Dışişleri Bakanlığı, Yunanistan'ın siyasi kaygılarla tarihi istismar ettiğini belirterek, ülkenin 'asılsız Pontus iddiaları'na yönelik sert bir tepki gösterdi. Bakanlık, Yunan makamlarını 1821'deki Tripoliçe katliamı ve 1919'daki İzmir işgaliyle başlayan vahşet suçlarını anmaya davet etti.
Yunanistan'ın 'Pontus' İddialarına Karşı Açıklama
Dışişleri Bakanlığı, Yunanistan'da düzenlenen bazı etkinlikler ve bu etkinliklerde dile getirilen ifadeler üzerine yazılı bir açıklama yaptı. Açıklamada, Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk'ün Samsun'a çıkarak Yunanistan'ın da dahil olduğu işgalci güçlere karşı milli mücadeleyi başlattığı 19 Mayıs 1919 tarihinin, Türk milleti tarafından 'Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı' olarak coşkuyla kutlandığı hatırlatıldı.
Yunanistan'ın 1994'te 'Pontus' iddiasına ilişkin ulusal düzeyde kabul ettiği mevzuatla Türkiye aleyhine hukuki temeli olmayan iddialarda bulunduğu ve bu iddiaları Eğitim Bakanlığı genelgesiyle ülke çapındaki okullarda ders olarak okuttuğu belirtildi. Bakanlık, Yunanistan'ın 'Megali Idea' hayalini gerçekleştiremeyen ve başarısız olan işgal teşebbüsünün ardından yaşadığı hezimeti ve işlediği vahşet suçlarını örtmek amacıyla asılsız 'Pontus' iddiasını gündeme getirdiğini vurguladı. Yunan ordusunun işlediği savaş suçları ve mezaliminin Müttefik Devletler Tahkikat Komisyonu raporları ve Lozan Barış Antlaşması'nın 59. maddesinde kayıt altına alındığı ifade edildi.
Açıklamada son olarak, "Yunan makamları siyasi kaygılarla tarihi istismar etmekten vazgeçmeli ve 1821 yılında Tripoliçe katliamından başlayarak Türklere ve diğer etnik gruplara karşı işlenen vahşet suçlarının yanı sıra, 15 Mayıs 1919 tarihinde İzmir'in işgali girişimiyle başlayan ve Batı Anadolu’daki Türklere ve diğer etnik gruplara karşı yürütülen mezalimi anmalıdır. Yunanistan’ı gerçekleri çarpıtarak tarihten husumet çıkartmak yerine, ikili ilişkilerimizi barış ve işbirliği içinde geliştirecek bir tutum ortaya koymaya davet ediyoruz." denildi.
Uzman Analizi:Dışişleri Bakanlığı'nın bu açıklaması, Türkiye-Yunanistan ilişkilerinde tarihi ve siyasi gerilimlerin devam ettiğini gözler önüne seriyor. Bakanlığın, Yunanistan'ı geçmişteki olayları doğru bir şekilde ele almaya ve tarihi istismar etmekten kaçınmaya davet etmesi, iki ülke arasındaki diplomatik diyalogda önemli bir vurgu noktası oluşturuyor. Bu tür açıklamalar, bölgesel istikrar ve işbirliği çabalarını olumsuz etkileyebilecek potansiyel riskler taşıyor.