Gündem 8 dk okuma

İstanbul'da Göç Yolu Üzerindeki Leylekler Elektrik Hatlarının Kurbanı Oluyor

İstanbul'un göç yolları üzerinde bulunan elektrik hatları, leylekler için büyük bir tehlike oluşturuyor. Bu yıl yaklaşık 60 leylek, elektrik akımına kapılarak yaralanmaları sonucu tedavi altına alındı; ancak birçoğu kalıcı hasar nedeniyle göçe katılamayacak.

A
Editör
Ahmet Yılmaz
Yayınlanma Tarihi
Paylaş
İstanbul'da elektrik akımına kapılarak yaralanmış bir leyleğin veteriner hekimler tarafından tedavi edilmesi.
İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa Veteriner Fakültesi'nde tedavi gören yaralı leylek.

Göçmen Leyleklerin İstanbul Serüveninden Öne Çıkan Başlıklar

  • İstanbul, leyleklerin Avrupa'dan Afrika'ya uzanan göç rotası üzerinde kritik bir konumda yer alıyor.
  • Kentteki elektrik direkleri ve yüksek gerilim hatları, dinlenmek için konan leylekler için ciddi bir tehlike arz ediyor.
  • Bu yıl tedavi altına alınan yaklaşık 60 leyleğin en az yarısı, kalıcı yaralanmalar nedeniyle bir daha uçamayacak ve göç yolculuklarına katılamayacak.

İstanbul, 23 Eylül 2026 – Avrupa'dan Afrika'ya uzanan zorlu göç yolculuklarında İstanbul üzerinden geçen leylekler, kentteki elektrik hatlarının oluşturduğu risk nedeniyle ciddi yaralanmalarla karşı karşıya kalıyor. Elektrik akımına kapılarak yaralanan kuşlar, tedavi ve rehabilitasyon süreçleri için İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa Veteriner Fakültesi'ne ulaştırılıyor.

Göç yolları üzerinde bulunan İstanbul ve çevresindeki elektrik direkleri ile yüksek gerilim hatları, leylekler için hayati bir tehdit oluşturuyor. Uzun mesafeler kat eden leylekler, dinlenmek amacıyla yüksek noktalara konduklarında elektrik akımına kapılarak yaralanabiliyor.

Yaralı Leyleklerin Tedavi Süreci ve Zorluklar

Yaralı leylekler, İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa Veteriner Fakültesi'nde uzman veteriner hekimler tarafından tedavi altına alınıyor. Bu kuşlarda genellikle bacak ve kanat kırıkları, elektrik çarpmasına bağlı açık yaralar ve doku hasarları gözlemleniyor.

Tedavi süreçlerinde bazı leyleklerin bacakları alçıya alınırken, operasyon geçiren kuşların bandajları düzenli olarak kontrol ediliyor. Kırık tedavisi, yara bakımları ve destek tedavileriyle leylekler, yeniden uçabilecekleri güne hazırlanıyor.

Ancak özellikle kanatlarında ağır yaralanma bulunan leyleklerin yeniden uçma ihtimali oldukça düşük. Bu durum, göç döneminde yaralanan kuşların önemli bir bölümünün sürülerine katılarak Afrika'ya uzanan yolculuklarını sürdürememesi anlamına geliyor.

Bu yıl fakülteye getirilen yaklaşık 60 leyleğin tedavisi devam ederken, bunların en az yarısının kanatlarındaki ağır yaralanmalar nedeniyle bir daha uçamayacağı ve göçe katılamayacağı belirtildi. Uçabilecek duruma gelen leyleklerin bir kısmı tedavilerinin ardından doğaya bırakılarak göç yolculuklarına devam etti.

Tedavi süreci devam eden leyleklerin bir bölümü yeniden doğaya dönebilecek durumda olsa da, ağır yaralanan ve uçma yetisini kaybeden kuşların yaşamlarının bundan sonraki bölümünde sürekli bakıma ihtiyaç duyması bekleniyor.

Göç Yolu Üzerindeki Tehlikeler ve Uzman Görüşleri

İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa Veteriner Fakültesi Yabani Hayvan Hastalıkları ve Ekoloji Anabilim Dalı Araştırma Görevlisi Serhan Coşkun, leyleklerin tedavi süreci ve elektrik akımının neden olduğu yaralanmalar hakkında önemli bilgiler verdi. Coşkun, bu yıl yaklaşık 60 leyleğin tedavi için fakülteye getirildiğini ifade etti.

Coşkun, “Özellikle burada gördüğümüz leylekler göç sonrasında elektrik çarpması, ateşli silah yaralanmaları gibi sebeplerle geliyorlar. Avrupa'dan Afrika'ya doğru göçler sırasında genellikle ülkemizde bu tarz şeylere çok sık rastlanıyor ve her sene de tekrar eder. Ortalama 60 civarında bu sene geldi” açıklamasında bulundu.

Elektrik akımına kapılan leyleklerde düşme kaynaklı kanat ve bacak kırıklarının yanı sıra, doku ölümleri, nekroz ve açık yaraların da görülebildiğini belirten Coşkun, en ileri durumlarda ise çok sayıda ölümle karşılaşıldığını dile getirdi.

Leyleklerin fakülteye Doğa Koruma ve Milli Parklar aracılığıyla getirildiğini aktaran Coşkun, vatandaşların da yaralı hayvanları kendi imkanlarıyla ulaştırabildiğini söyledi. Coşkun, bacak kırıklarında iyileşme şansının daha yüksek olduğunu ancak kanat kırığı olanların tekrar uçamadığını ve göçe katılamadığını vurguladı.

“Burada gerekli operatif müdahalelerimizi yapıyoruz, kırık onarımlarını, onun dışında genel yara sağaltımlarını gerçekleştiriyoruz. Uzun süre kendilerine bakıyoruz, ilgileniyoruz. Onun dışında ağrı kesicilerle, destek tedavilerle de yemelerini, içmelerini sağlıyoruz bu süreçte” diyen Coşkun, mevcut 60 leylekten en az yarısının kesinlikle uçamayacağını ve ömür boyu bakıma ihtiyaç duyacağını belirtti.

Göçün leyleklerin doğal yaşamlarının önemli bir parçası olduğuna dikkat çeken Coşkun, kafes ortamında yaşamanın yaban hayvanlarının genel durumlarını ve beslenme gibi faaliyetlerini olumsuz etkilediğini ifade etti. Uçabilen leyleklerin bir kısmının tedavilerinin ardından doğaya bırakıldığını ancak göçlerin yavaş yavaş sona ermesiyle bu yıl daha fazla kuşun gönderilmesinin mümkün görünmediğini ekledi.

Coşkun, elektrik hatlarının yer altından değil de yer üstünde direkler ve teller aracılığıyla gitmesinin hayvanların bunları bir dal veya tünek gibi kullanmaya çalışmasına neden olduğunu belirtti. Elektrik direklerinin yalıtımsız olması sebebiyle elektrik çarpmalarının çok sık görüldüğünü ve özellikle tren hatlarının, yüksek gerilimlerin bulunduğu yerlerde bu durumların yaygın olduğunu kaydetti.

Leylek Göç Yolları ve İstanbul'un Ekolojik Rolü

Leylekler, her yıl binlerce kilometrelik bir göç yolculuğu yaparak Avrupa'dan Afrika'ya ve geri dönerler. Bu uzun ve meşakkatli yolculukta İstanbul, coğrafi konumu itibarıyla önemli bir geçiş noktasıdır. Boğazlar ve Marmara Denizi üzerindeki hava akımları, leylekler gibi süzülen kuşlar için enerji tasarrufu sağlayan doğal bir koridor oluşturur. Bu nedenle İstanbul, göçmen kuşların dinlenme ve beslenme duraklarından biri olarak ekolojik açıdan büyük bir öneme sahiptir. Ancak kentleşme ve insan yapımı altyapılar, bu doğal göç rotaları üzerinde beklenmedik tehlikeler yaratabilmektedir.

Yaban Hayatı ve Altyapı Etkileşiminin Çok Boyutlu Analizi

Leyleklerin elektrik hatlarında yaşadığı bu tür kazalar, sadece bireysel hayvanların yaşamlarını değil, aynı zamanda ekosistemdeki genel dengeyi de olumsuz etkiliyor. Göçmen kuş popülasyonlarının azalması, biyoçeşitlilik kaybına yol açabilir ve doğal denge üzerinde zincirleme etkiler yaratabilir. Ekonomik açıdan bakıldığında, yaralı hayvanların tedavi ve rehabilitasyon süreçleri önemli maliyetler oluştururken, bu tür kazaların önlenmesi için yapılacak altyapı iyileştirmeleri uzun vadede daha sürdürülebilir bir çözüm sunabilir. Toplumsal olarak ise bu olaylar, yaban hayatı koruma bilincinin artırılması ve insan faaliyetlerinin doğal çevre üzerindeki etkileri konusunda farkındalık yaratma potansiyeli taşımaktadır.

Anlık Nokta Ekolojik Perspektifi:

Leyleklerin göç yolculuklarında karşılaştığı bu trajik durumlar, insan yapımı altyapıların yaban hayatı üzerindeki etkilerini bir kez daha gözler önüne sermektedir. Sürdürülebilir bir çevre için, enerji hatlarının yalıtımı ve yer altına alınması gibi önleyici tedbirlerin acilen hayata geçirilmesi büyük önem taşımaktadır.

Bu yıl yaklaşık 60 leylek tedavi için İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa Veteriner Fakültesi'ne getirildi.

Elektrik akımına kapılan leyleklerde genellikle bacak ve kanat kırıkları, elektrik çarpmasına bağlı açık yaralar, doku ölümleri (nekroz) ve en ileri durumlarda ölümler görülmektedir.

Yaralı leyleklerin göçe katılamaması, bireysel hayvanların yaşam kalitesini düşürmenin yanı sıra, göçmen kuş popülasyonlarının azalmasına ve uzun vadede ekosistemdeki biyoçeşitlilik dengesinin bozulmasına yol açabilir.

Leyleklerin elektrik çarpmasından korunması için elektrik hatlarının yer altına alınması, direklerin ve tellerin yalıtımının güçlendirilmesi gibi önleyici tedbirler alınabilir.

Bu Haber Hakkında Ne Düşünüyorsunuz?