Gündem

World Decolonization Forum'da Küresel Düzen ve Sömürgecilik Eleştirisi

World Decolonization Forum'da küresel düzen ve sömürgecilik eleştirildi. Uzmanlar, dekolonizasyonun entelektüel boyutunun ötesine geçtiğini ve inkarın ortadan kaldırılması gerektiğini vurguladı. Mireille Fanon, Filistin'deki durumu ve sömürgeci pratikleri eleştirirken, Prof. Salman Sayyid, dekolonizasyon tartışmalarının Avrupa merkezli kaldığına dikkat çekti.

World Decolonization Forum'da konuşmacılar ve katılımcılar

World Decolonization Forum'da düzenlenen bir oturumda, küresel düzenin Avrupa merkezli yapısı ve sömürgecilik pratikleri mercek altına alındı. Oturumda konuşan uzmanlar, dekolonizasyonun sadece entelektüel bir çaba olmadığını, aynı zamanda inkar ve yalanların ortadan kaldırılmasını gerektirdiğini vurguladı.

Dekolonizasyonun Anlamı ve Güncel Uygulamalar

Moderatörlüğünü Küresel Sumud Filosu aktivistlerinden Sümeyye Sena Polat'ın yaptığı foruma, Leeds Üniversitesi Sosyal Teori ve Sömürgecilik Sonrası Düşünce Profesörü Salman Sayyid ve sömürge karşıtı mücadelenin sembolü Frantz Fanon'un kızı, uluslararası hukuk uzmanı Mireille Fanon konuşmacı olarak katıldı. Mireille Fanon, dekolonizasyonun entelektüel, akademik veya kültürel bir proje olmanın ötesine geçtiğini belirterek, "Bazı devletlerin, bağımsızlık, özerklik ve toprakları talep eden haklar ve hatta devletlere karşı tam sömürgeci pozisyonlarını haklı çıkarmak için oluşturdukları inkarı silmeyi, yalan söylemeyi gerektirir." dedi. Fanon, başta ABD olmak üzere İsrail'in müttefiklerinin Filistin'de soykırım uyguladığı yönündeki söylemlere karşı çıkarak, bu durumun iktidarın sömürgecilik taraflarına göre İsrail devletinin saldırıya uğradığı ve kendilerini savunma hakkına sahip olduğu şeklinde yorumlandığını, buna karşı çıkanların ise düşman veya terörist olarak görüldüğünü ifade etti. Sömürgeci ülkelerin yerlileri kıtalarından söktüğünü, soykırım uyguladığını, toplu infazlar yaptığını ve mallarına el koyduğunu hatırlatan Fanon, "Transatlantik ticaret, kölelik, sömürgecilikten beri siyah ve Arap bir hayatın, beyaz bir hayattan daha az değer taşıdığı sabit hale gelmiş durumdadır." değerlendirmesinde bulundu. Filistin'de de aynı sömürgecilik hakimiyet paradigmasının uygulandığını vurgulayan Fanon, "Barbarlığa karşı mücadele ettiklerini iddia ederek, onları sadece hayvan olarak kategorize ederek, zorla temelli yerinden etmeye, temel ihtiyaçlarını karşılama olanaklarında yoksun bırakmaya, açlıkla mücadele etmeye zorluyorlar." diye konuştu. Fanon, uluslararası toplumun baskı altındaki halklarla dayanışma göstermesi gerektiğini belirterek, Haiti halkının desteklenmesi, seslerinin duyurulması, dışarıdan uygulanan kontrolün bitirilmesi ve egemenlik haklarını elde edebilmeleri için ortak bir talepte bulunulması gerektiğini söyledi. Ayrıca, Filistin'in tarafında olunması, soykırımın koşulsuz durdurulması, BM kararlarının uygulanması ve savaş suçlarının tanınması gerektiğini vurgulayan Fanon, İran İslam Cumhuriyeti ve Lübnan Cumhuriyeti'ne karşı sömürgeci ve yasa dışı askeri operasyonlara son verilmesi talebini de yineledi.

Avrupa Merkezli Düşünce ve Dekolonizasyon Tartışmaları

Leeds Üniversitesi'nden Profesör Salman Sayyid ise dekolonizasyon tartışmalarının hala büyük ölçüde Avrupa merkezli kavramlar üzerinden yürütüldüğünü belirterek, "Acaba dekolonizasyonu mu dekolonize etmemiz gerekiyor?" sorusunu yöneltti. Sayyid, dekoloniyel düşüncenin ortaya çıkışından itibaren Atlantik merkezli bir tarih ve dünya tasavvuruna dayandığını savunarak, sömürgeciliğin küresel bir olgu olarak ele alınması gerektiğini dile getirdi. Avrupa merkezli düşüncenin, dünyayı anlamada kendi tarihsel deneyimini evrensel bir model gibi sunduğunu kaydeden Sayyid, "Her bir güç gösterisi otomatik olarak Avrupa sömürgecilik yaklaşımının bir parçası olmayacaktır." değerlendirmesinde bulundu. Sayyid, sömürgecilik ile ırkçılık arasındaki ilişkinin çoğu zaman yanlış ele alındığını söyleyerek, "Neden Nazilerin Almanya'da yaptıklarını sömürgecilik olarak tasvir etmiyoruz? Nazilerin kendisi buna 'sömürgecilik' derken, biz niye demiyoruz? Avrupa'nın özgünlüğünü ve biricikliğini muhafaza etsin diye 'ırkçılık' adında yeni bir kelime icat ediyoruz." ifadelerini kullandı.

Uzman Analizi:

World Decolonization Forum'da dile getirilen eleştiriler, küresel düzenin yeniden şekillendirilmesi gerektiğine işaret ediyor. Sömürgecilik sonrası düşüncenin Avrupa merkezli kalıplardan kurtulması ve küresel adaletin tesis edilmesi, uluslararası ilişkilerde yeni bir paradigma gerektiriyor. Filistin'deki durumun ve diğer sömürgeci pratiklerin ele alınışı, bu dönüşümün aciliyetini gözler önüne seriyor.

Ahmet Yılmaz

Anlık Nokta Kıdemli Haber Editörü. Finans, teknoloji ve global gündem üzerine derinlemesine analizler hazırlar.