Hakan Bahçetepe ve 8 şüpheli hakkında hazırlanan iddianame, belediye ihaleleri ve ruhsat süreçlerinde nüfuz ticareti yapıldığına dair çarpıcı bulguları gün yüzüne çıkardı. Başsavcılık tarafından yürütülen soruşturma kapsamında Aziz İhsan Aktaş, Gürkan Dölekli, Özer Ayık, Hakan Bahçetepe, Seza Büyükçulha, Baki Aydöner, Erdal Celal Aksoy, Gözde Bahçetepe ve Aziz Lal şüpheli sıfatıyla yer alıyor.
Nüfuz Ticareti ve Maddi Menfaat İddiaları
İddianamede, Baki Aydöner ve Seza Büyükçulha'nın, belediyelerde resmi bir görevleri bulunmamasına rağmen, üst düzey siyasi yakınlıklarını kullanarak haksız kazanç sağladıkları öne sürülüyor. Aydöner'in, müteahhitlerin belediyedeki işlerini takip ederek maddi menfaat temin ettiği, Aziz İhsan Aktaş'tan ise 100 bin dolar tutarında bir 'jest' aldığı iddia ediliyor. Şüphelilerin, kazı izni ve iş yeri ruhsatı gibi konularda doğrudan yetkili olmasalar da, bu süreçleri etkileme gücüne sahip oldukları vurgulanıyor.
Dijital İzler ve Baz Kayıtları
İddianamede yer alan teknik incelemelerde, şüphelilerin iletişim trafiği ve baz istasyonu kayıtları suçlamalara dayanak oluşturuyor. Özellikle Gaziosmanpaşa Belediyesi'nden alınan kazı izni ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nden (İBB) alınan ruhsat süreçlerinde, Baki Aydöner ve Hakan Bahçetepe'nin iznin çıkmasından bir gün önce aynı bölgede baz verdikleri tespit edildi. Ayrıca, Erdal Celal Aksoy'a 300 bin dolar rüşvet verildiği ve bu sürecin Seza Büyükçulha aracılığıyla koordine edildiği öne sürüldü.
Etkin Pişmanlık ve İtiraf
Soruşturma kapsamında 'çıkar amaçlı suç örgütü kurmak' ve 'ihaleye fesat karıştırma' gibi çok sayıda suçlamayla karşı karşıya kalan Aziz İhsan Aktaş'ın, etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanarak samimi beyanlarda bulunduğu belirtildi. Aktaş'ın, para talep eden isimleri ve rüşvet eylemlerine ilişkin dekontları başsavcılıkla paylaştığı, sunulan verilerin teknik bulgularla uyumlu olduğu kaydedildi.
Uzman Analizi:Söz konusu iddianame, yerel yönetimlerdeki ihale ve ruhsat süreçlerinin, resmi makamlar dışındaki 'nüfuz odakları' tarafından nasıl manipüle edilebileceğine dair kritik bir örnek teşkil ediyor. Özellikle dijital baz kayıtlarının rüşvet iddialarıyla eşleştirilmesi, yargı sürecinde delil toplama yöntemlerinin dijitalleştiğini ve bu tür karmaşık ekonomik suçların ispatında teknolojik verilerin belirleyici rol oynadığını göstermektedir.