Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, yapay zeka destekli dijital dünyanın algı yönetimi ve manipülasyon potansiyeline dikkat çekerek, gençlere dijital vesayetin hakimiyeti altına girmeme çağrısında bulundu. Duran, Türkiye'nin dört bir yanından gelen dezenformasyonla mücadele kulübü üyesi öğrencilerin katıldığı 'Dezenformasyonla Mücadele Ulusal Gençlik Zirvesi'nde yaptığı konuşmada, dijital çağın getirdiği yeni mücadele alanlarına ve bu alanda dirençli olmanın önemine vurgu yaptı.
Dijital Dünyada Yeni Gerçeklikler ve Algı Yönetimi
Açılış konuşmasına 19 Mayıs Atatürk'ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı'nı kutlayarak başlayan Duran, hakikat ve yalan mücadelesinin tarihsel boyutuna değindi. Günümüzde dezenformasyonun evrildiğini ve yapay zeka destekli dijital ortamda oluşturulan bilgilerin gerçeğiyle iç içe geçtiğini belirtti. Bu durumun, bireylerin algısını, toplumla, devletle ve hatta kendileriyle ilgili algılarını şekillendirmede dijital dünyanın büyük bir etkiye sahip olduğunu gösterdiğini ifade etti. Duran, bu algı yönetiminin, algoritmalarla yönetilen büyük şirketlerin bir tür vesayeti olduğunu dile getirdi.
Sosyal Medyanın Operasyonel Araç Olarak Kullanımı
Sosyal medya platformlarının, başlangıçta özgürlük alanı olarak sunulmasına rağmen, ülkelerin seçimlerine dahi müdahale edebilen operasyonel araçlara dönüşebildiğini vurgulayan Duran, büyük teknoloji şirketlerinin sadece teknoloji firmaları olmadığını, aynı zamanda dünyayı ve geleceğini şekillendirme manifestoları yayınladıklarını söyledi. Bu durumun, dijital üzerinden nefret, radikalleşme, toplumsal kutuplaşma, manipülasyon ve psikolojik yönlendirmeye açık bir ortam yarattığını belirtti. Bu nedenle, veri sahibi teknoloji şirketlerinin masum olmayan hesaplar içinde olabileceği varsayımından hareketle, şeffaflık, hesap verilebilirlik ve etik sorumluluk gibi konulara daha güçlü odaklanılması gerektiğini vurguladı.
Dijital Okuryazarlık ve Geleceğin Mücadele Alanı
Duran, dijital okuryazarlığın artık sadece bir teknoloji meselesi olmadığını, aynı zamanda bilgiyi doğrulama, kaynağı sorgulama, algoritmik yönlendirmeyi fark etme, psikolojik manipülasyonu tanıma ve dijital bağımlılıkla mücadele etme meselesi olduğunu belirtti. Gençlerin bu konudaki kabiliyetlerini geliştirmesi gerektiğini, aksi takdirde yapay zeka destekli sahte videolar, ses programlama sistemleri ve manipülatif görsellerin etkisinde kalabileceklerini söyledi. Pandemi ve Gezi Parkı olayları gibi dezenformasyonun bilinçli yayıldığı dönemleri hatırlatan Duran, geleceğin mücadele alanının kara, deniz, hava değil, sanal ve dijital alem olacağını öngördü. Şirketlerin manifestolarına örnek olarak Palantir Technologies'i gösteren Duran, bunun bir teknoloji rekabeti olmanın ötesinde jeopolitik bir üstünlük ve medeniyetler arası hakimiyet arayışı olduğunu ifade etti. Bu nedenle, dijital dünyanın ve dezenformasyonun farkında olunması gerektiğini, algoritmalar tarafından yönlendirilmeden, dijital vesayetin hakimiyeti altına girmeden, kendi verilerini üreterek, analiz ederek ve kendi değerleri üzerinden dijital alana içerik üreterek daha güçlü bir duruş sergileneceğini belirtti.
Uzman Analizi:İletişim Başkanı Burhanettin Duran'ın açıklamaları, dijital çağın getirdiği karmaşık bilgi ortamında bireylerin ve toplumların karşı karşıya olduğu riskleri net bir şekilde ortaya koymaktadır. Özellikle gençlerin dijital okuryazarlıklarını artırmaları ve algoritmik yönlendirmelere karşı bilinçlenmeleri, hem bireysel hem de toplumsal düzeyde manipülasyonlara karşı direnç oluşturulması açısından kritik öneme sahiptir. Bu bağlamda, devletin ve ilgili kurumların dijital okuryazarlığı yaygınlaştırma çabaları ve teknoloji şirketlerinin şeffaflık ve hesap verebilirlik ilkelerine uyumunun sağlanması, geleceğin dijital dünyasında daha güvenli bir alan yaratılmasına katkı sağlayacaktır.