Ayasofya'nın Yeniden İbadete Açılışının Altıncı Yılında Verilen Mesajlar
- AK Parti Gençlik Kolları, Ayasofya'nın ibadete açılma kararının 6. yıl dönümünü Beyazıt Meydanı'ndan Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi'ne düzenlenen bir yürüyüşle kutladı.
- Yürüyüşe katılan AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Ahmet Büyükgümüş, 10 Temmuz'un Türk İslam tarihinin önemli günlerinden biri olduğunu vurgulayarak, Ayasofya'nın fethin sembolü ve uzun bir esaretin ardından gerçek manasına kavuştuğunu belirtti.
- Konuşmalarda, Ayasofya'nın özgürlüğünün, milletin kalbindeki zincirlerin kırılması anlamına geldiği ve Mescid-i Aksa'nın da bir gün özgürleşeceği mesajı verildi.
İstanbul – AK Parti Gençlik Kolları, dün akşam Beyazıt Meydanı'nda toplanarak Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi'ne doğru bir yürüyüş gerçekleştirdi. Etkinlik, Ayasofya'nın yeniden ibadete açılması kararının 6. yıl dönümünü anmak amacıyla düzenlendi. Yürüyüşe, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Teşkilat Başkanı Ahmet Büyükgümüş, AK Parti İstanbul İl Başkanı Abdullah Özdemir, AK Parti Gençlik Kolları Başkanı Yusuf İbiş, AK Parti İstanbul İl Gençlik Kolları Başkanı Nevzat Yüce ve Fatih Belediye Başkanı M. Ergün Turan'ın yanı sıra çok sayıda partili ve vatandaş katıldı.
Yürüyüşün Detayları ve Katılımcı Mesajları
Katılımcılar, akşam namazının ardından Divan Yolu Caddesi üzerinden Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi önüne yürüdü. Ellerinde Türk bayrakları ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın fotoğraflarının yer aldığı dövizler taşıyan grup, “Zincirler kırıldı, Ayasofya açıldı” yazılı pankart açtı. Tekbirler eşliğinde gerçekleşen yürüyüş, Ayasofya'nın tarihi ve manevi önemine dikkat çekti.
Yürüyüşün ardından bir konuşma yapan AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Ahmet Büyükgümüş, 10 Temmuz'un Türk İslam tarihinin en önemli günlerinden biri olduğunu ifade etti. Büyükgümüş, fethin sembolü olan Ayasofya'nın uzun bir esaretin ardından gerçek manasına kavuştuğunu dile getirdi. Ayasofya'nın sadece bir ibadet mekanı olmadığını vurgulayan Büyükgümüş, “Ecdadımızın kıtaları aşarak dünyada adaleti, birliği, kardeşliği ve İ'la-yi kelimetullahı kendine parola edinmiş o kutlu yürüyüşünün en sembol mekanlarından biridir. Öyle inanıyoruz ki Ayasofya'nın özgürlüğü, bu kutlu mekanın milletiyle, duasıyla buluşması, inşallah yeniden bu kutlu yürüyüşe çıkacak olan kadroların kalbinde yer alacaktır” dedi. Büyükgümüş, Ayasofya'nın üzerinde değil, kalplerde ve zihinlerde olan zincirlerin, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde kırıldığını belirtti. Ayrıca, Ayasofya ve Karabağ'daki camilerin minarelerinden yükselen “Allahu Ekber” nidalarının, meydanlardaki kararlılık ve duaların neticesi olduğunu sözlerine ekledi. Büyükgümüş, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın “Zincirler kırılsın, Ayasofya açılsın” haykırışları için bedeller ödediğini, hapisler yattığını ve kovuşturmalara maruz kaldığını ancak davasından asla geri adım atmadığını dile getirdi. Konuşmasında, bugünün gençlerinin gayretiyle Mescid-i Aksa'nın da bir gün özgür olacağı temennisinde bulundu.
AK Parti İstanbul İl Başkanı Abdullah Özdemir ise, Ayasofya'nın İstanbul'un fethinden 1934'e kadar ibadete açık olduğunu hatırlattı. Özdemir, 86 yıl ara verildikten sonra yeniden ibadete açılmasının ardından kıyamete dek özgür bir şekilde ibadet edilecek bir sürecin devamında bir araya gelindiğini belirtti. Özdemir, merhum Prof. Dr. Ahmet Haluk Dursun'un “İstanbul'da Yaşama Sanatı” adlı kitabına atıfta bulunarak, Dursun'un Ayasofya ibadete kapalıyken fethin coşkuyla kutlanamayacağı yönündeki görüşlerini aktardı. Yedikule Zindanları ve Rumeli Hisarı'ndaki camilerin de ihya edilerek ibadete açıldığını belirten Özdemir, bu dönüştürücü adımlar dolayısıyla Cumhurbaşkanı Erdoğan'a teşekkür etti.
Ayasofya'nın Tarihi ve Yeniden İbadete Açılması Süreci
Ayasofya, Doğu Roma İmparatorluğu döneminde inşa edilmiş, İstanbul'un fethinden sonra Fatih Sultan Mehmet tarafından camiye dönüştürülerek İslam dünyası için büyük bir sembol haline gelmiştir. Yaklaşık 481 yıl boyunca cami olarak hizmet veren Ayasofya, 24 Kasım 1934 tarihli Bakanlar Kurulu kararıyla müzeye çevrilmiştir. Bu karar, uzun yıllar boyunca Türkiye'de ve İslam dünyasında tartışmalara neden olmuş, Ayasofya'nın yeniden cami olarak ibadete açılması yönünde güçlü bir kamuoyu oluşmuştur. Sürekli Vakıflar Tarihi Eserlere ve Çevreye Hizmet Derneği'nin açtığı dava sonucunda, Danıştay 10. Dairesi 10 Temmuz 2020 tarihinde, Ayasofya'nın müze statüsünü belirleyen 1934 tarihli Bakanlar Kurulu kararını oy birliğiyle iptal etmiştir. Aynı gün, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ayasofya'nın Diyanet İşleri Başkanlığına devredilerek ibadete açılmasına ilişkin Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'ni imzalamıştır. Bu kararın ardından, Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi 24 Temmuz 2020'de, 86 yıl sonra kılınan ilk cuma namazıyla yeniden ibadete açılmıştır. Bu tarihi gelişme, Türkiye'de büyük bir sevinçle karşılanmış ve uluslararası alanda geniş yankı uyandırmıştır.
Ayasofya Kararının Toplumsal ve Siyasi Yansımaları
Ayasofya'nın yeniden ibadete açılması kararı, Türkiye'nin iç siyasetinde önemli bir dönüm noktası olarak kabul edilmektedir. Bu karar, özellikle muhafazakar kesimler arasında büyük bir memnuniyet yaratmış ve Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın liderliğini pekiştiren bir adım olarak yorumlanmıştır. Karar, aynı zamanda Türkiye'nin kültürel ve dini kimliğine vurgu yaparak, geçmişle bağların yeniden kurulması arayışının bir göstergesi olmuştur. Uluslararası alanda ise, özellikle bazı Batılı ülkeler ve Hristiyan cemaatleri tarafından endişeyle karşılanmış, ancak Türkiye hükümeti bu kararın egemenlik hakları çerçevesinde alındığını ve Ayasofya'nın tüm insanlığın ortak mirası olma özelliğini koruyacağını belirtmiştir. Ayasofya'nın yeniden cami olarak hizmet vermeye başlaması, Türkiye'nin bölgesel ve küresel politikalarında da sembolik bir etki yaratmış, ülkenin kendi değerleri doğrultusunda hareket etme kararlılığının bir göstergesi olarak algılanmıştır.
Anlık Nokta Editoryal Değerlendirmesi:Ayasofya'nın yeniden ibadete açılması kararının yıl dönümü etkinlikleri, Türkiye'nin tarihsel ve kültürel mirasına verdiği önemi bir kez daha gözler önüne sermektedir. Bu tür etkinlikler, toplumsal hafızayı canlı tutarken, aynı zamanda belirli siyasi mesajların da kamuoyuna aktarılmasına olanak tanımaktadır. Ayasofya'nın sembolik değeri, Türkiye'nin iç ve dış politikasındaki duruşunu anlamak açısından kritik bir gösterge olmaya devam etmektedir.
❓ Sıkça Sorulan Sorular
Ayasofya'nın ibadete açılma kararı ne zaman alındı?
Ayasofya'nın camiden müzeye dönüştürülmesine dair 1934 tarihli Bakanlar Kurulu kararının Danıştay 10. Dairesi tarafından iptal edilmesi ve Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin imzalanması 10 Temmuz 2020 tarihinde gerçekleşti.
AK Parti Gençlik Kolları'nın Ayasofya yürüyüşü hangi tarihte düzenlendi?
AK Parti Gençlik Kolları'nın “Bir Gençlik Yürüyüşü” programı, Ayasofya'nın ibadete açılma kararının 6. yıl dönümü olan 10 Temmuz 2026 akşamı düzenlendi.
Yürüyüşe katılan önemli AK Parti yetkilileri kimlerdi?
Yürüyüşe AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Teşkilat Başkanı Ahmet Büyükgümüş, AK Parti İstanbul İl Başkanı Abdullah Özdemir, AK Parti Gençlik Kolları Başkanı Yusuf İbiş, AK Parti İstanbul İl Gençlik Kolları Başkanı Nevzat Yüce ve Fatih Belediye Başkanı M. Ergün Turan katıldı.
Ayasofya'nın yeniden ibadete açılmasının Türkiye için sembolik anlamı nedir?
Ayasofya'nın yeniden ibadete açılması, Türkiye için fethin sembolü, uzun süreli bir özlemin giderilmesi ve milletin kalbindeki zincirlerin kırılması gibi güçlü sembolik anlamlar taşımaktadır. Aynı zamanda ülkenin kültürel ve dini kimliğine vurgu yapan önemli bir adım olarak görülmektedir.
Bu haber, uluslararası haber ajanslarının ve resmi kurumların doğrulanmış verileri ışığında derlenmiş, anlık gelişme analizleriyle zenginleştirilerek editörlerimiz tarafından incelenip onaylanmıştır.