Senarist ve yönetmen Ömer Yıldırım, Anadolu Ajansı (AA) Sinema Atölyesi'nde, yazıp yönettiği 'Sessiz Plan' filminin hazırlık sürecine dair çarpıcı açıklamalarda bulundu. Yıldırım, sağır bireylerle kurduğu iletişimin ve bu süreçte edindiği bilgilerin kendisini nasıl motive ettiğini vurgulayarak, 'engel' kavramının yeniden düşünülmesi gerektiğine dikkat çekti.
'Sessiz Plan'ın Doğuşu ve Motivasyon Kaynakları
AA İstanbul Uluslararası Haber Merkezi'nde düzenlenen atölyede, 'Sessiz Plan' filminin kamera arkası görüntüleri de gösterildi. Yıldırım, filmi yazma sürecinde sağır bireylerle kurduğu iletişimin, bilinmeyenleri öğrenme isteğini tetiklediğini ve bunun kendisi için büyük bir motivasyon kaynağı olduğunu belirtti. Başlangıçta senaryoda 'engelli' ifadesini sıkça kullandığını ancak zamanla bu kelimenin rahatsız edici bir anlam taşıdığını fark ettiğini ve 'sağır' ifadesinin daha doğru olduğunu anladığını aktardı. Filmdeki bir karakterin, 'Siz cihazla duymayı mı yoksa ömür boyu bir cihaza bağımlı kalmayı mı vaat ediyorsunuz?' sorusuna karşılık olarak, hepimizin aslında cihazlar aracılığıyla iletişim kurduğunu hatırlatması, Yıldırım için güçlü bir çıkış noktası olmuş. Bu durumun, herkesin eşit koşullarda izleyebileceği bir hikaye anlatma temel motivasyonunu pekiştirdiğini ifade etti. Filmin yüzde 60'ında sağır oyuncuların yer aldığını ve bu bölümlerin altyazıyla sunulduğunu belirterek, böylece dünyanın her yerinden izleyicilerin aynı deneyimi yaşayabildiğini söyledi.
Teknik ve Dilsel Yaklaşımlar: Kadrajdan İşaret Diline
Yıldırım, teknik çekim sürecinde sağır oyuncularla iletişim kurarken kadraj seçimlerinin bile değiştiğini dile getirdi. Ellerle yapılan iletişimin doğası gereği, resimlerin özel olarak seçilmesi gerektiğini belirtti. AA Dış ve Ekonomi Haberleri Yayın Müdürü Barışkan Ünal da, işitme engelli bireylerin güvenilir habere erişimini kolaylaştırmak amacıyla hayata geçirilen 'Eller Konuşur' projesinden bahsetti. AA Ayrımcılık Haberleri Müdürü Tufan Aktaş ise işaret diliyle sunulan haberlerde metnin sadeliğinin ve akıcılığının önemine vurgu yaptı. Devrik cümlelerin ve karmaşık ifadelerin kafa karışıklığına yol açabileceğini belirten Aktaş, 'Eller Konuşur' projesiyle işaret dilinde kelimeler için bir temel oluşturulduğunu ve bunun, Türkçedeki kelime karşılıkları belirleme sürecine benzediğini söyledi. Aktaş, projenin, işaret dilinde uzun vadede bir birikim ve dil oluşumuna katkı sağlayacağını öngördü.