Gündem 9 dk okuma

Müslüman Kadınların Küresel Liderlikteki Rolü 'ALLY for Future' Paneli'nde Değerlendirildi

Başkent Ankara'da düzenlenen 'ALLY for Future: Genç Müslüman Kadınlar Liderlik Programı'nda, Müslüman kadının küresel liderlikteki rolü, karşılaştığı engeller ve çözüm önerileri kapsamlı bir şekilde ele alındı. Oturumda, liderliğin bir makamdan ziyade sürekli geliştirilmesi gereken bir kas olduğu vurgulanırken, değer temelli liderlik ve insan onurunun korunmasının önemi üzerinde duruldu. Gazze ve Suriye gibi kriz bölgelerindeki kadınların gösterdiği direnç ve dayanışma örnekleri paylaşıldı.

A
Editör
Ahmet Yılmaz
Yayınlanma Tarihi
Paylaş
Panelde konuşmacı olarak yer alan kadınlar
ALLY for Future programında, Müslüman kadınların küresel liderlikteki rolü üzerine bir panel gerçekleştirildi.

Müslüman Kadınların Rolü Masaya Yatırıldı

  • 'ALLY for Future' programı, genç Müslüman kadınların küresel liderlikteki rolünü ve karşılaştıkları zorlukları ele aldı.
  • Panelde, liderliğin bir makam değil, sürekli geliştirilmesi gereken bir kas olduğu vurgulandı.
  • Gazze ve Suriye gibi kriz bölgelerindeki kadınların gösterdiği direnç ve dayanışma örnekleri paylaşıldı.

Başkent Ankara'da düzenlenen 'ALLY for Future: Genç Müslüman Kadınlar Liderlik Programı' kapsamında, 'Değer Temelli Liderlik ve Hak Perspektifi: Müslüman Genç Kadınlar Nerede Duruyor?' başlıklı bir oturum gerçekleştirildi. Oturumda, Müslüman kadının küresel liderlikteki rolü, karşılaştığı engeller ve çözüm önerileri kapsamlı bir şekilde ele alındı. AK Parti Kayseri Milletvekili Ayşe Böhürler'in moderatörlüğünü üstlendiği panele, KADEM Yönetim Kurulu Başkanı Canan Sarı, vaize Fatma Bayram, girişimci ve aktivist Rana Abdelhamid ile psikiyatrist ve yazar Dr. Samah Jabr konuşmacı olarak katıldı.

Bir Makam Değil, Sürekli Gelişen Bir Kas

Oturumda konuşan KADEM Yönetim Kurulu Başkanı Canan Sarı, liderliğin bir makamdan ziyade, 'geliştirildikçe gelişen, ihmal edildikçe zayıflayan bir kas' olduğunu belirtti. Sarı, liderliğin temelinin kişinin kendi duygularını, düşüncelerini ve tepkilerini yönetebilmesinden geçtiğini vurguladı. KADEM'in 'Varoluşta eşitlik, sorumlulukta adalet' ilkesine atıfta bulunan Sarı, Müslüman kadınların siyasette, ekonomide ve karar alma mekanizmalarında yer almasının bir lütuf değil, doğal bir hak olduğunu ifade etti. Liderliğin çağın ihtiyaçlarını doğru okuyabilmek ve kadim değerlerle güncel gerçeklik arasında denge kurabilmekle mümkün olacağını belirten Sarı, sürdürülebilir liderlik için 'sınır bilinci'nin ve değişen koşullara uyum sağlayabilmenin önemine değindi. Sarı, KADEM'in Türkiye genelinde 59 ilde faaliyet gösterdiğini ve binlerce kadınla temas halinde olduklarını belirterek, kadınların artık beklemek yerine çözümün bir parçası olmak, üretmek ve sorumluluk almak istediğini sözlerine ekledi. Kadınların yeni teknolojilerin sadece kullanıcısı değil, üreticisi ve yönlendiricisi olmayı hedeflediğini de vurgulayan Sarı, Gazze ve Suriye gibi savaş ve kriz bölgelerindeki kadınların en zor şartlarda dahi ailelerini ve toplumsal dayanışmayı ayakta tutarak önemli bir liderlik örneği sergilediğini belirtti. Sarı, Müslüman kadınların özel sektörde ve üst düzey pozisyonlarda karşılaştıkları engellere rağmen, 'temsil edilen' konumundan 'temsil eden' konuma doğru ilerlediğini kaydetti.

Değer Temelli Liderlik ve İnsan Onuru

Psikiyatrist ve Yazar Dr. Samah Jabr ise liderliğin genellikle kişisel başarı, ünvan ve etki olarak görüldüğünü ancak bu tanımların eksik kaldığını söyledi. Liderliğin etik temellerinden ayrıştırılarak tüketilebilir bir duruma dönüştürüldüğünü belirten Jabr, 'Değer temelli liderlikte önemli olan ne elde ettiğin değil, özellikle sesleri duyulmayanlara, diğerlerine karşı ne gibi sorumluluklar taşıdığın' dedi. Genç Müslüman kadınlar için sosyal, siyasal ve küresel beklentiler olduğunu ancak gerçek liderliğin bu beklentilerle ölçülmemesi gerektiğini ifade eden Jabr, Müslümanların değerlerinin zor zamanlarda daha görünür hale geldiğini dile getirdi. Filistin'deki görevine atıfta bulunarak, acı çekmenin sadece psikolojik yaralara değil, derin etik sorulara da neden olduğunu gördüğünü belirtti. Jabr, liderliğin insanları yönetmekle kalmayıp, insanların ve insan onurunun korunması anlamına geldiğini vurguladı. Filistin'de insan onuruna büyük bir saldırı yapıldığını ve İslam'ın insan onurunu merkeze aldığını söyledi. Değer temelli liderliğin içsel bir cesaret gerektirdiğini belirten Jabr, eleştirel bilinç, sorgulama ve derinlemesine düşünmenin liderlik için elzem olduğunu kaydetti. Türkiye'nin Filistin halkıyla gösterdiği dayanışmanın rahatlatıcı bir tarafı olduğunu da sözlerine ekledi.

Kadınların Güçlenmesi ve Toplumsal Dayanışma

Vaize Fatma Bayram, liderlik kavramının geniş bir çerçevede ele alınması gerektiğini ve istişareye dayandığını belirtti. Hazreti Muhammed'in (SAV) karar alma süreçlerinde çevresindekilere güvendiğini ve gençlere sorumluluk vermekten çekinmediğini hatırlattı. Girişimci ve Aktivist Rana Abdelhamid ise Müslüman kadınların küresel anlamda marjinalleştirilmiş toplulukların güçlendirilmesine odaklandığını belirtti. Abdelhamid, kurucusu olduğu MALIKAH adlı organizasyonun, kadınlara yönelik şiddetle mücadele ve güçlendirme eğitimleri verdiğini söyledi. Kadınların sadece kullanıcı değil, teknolojinin üreticisi ve yönlendiricisi olmayı hedeflediğini vurgulayan Sarı'nın bu konudaki görüşleri, Abdelhamid'in çalışmalarıyla paralellik gösterdi. KADEM'in Türkiye genelinde 55 ilde gençlik yapılanması bulunduğunu ve 50'den fazla üniversitede aktif topluluklarının görev yaptığını belirtmesi, genç kadınların liderlik potansiyellerini ortaya çıkaracakları bir zemin oluşturulduğunu gösteriyor.

KADEM ve Kadın Liderliği

Kadın ve Demokrasi Derneği (KADEM), 2013 yılında 'Varoluşta Eşitlik, Sorumlulukta Adalet' ilkesiyle kurulmuş bir sivil toplum kuruluşudur. Kadınların toplumsal hayatta daha etkin rol almalarını, hak ve sorumluluklarını bilerek güçlenmelerini ve karar alma mekanizmalarında yer almalarını desteklemeyi amaçlamaktadır. KADEM, Türkiye genelinde 59 ilde faaliyet göstermekte ve genç KADEM yapılanmasıyla üniversite öğrencileri ve genç gönüllülerle de çalışmalar yürütmektedir. Dernek, kadınların eğitim, istihdam, siyaset ve sosyal alanlarda karşılaştıkları sorunlara çözüm üretmeye yönelik projeler geliştirmekte, ulusal ve uluslararası platformlarda kadın hakları konusunda farkındalık oluşturmaktadır. Özellikle savaş ve kriz bölgelerindeki kadınların durumuna dikkat çekerek, onların dayanışma ve direnç örneklerini vurgulamaktadır. KADEM'in çalışmaları, Müslüman kadınların küresel liderlik potansiyellerini ortaya çıkarmayı ve toplumsal adaletin sağlanmasına katkıda bulunmayı hedeflemektedir.

Kadın Güçlenmesi ve Küresel Adalet

'ALLY for Future' programı ve benzeri platformlar, Müslüman genç kadınların küresel liderlik potansiyellerini ortaya çıkarmada kritik bir rol oynamaktadır. Bu tür etkinlikler, kadınların kendi seslerini daha güçlü duyurmalarını, uluslararası ağlar kurmalarını ve liderlik becerilerini geliştirmelerini sağlamaktadır. Dr. Samah Jabr'in vurguladığı gibi, değer temelli liderlik ve insan onurunun korunması, küresel adaletin sağlanması için temel teşkil etmektedir. Gazze ve Suriye gibi bölgelerdeki kadınların gösterdiği direnç ve dayanışma, zor koşullarda bile liderliğin mümkün olduğunu kanıtlamaktadır. KADEM'in faaliyetleri ve Rana Abdelhamid'in MALIKAH gibi girişimleri, kadınların şiddetle mücadele etme ve toplumsal değişimde aktif rol alma kapasitelerini artırmaktadır. Bu gelişmeler, kadınların sadece bireysel olarak değil, toplumsal ve küresel düzeyde de güçlenmelerine ve daha adil bir dünya inşa etme yolunda önemli adımlar atmalarına olanak tanımaktadır.

Anlık Nokta Editoryal Değerlendirmesi:

Müslüman kadınların liderlik potansiyellerinin ve karşılaştıkları zorlukların ele alındığı 'ALLY for Future' programı, küresel ölçekte kadınların güçlenmesi ve toplumsal adaletin sağlanması açısından büyük önem taşımaktadır. Bu tür platformlar, kadınların seslerini daha güçlü duyurmalarını, uluslararası ağlar kurmalarını ve liderlik becerilerini geliştirmelerini teşvik etmektedir. Değer temelli liderlik ve insan onurunun korunması gibi temel prensiplerin vurgulanması, daha adil ve kapsayıcı bir dünya inşa etme yolunda atılan önemli adımlardır.

'ALLY for Future' programı, genç Müslüman kadınların küresel liderlikteki rollerini güçlendirmeyi, karşılaştıkları zorlukları ele almayı ve uluslararası ağlar kurmalarını sağlamayı amaçlayan bir platformdur.

Canan Sarı'ya göre liderlik, bir makamdan ziyade, sürekli geliştirilmesi gereken, ihmal edildiğinde zayıflayan bir kas gibidir ve kişinin kendi duygularını, düşüncelerini ve tepkilerini yönetebilmesiyle başlar.

Dr. Samah Jabr, değer temelli liderlikte önemli olanın ne elde edildiğinden çok, özellikle sesleri duyulmayanlara ve diğerlerine karşı taşınan sorumluluklar olduğunu vurgulamaktadır.

Rana Abdelhamid'in kurucusu olduğu MALIKAH organizasyonu, kadınlara, özellikle de Müslüman kadınlara yönelik şiddetle mücadele ve güçlendirme eğitimleri vermeyi amaçlamaktadır.

Panelde, Gazze ve Suriye gibi savaş ve kriz bölgelerindeki kadınların en zor şartlarda dahi ailelerini ve toplumsal dayanışmayı ayakta tutarak önemli bir liderlik örneği sergilediği vurgulandı.

Bu Haber Hakkında Ne Düşünüyorsunuz?