Sağlık

Göğüs Ağrısı Reflü Belirtisi Olabilir: Modern Tedaviler Umut Vadediyor

Gastroenteroloji Uzmanı Prof. Dr. Salih Boğa, reflü hastalığının nedenleri, geniş yelpazedeki belirtileri ve modern tedavi yöntemlerini detaylandırdı. Göğüs ağrısının reflü belirtisi olabileceğine dikkat çeken Boğa, ameliyatsız endoskopik fundoplikasyon (TIF) gibi yenilikçi tedavi seçeneklerinin hastalara umut vadettiğini belirtti.

Gastroenteroloji Uzmanı Prof. Dr. Salih Boğa reflü hastalığı hakkında bilgi verirken

Reflü Hastalığına Dair Temel Bulgular ve Tedavi Yöntemleri

  • Gastroözofageal reflü hastalığı, mide içeriğinin yemek borusuna geri kaçması sonucu oluşur ve alt özofagus sfinkterinin zayıflaması ana nedendir.
  • Mide yanması en yaygın belirti olmakla birlikte, göğüs ağrısı, yutma güçlüğü, ses kısıklığı ve kronik öksürük gibi atipik semptomlar da görülebilmektedir.
  • Yaşam tarzı değişiklikleri ve ilaç tedavisinin yanı sıra, ameliyatsız endoskopik fundoplikasyon (TIF tekniği) gibi modern tedavi yöntemleri de etkili çözümler sunmaktadır.

Gastroenteroloji Uzmanı Prof. Dr. Salih Boğa, 17 Ağustos 2026 Salı günü yaptığı açıklamalarda, reflü hastalığının nedenleri, geniş yelpazedeki belirtileri ve güncel tedavi yaklaşımları hakkında kapsamlı bilgiler verdi. Boğa, özellikle göğüs ağrısı gibi atipik semptomların kalp rahatsızlıklarıyla karıştırılabileceğine dikkat çekerek, modern ameliyatsız tedavi yöntemlerinin hastalara sunduğu yeni umutları vurguladı.

Reflünün Mekanizması ve Yemek Borusu Üzerindeki Etkileri

Prof. Dr. Boğa, gastroözofageal reflü hastalığının, mide içeriğinin yemek borusuna geri kaçması sonucu meydana geldiğini belirtti. Normalde alt özofagus sfinkteri adı verilen kas yapısının bu kaçışı engellediğini ifade eden Boğa, bu kapağın zayıflaması veya gevşemesi durumunda mide asidinin yemek borusuna ulaşarak tahrişe yol açtığını açıkladı. Uzun süreli reflünün yemek borusunda hasara ve yaşam kalitesinde belirgin bir düşüşe neden olabileceği uyarısında bulundu.

Reflü Belirtilerinin Geniş Yelpazesi

Her reflü şikayetinin aynı şekilde kendini göstermeyebildiğini vurgulayan Prof. Dr. Boğa, belirtileri detaylandırdı. En sık görülen şikayetin mide yanması olduğunu, ancak bazı hastalarda boğaz ve solunum yollarını etkileyen belirtilerin de görülebildiğini söyledi. Tekrarlayan ve günlük yaşamı etkileyen sürekli mide yanmasının, özellikle yemeklerden sonra ve yatarken arttığını belirtti. Yutma güçlüğünün yemek borusundaki tahrişe bağlı olarak yutkunurken zorlanma ve ağrıya yol açtığını, ses kısıklığı ve boğaz ağrısının ise mide asidinin ses tellerini etkilemesiyle özellikle sabahları belirginleştiğini ifade etti. Kronik öksürük ve hırıltının gece boyunca tekrarlayan öksürüğe dönüşebildiğini ekledi. Özellikle dikkat çekici bir belirti olarak, yemek sonrası veya yatarken ortaya çıkabilen ve kalp ağrısıyla karışabilen göğüs ağrısının reflüden kaynaklanabileceğini belirtti. Ağızda acı veya ekşi tat, mide bulantısı ve kusmanın da şikayetler arasında yer aldığını dile getirdi.

Yaşam Tarzı Değişiklikleri ve İlaç Tedavisi

Reflü tedavisinin ilk basamağının genellikle yaşam tarzı düzenlemesi olduğunu belirten Prof. Dr. Boğa, beslenme alışkanlıklarının değiştirilmesi, yatış pozisyonunun düzenlenmesi, kilo kontrolü ve asit artıran gıdalardan kaçınmanın şikayetleri önemli ölçüde azaltabileceğini önerdi. Birçok hastada bu önlemler ve ilaç tedavisi ile hastalığın kontrol altına alınabildiğini ekledi.

Ameliyatsız Endoskopik Tedavi: Endoskopik Fundoplikasyon

Bazı hastalarda ilaç tedavisine rağmen şikayetlerin devam ettiğini belirten Prof. Dr. Boğa, bu durumda cerrahiye alternatif olarak reflüyü kontrol altına alabilecek gelişmiş endoskopik tedavi yöntemlerinin bulunduğunu ifade etti. Özellikle ameliyatsız reflü tedavisi olarak bilinen 'Endoskopik fundoplikasyon'un son yıllarda dikkat çeken modern bir seçenek haline geldiğini söyledi. Bu yöntemin cerrahi kesi gerektirmediği için minimal invaziv bir işlem olarak kabul edildiğini, anestezi altında gerçekleştirilen endoskopik uygulama sonrası hastaların genellikle kısa sürede günlük yaşamlarına dönebildiğini belirtti. İyileşme sürecinin daha konforlu olması ve hastanede kalış süresinin kısa olmasının önemli avantajlar arasında yer aldığını vurguladı.

TIF Tekniği ile Güçlü Bariyer Oluşturma

'Endoskopik fundoplikasyon'un nasıl yapıldığını da açıklayan Prof. Dr. Boğa, ağız yoluyla ilerletilen endoskopik sistemler ve özel cihazlar aracılığıyla uygulandığını belirtti. İşlem sırasında mide girişinde yeni bir kapak mekanizması oluşturularak mide asidinin yemek borusuna kaçmasının engellendiğini, böylece reflü şikayetlerinin kontrol altına alınmasının hedeflendiğini ifade etti. Günümüzde ameliyatsız reflü tedavisinin, yani 'Endoskopik fundoplikasyonun' en yaygın uygulamasının TIF (Transoral İncisionless Fundoplication) tekniği olduğunu dile getirdi. Bu tekniğin, mide ile yemek borusu arasında daha güçlü bir bariyer oluşturarak reflüyü uzun vadede kontrol altına almayı amaçladığını ve bu sayede mide içeriğinin yemek borusuna kaçışının engellenerek reflü şikayetlerinin belirgin şekilde azaldığını ekledi.

Gastroözofageal Reflü Hastalığına Genel Bakış

Gastroözofageal reflü hastalığı (GÖRH), mide asidi, safra veya pankreas içeriğinin yemek borusuna geri kaçmasıyla karakterize edilen kronik bir sindirim sistemi rahatsızlığıdır. Toplumun yaklaşık %20'sini etkileyen bu durum, mide yanması ve ağıza acı su gelmesi gibi tipik belirtilerin yanı sıra, göğüs ağrısı, kronik öksürük, ses kısıklığı ve yutma güçlüğü gibi atipik semptomlarla da kendini gösterebilir. Tedavi edilmediğinde, yemek borusunda iltihaplanma (özofajit), ülserler, darlıklar ve hatta Barrett özofagusu gibi ciddi komplikasyonlara yol açabilir. Barrett özofagusu, yemek borusu kanseri riskini önemli ölçüde artıran prekanseröz bir durumdur. Bu nedenle, reflü belirtileri olan kişilerin erken teşhis ve uygun tedavi için bir uzmana başvurması büyük önem taşımaktadır.

Reflü Tedavisindeki Yeniliklerin Toplumsal ve Ekonomik Yansımaları

Reflü tedavisindeki gelişmeler, özellikle ameliyatsız endoskopik yöntemlerin yaygınlaşması, hem hastaların yaşam kalitesi hem de sağlık sistemleri üzerinde önemli olumlu etkiler yaratmaktadır. Minimal invaziv teknikler sayesinde hastalar daha kısa sürede iyileşmekte, hastanede kalış süreleri azalmakta ve günlük yaşamlarına daha hızlı dönebilmektedir. Bu durum, iş gücü kaybını azaltarak ekonomik verimliliğe katkı sağlarken, cerrahi riskleri ve komplikasyonları minimize ederek sağlık harcamalarını düşürme potansiyeli taşımaktadır. Ayrıca, göğüs ağrısı gibi atipik belirtilerin reflü ile ilişkilendirilmesi ve modern tanı yöntemleriyle doğru teşhis konulması, kalp rahatsızlıkları gibi daha ciddi durumlarla karışıklığı önleyerek gereksiz tetkik ve tedavilerin önüne geçebilmektedir. Bu yenilikler, kronik bir hastalığın yönetiminde daha hasta odaklı ve sürdürülebilir çözümler sunmaktadır.

Anlık Nokta Sağlık Perspektifi:

Gastroenteroloji alanındaki bu yenilikçi yaklaşımlar, reflü hastaları için hem konforlu hem de etkili tedavi seçenekleri sunarak yaşam kalitelerini artırmaktadır. Erken teşhis ve uzman hekim kontrolünde kişiye özel tedavi planlarının oluşturulması, hastalığın ilerlemesini önlemede kritik rol oynamaktadır.

❓ Sıkça Sorulan Sorular

?

Reflü hastalığı nedir ve başlıca nedenleri nelerdir?

Reflü hastalığı, mide asidinin ve diğer mide içeriğinin yemek borusuna geri kaçmasıyla ortaya çıkan bir rahatsızlıktır. Başlıca nedeni, mide ile yemek borusu arasındaki alt özofagus sfinkteri adı verilen kas yapısının zayıflaması veya gevşemesidir, bu da mide asidinin yemek borusunu tahriş etmesine yol açar.

?

Prof. Dr. Salih Boğa'nın belirttiği gibi, reflünün atipik belirtileri nelerdir?

Prof. Dr. Salih Boğa'ya göre, reflünün atipik belirtileri arasında mide yanması dışında göğüs ağrısı (kalp ağrısıyla karışabilir), yutma güçlüğü, ses kısıklığı, boğaz ağrısı, kronik öksürük, hırıltı, ağızda acı veya ekşi tat, mide bulantısı ve kusma yer almaktadır.

?

Ameliyatsız reflü tedavisi olan Endoskopik fundoplikasyon (TIF) nasıl bir yöntemdir?

Endoskopik fundoplikasyon (TIF), cerrahi kesi gerektirmeyen, ağız yoluyla ilerletilen endoskopik sistemler ve özel cihazlar aracılığıyla uygulanan minimal invaziv bir yöntemdir. İşlem sırasında mide girişinde yeni bir kapak mekanizması oluşturularak mide asidinin yemek borusuna kaçması engellenir ve reflü şikayetlerinin kontrol altına alınması hedeflenir.

?

Reflü şikayetlerini azaltmak için hangi yaşam tarzı değişiklikleri önerilmektedir?

Reflü şikayetlerini azaltmak için beslenme alışkanlıklarının değiştirilmesi (asit artıran gıdalardan kaçınma), yatış pozisyonunun düzenlenmesi (başın yüksekte tutulması), kilo kontrolü ve alkol gibi tetikleyici maddelerden uzak durulması önerilmektedir.

EDİTÖRYAL DENETİM Verified by AI & Human

Bu haber, uluslararası haber ajanslarının ve resmi kurumların doğrulanmış verileri ışığında derlenmiş, anlık gelişme analizleriyle zenginleştirilerek editörlerimiz tarafından incelenip onaylanmıştır.

Bu Haber Hakkında Ne Düşünüyorsunuz?