Gündem 5 dk okuma

Avrupa Birliği ve Ukrayna cephesinden Varşova buluşması ve kritik mesajlar

Varşova'da bir araya gelen AB Yüksek Temsilcisi Kallas ve dışişleri bakanları, Ukrayna'sız bir barış anlaşmasını tanımayacaklarını duyurarak Rusya'ya karşı yaptırımların sıkılaştırılması çağrısında bulundu.

A
Editör
Ahmet Yılmaz
Yayınlanma Tarihi
Paylaş
Varşova'da gerçekleştirilen üst düzey ortak basın toplantısı
AB Dış İlişkiler Yüksek Temsilcisi Kallas ve bakanlar ortak basın toplantısında konuştu.

Avrupa Birliği Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas, Polonya Dışişleri Bakanı Radoslaw Sikorski ve Ukrayna Dışişleri Bakanı Andrii Sybiha, Polonya’nın başkenti Varşova’da stratejik bir araya gelme gerçekleştirdi. Baltık Denizi Devletleri Konseyi toplantısı vesilesiyle düzenlenen ortak basın toplantısında, Rusya-Ukrayna savaşının seyrine ve Batı'nın izleyeceği ortak politikalara dair son derece net çizgiler çekildi.

Toplantı boyunca uluslararası toplumun odaklandığı temel başlıklar arasında Ukrayna'ya sağlanacak mali ve askeri yardımların sürdürülebilirliği, kış şartlarında artması beklenen insani krizler ve olası diplomatik müzakerelerde Avrupa'nın konumu yer aldı. Taraflar, Moskova yönetiminin saldırgan politikaları karşısında Kiev'in yanında durma kararlılığını yineledi.

Varşova zirvesinde öne çıkan diplomatik ve askeri öncelikler

Polonya Dışişleri Bakanı Radoslaw Sikorski, toplantının açılışında yaptığı değerlendirmede, bölgedeki ülkelerin Rus saldırganlığı karşısındaki birliğinin en üst düzeyde teyit edildiğini belirtti. Ukrayna’ya yönelik mali ve askeri desteğin güçlendirilmesinin hayati önem taşıdığını vurgulayan Sikorski, savaşın sonlandırılmasına yönelik girişimleri desteklediklerini ancak bu süreçte sıralamanın son derece kritik olduğunu ifade etti. Önce ateşkesin, ardından kalıcı barış görüşmelerinin gelmesi gerektiğinin altını çizen Polonyalı bakan, Kiev'in rızası olmadan hiçbir çözümün dayatılamayacağını kaydetti.

Sikorski ayrıca, Avrupa güvenliğinin kendi katılımları olmadan yürütülecek görüşmelerin konusu olamayacağını dile getirdi. Muhtemel bir anlaşmanın şartlarından en fazla doğu kanadındaki ülkelerin etkilendiğini hatırlatan Sikorski, Rusya kaynaklı tehditlere ilişkin değerlendirmelere ancak bu ülkelerin bakış açısıyla katkı sağlanabileceğini belirtti. Moskova'nın savaşın sonuçlarının sorumluluğunu üstlenmesi gerektiğini savunan Polonya yönetimi, Schengen bölgesinin Rusya’ya yönelik politikasının sıkılaştırılmasını ve Rus vatandaşlarına turist vizesi verilmesinin durdurulmasını desteklediklerini yineledi.

Toplantının ev sahibi ülkesi olarak Polonya, Avrupa Birliği'ni içeriden yıkmaya çalışan Rusya'nın serbest dolaşım ayrıcalıklarından yararlanmaması gerektiği görüşünü net bir şekilde paylaştı. Bu bağlamda alınan kararların ve yapılan ortak vurguların, önümüzdeki dönemin diplomatik trafiğinde belirleyici birer unsur olacağı değerlendiriliyor. Batılı müttefiklerin özellikle vize politikaları ve yaptırımların delinmesi hususunda daha sert önlemler almaya hazırlandığı gözlemleniyor.

Kış şartları ve sahadaki insani krizin boyutları

AB Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas, Avrupa’da adil ve kalıcı barışa yönelik çabaların ele alındığı toplantıda, sahadaki acı tabloya dikkat çekti. Yalnızca son bir hafta içerisinde Ukrayna’da en az 45 sivilin Rus hava saldırılarında hayatını kaybettiğini hatırlatan Kallas, barışın yakın olduğuna dair pek az işaret bulunduğunu ifade etti. Ukrayna'yı çok zorlu bir kış dönemin beklediğini belirten Kallas, Moskova'nın ülkeyi kış şartlarında dondurarak teslim olmaya zorladığını vurguladı ve bu senaryoya asla izin vermeyeceklerini kaydetti.

Ukrayna’nın dayanıklılığını artırmak amacıyla Avrupa Birliği destek kredisi kapsamında o hafta 4,36 milyar euro daha sağlandığını belirten Kallas, ancak mevcut tablonun çok daha fazla kaynağa ihtiyaç duyduğunu açıkça gösterdiğini söyledi. Rusya'nın savaş alanında stratejik bir ilerleme kaydedemediğini dile getiren Yüksek Temsilci, yalnızca ekim ayında rekor düzeyde, 54 bin Rus askerinin öldüğünü veya yaralandığını bildirdi. Bu rakamın Varşova’daki Ulusal Stadyum’un kapasitesine denk gelen sarsıcı bir boyutta olduğunu belirten Kallas, Moskova'nın bu ölçekteki kayıpları süresiz olarak sürdüremeyeceğinin altını çizdi.

Sahadaki askeri dengelerin yanı sıra sivil altyapının korunması ve enerji hatlarının güvenliği de Varşova'daki görüşmelerin ana gündem maddeleri arasında yer aldı. Kalkan görevi gören uluslararası yardımların Ukrayna halkının direncini kıramayacak kış koşullarına karşı en önemli kalkan olduğu ifade edildi. Uzmanlar, enerji altyapısına yönelik olası yeni saldırıların önlenmesi için hava savunma sistemlerinin acilen tahkim edilmesi gerektiğini belirtiyor.

Avrupa Birliği'nin arabulucu değil taraf olma pozisyonu

Kaja Kallas, Ukrayna ile Rusya arasında kurulacak herhangi bir anlaşmanın uygulanabilmesi için Avrupa Birliği'nin sürecin ayrılmaz bir parçası olması gerekeceğini net bir dille ifade etti. Güvenlik garantileri, yaptırımlar, ülkenin yeniden inşası ve AB üyeliği söz konusu olduğunda birliği devre dışı bırakmanın imkansız olduğunu belirten Kallas, "Biz arabulucu değiliz. Kararlılıkla Ukrayna’nın yanındayız" dedi. Avrupa'nın Rusya karşısında temel güvenlik çıkarları bulunduğunu hatırlatan Kallas, Rusya'nın Ukrayna topraklarındaki hak iddialarının asla tanınamayacağını vurguladı.

Savaş suçlarından ve uluslararası hak ihlallerinden Rusya'nın sorumlu tutulması gerektiğini belirten AB temsilcisi, Moskova'nın yol açtığı yıkımın bedelini ödemek zorunda olduğunu söyledi. Ayrıca Ukrayna silahlı kuvvetlerinin büyüklüğüne herhangi bir üst sınır getirilemeyeceğini ifade eden Kallas, taviz vermesi gereken tarafın mağdur değil, açıkça saldırgan olduğunu dile getirdi. Bakanların ayrıca Rusya’nın gri bölge taktiklerini ele aldığını belirten Kallas, Avrupa'nın daha yüksek maliyetler yüklemeye hazır olması gerektiğini ve saldırıların bedelinin giderek ağırlaşacağını bildirdi.

ABD Başkanı Donald Trump’ın Rusya ile Ukrayna arasında Avrupa’yı da etkileyecek olası büyük çaplı bir anlaşmaya dair iddialarına da yanıt veren Kallas, tarafı olmadıkları hiçbir anlaşmayı uygulamayacaklarını belirtti. Bu bağlamda Avrupa Birliği'nden beklenenin yaptırımlar ve dondurulmuş varlıklar konusunda karar almak olduğunu söyleyen Kallas, her şeyden önce tarafların masaya oturmasının öncelikli olduğunu ifade etti. Ukrayna Dışişleri Bakanı Sybiha da bu duruma destek vererek Ukrayna ve Avrupa olmadan hiçbir karar alınamayacağını yineledi.

Ukrayna Dışişleri Bakanı Sybiha'dan cephe ve Abu Dabi mesajları

Ukrayna Dışişleri Bakanı Andrii Sybiha, Varşova'daki toplantıda ülkesinin cephede son üç yılın en güçlü konumunda bulunduğunu vurguladı. 10-11 Kasım tarihlerinde Birleşik Arap Emirlikleri’nin başkenti Abu Dabi’de gerçekleştirilecek Rusya-Ukrayna görüşmelerine değinen Sybiha, Avrupa'nın bu sürecin hem öncesinde hem de sonrasında aktif bir parçası olması gerektiğini savundu. Ukrayna'nın planlanan Abu Dabi temaslarını son derece ciddiye aldığını belirten Sybiha, tutumların eşgüdüm içinde belirlendiğini ve yakın temasın süreceğini aktardı.

Görüşmelerde Ukrayna'nın önceliklerinin güvenlik garantileri, Karadeniz’de gerilimin azaltılması, enerji ateşkesi, çocukların ülkeye döndürülmesi ve esir takası olduğunu sıralayan Sybiha, savaşı Rusya topraklarına taşımak için uzun menzilli saldırıları sürdüreceklerini belirtti. "Ne kadar uzağı vurabilirsek, savaşın sonu o kadar yakın olur" diyen Sybiha, askeri kapasitenin artırılmasının barış yolundaki en etkili baskı unsuru olduğunu savundu.

Avrupa'nın barış içinde yaşayıp yaşamayacağının, Rus saldırganlığının adil ve onurlu bir barışla sona erip ermeyeceğine bağlı olduğunu belirten Ukraynalı bakan, Moskova'nın Avrupa kıtasının güvenlik garantörü olamayacağını ve en büyük tehdit olmaya devam ettiğini sözlerine ekledi. Varşova zirvesinden çıkan ortak irade, Batı ittifakının Kiev'e olan desteğini kararlılıkla sürdüreceğini ve diplomatik masada Ukrayna'nın dışlanmasına asla izin verilmeyeceğini bir kez daha tescilledi.

Bu Haber Hakkında Ne Düşünüyorsunuz?