve yapay zeka gibi teknolojilerin ardındaki yapının, geçmişin hiyerarşik düzenini taklit ettiğini ve bu araçların istihbarat aygıtına veya 'öldürücü bir aygıta' dönüşebilmesinin korkutucu olduğunu dile getirdi.

Albayrak, eski dünyanın ilkelerinin yeni dünyaya uymadığını ve bu nedenle yeni bir ahlaki çerçeveye ihtiyaç duyulduğunu belirtti. Bu çerçevenin oluşması için bir fırsat penceresi olduğunu ancak bu pencerenin kapanabileceğini ve çocukların yeni sömürge düzeninin ham maddesi olarak kurban edilebileceğini ifade etti.

Yerleşimci sömürgeciliğin 1500'lerden beri devam ettiğini ve ders kitaplarında 'coğrafi keşifler' olarak anlatılan süreçlerin aslında yağmalama, hak gasbı ve katliamlar içerdiğini söyledi. 19. yüzyılda felsefe ve sosyal bilimlerle meşrulaştırılan sömürgeciliğin, Rudyard Kipling'in 'Beyaz Adamın Yükü' şiiriyle sömürgecilere 'ahlaki bir ruhsat' verdiğini belirtti. NUN Eğitim ve Kültür Vakfı'nın dekolonizasyon çalışmalarında, 'Siyah adamın yükü' kavramının ötesine geçerek süreci 'insanlığın yükü' olarak tanımladıklarını vurguladı.

İslam medeniyetindeki 'İsmet' ve Afrika'daki 'Ubuntu' kavramlarına atıfta bulunan Albayrak, insanın ve tabiatın dokunulmazlığını 'insanlığın yükü' olarak tanımlayarak, bunun ne tek bir bireyin ne de bir coğrafyanın yükü olmadığını, insan onurunu koruyacak adil bir dünya için hep birlikte çalışılması gerektiğini ifade etti. Bu çağrının Batı karşıtlığı olmadığını, aksine Batı'ya bir teklif olduğunu ve insanlığın yükünü hep beraber kaldırmayı umduklarını söyledi.

Albayrak, forumda üç düzeyde programdan bahsetti: ilk aşama olan 'zihin düzeyinde sömürgesizleşme', ikinci aşama olan üniversiteler ve insan hakları mahkemeleri gibi kurumsal yapıların sömürgesizleşmesi ve son aşama olan siyasi ve ekonomik sömürgesizleşme. Konferansın İstanbul'da olmasının da tesadüf olmadığını, İstanbul'un kendisinin bir argüman olduğunu sözlerine ekledi.

Dekolonizasyon Forumu'nun Önemi ve Kapsamı

Albayrak, forumun küresel sorunların kökenine inme ve sömürgecilik mirasının günümüzdeki etkilerini anlama çabasında önemli bir platform olduğunu belirtti. Farklı coğrafyalardan ve bilgi geleneklerinden temsilcilerin bir araya gelmesi, küresel sorunlara çok yönlü bakış açıları sunuyor. Özellikle dijital çağda ortaya çıkan 'teknokolonyalizm' kavramı, günümüzdeki sömürgeci eğilimlerin yeni biçimlerini anlamak açısından kritik önem taşıyor.

Uzman Analizi:

Esra Albayrak'ın vurguladığı gibi, mevcut uluslararası sistemin yetersizliği ve yeni bir ahlaki çerçeve ihtiyacı, küresel düzeyde derinleşen krizlerin bir sonucudur. Teknoloji şirketlerinin artan gücü ve potansiyel sömürgeci eğilimleri, geleceğe yönelik ciddi endişeler doğurmaktadır. Bu bağlamda, 'insanlığın yükü' kavramı etrafında küresel bir işbirliği ve ahlaki yeniden yapılanma, daha adil bir dünya inşa etmek için kaçınılmaz görünmektedir.

Ahmet Yılmaz

Anlık Nokta Kıdemli Haber Editörü. Finans, teknoloji ve global gündem üzerine derinlemesine analizler hazırlar.