Sağlık 10 dk okuma

Üveit Hastalığına 'Dedektif' Yaklaşımı: Kalıcı Görme Kaybı Riskine Karşı Uzman Uyarısı

Dünyagöz Hastaneleri Üvea Bölüm Başkanı Prof. Dr. Merih Oray, üveit hastalığına karşı 'dedektif' gibi kişiye özel takip ve erken tanının önemini vurguladı. Kalıcı görme kaybına yol açabilen bu sinsi hastalığın belirtileri, risk faktörleri ve modern tedavi yaklaşımları hakkında detaylı bilgiler verdi.

D
Editör
Dr. Mehmet Özcan
Yayınlanma Tarihi
Paylaş
Göz muayenesi sırasında üveit hastalığına bakılan bir gözün yakın çekimi
Prof. Dr. Merih Oray, üveit hastalığının erken tanısının önemini vurguladı.

Üveit Tedavisinde Kritik Yaklaşımlar ve Önleyici Adımlar

  • Üveit, gözün damardan zengin orta tabakasının iltihaplanmasıyla ortaya çıkan ve kalıcı görme kaybına yol açabilen sinsi bir hastalıktır.
  • Hastalığın teşhis ve takibi, kişiye özel bir 'dedektiflik' süreci gerektirir; romatizmal hastalıklar, enfeksiyonlar ve yaşam tarzı faktörleri gibi altta yatan nedenler detaylıca araştırılmalıdır.
  • Erken tanı, düzenli kontroller ve doğru tedavi yöntemleri, komplikasyonları önlemede ve özellikle çocuklarda görme kaybını engellemede hayati önem taşımaktadır.

İstanbul – Gözün damardan zengin orta tabakasının iltihaplanmasıyla oluşan üveit hastalığı, gözün iç ve dış tabakalarını da etkileyerek kalıcı görme kaybına kadar varabilen ciddi sonuçlar doğurabiliyor. Dünyagöz Hastaneleri Üvea Bölüm Başkanı Prof. Dr. Merih Oray, 18 Eylül 2026 tarihinde yaptığı açıklamada, göz içi iltihaplanması olarak tanımlanan üveitin her yaşta görülebildiğini ve zaman zaman ataklar şeklinde tekrarlayabildiğini belirtti. Prof. Dr. Oray, hastalığın seyrinin kişiden kişiye değişebildiğini ve bu nedenle kişiye özel bir takip sürecinin kritik olduğunu vurguladı.

Üveitin Belirtileri ve Seyri

Prof. Dr. Oray, üveitin gözde kızarıklık, ağrı, ışık hassasiyeti, bulanık görme ve göz önünde uçuşan siyah noktalar gibi şikâyetlerle kendini gösterebildiğini ifade etti. Ancak özellikle gözün arka bölümünü etkileyen türlerinde belirgin kızarıklık veya ağrı görülmeden görme azalmasının ortaya çıkabileceğine dikkat çekti.

Yıllardır takip ettiği yüzlerce hastasıyla çocukluktan yetişkinliğe uzanan güçlü bir bağ kurduğunu belirten Prof. Dr. Oray, bu durumu 'üveit ailesi' olarak nitelendirdi. Hastalığın takip sürecinin önemine vurgu yaparak, hastalarının her anına tanıklık ettiğini dile getirdi.

Risk Faktörleri ve Korunma Yolları

Üveit riskini yönetmek ve olası bir atağın neden olabileceği hasarı en aza indirmek için önemli uyarılarda bulunan Prof. Dr. Oray, göz kızarıklığı durumunda uzman bir göz hekimine başvurulması gerektiğini belirtti. Rastgele damla kullanımının teşhisi geciktirerek hasarı artırabileceği konusunda uyardı.

Romatizma, sedef veya iltihaplı bağırsak hastalığı gibi sistemik rahatsızlıkları olan kişilerin mutlaka detaylı göz muayenesinden geçmesi gerektiğini vurgulayan Oray, bu hastalıkların üveitin en yakın dostları olduğunu ifade etti. Gıda hijyenine dikkat edilmesi, iyi pişmemiş etlerden ve kirli meyvelerden bulaşan parazitlerin (toksoplazma) doğrudan göze yerleşebileceği riskine işaret etti.

Göz çevresinde zona geçiren kişilerde bu virüsün gözde de benzer bir enfeksiyona yol açarak üveiti tetikleyebileceğini söyleyen Prof. Dr. Oray, aşırı stres, uykusuzluk ve kötü beslenmenin bağışıklık sistemini yorarak pasif haldeki üveiti uyandırabileceği konusunda da uyarılarda bulundu.

Tanı ve Tedavi Sürecinde Modern Yaklaşımlar

Üveitin bazı hastalarda yalnızca gözle sınırlı kalabilirken; Behçet hastalığı, ankilozan spondilit, romatizmal hastalıklar, iltihabi bağırsak hastalıkları ve bazı enfeksiyonlarla ilişkili olarak da gelişebileceğinin altını çizen Prof. Dr. Oray, hastanın eklem ağrısı, ağız yarası, cilt bulguları, geçirdiği enfeksiyonlar ve kullandığı ilaçların hastalığın nedeninin araştırılmasında yol gösterici olabildiğini belirtti.

Altta yatan hastalığın belirlenmesinin hem uygulanacak yaklaşımın seçilmesi hem de yeni atakların önlenmesine yönelik planlama açısından önem taşıdığını ifade eden Oray, gerektiğinde farklı uzmanlık alanlarının birlikte değerlendirme yapmasının önemine değindi. Kontrol altına alınmayan üveitin; katarakt, göz tansiyonu, retina tabakasında sıvı birikimi ve kalıcı görme kaybı gibi komplikasyonlara yol açabildiğini vurguladı.

Prof. Dr. Oray, üveit tanısı koyarken tüm bulguları bir dedektif gibi takip ettiklerini ve tüm ipuçlarını değerlendirdiklerini söyledi. Teşhis konulduktan sonra takip sıklığının üveitin türüne, önceki ataklara, uygulanan tedaviye ve gözde oluşan bulgulara göre değişebildiğini belirtti. Geç muayenenin kalıcı görme kayıplarına yol açabileceği uyarısında bulunarak, daha önce üveit tanısı alan kişilerin yeni başlayan görme azalması, ışık hassasiyeti, ağrı veya uçuşma şikâyetlerinde kontrollerini ertelememesi gerektiğini ekledi.

Hastaların yalnızca mevcut şikâyetlerine göre değil; göz muayenesinde saptanan iltihabi bulgulara ve gerekli durumlarda optik koherens tomografi, göz anjiyografisi, özel göz fotoğrafları ve laser flaremetre gibi ileri görüntüleme sonuçlarına göre değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı. Bu görüntüleme tekniklerinin hastalığın gözün hangi bölümünü etkilediğinin ve aktivitesinin belirlenmesine yardımcı olduğunu, özellikle moleküler testler ve gelişmiş görüntüleme cihazları sayesinde eskiden gözden kaçan detayların anında saptandığını dile getirdi.

Tedavi için çok çeşitli güncel ilaçlar bulunduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Oray, kortizonlu damlalar ve göz bebeğini büyüten damlaların kullanıldığını belirtti. Ancak bu damlaların gözün arkasını yeterince tedavi edemediği durumlarda, enfeksiyon kaynaklı olmayan üveitlerde göz içine veya çevresine kortizon iğnesi, ağızdan veya damardan kortizon tedavisi, romatizma hastalıklarında da kullanılan bağışıklık sistemini baskılayıcı hap, iğne ve serum tedavileri uygulandığını açıkladı. Üveit tedavisinde hedefin sadece o anki atağı baskılamak değil, gözdeki iltihabı tamamen yok etmek olduğunu vurguladı.

Erken Tanının Önemi

Prof. Dr. Oray, çocuklarda kalıcı görme kaybına neden olan sinsi bir hastalık olan üveitin, en çok da çocukluk çağı eklem romatizması (Juvenil İdiyopatik Artrit - JİA) bulunanlarda ağır seyrettiğini belirtti.

Eklem romatizması olan çocuklarda komplikasyon gelişmeden erken tanı konulmasının çok önemli olduğunu vurgulayan Oray, bu nedenle sık göz taraması yaptırmalarının şart olduğunu söyledi. Aksi halde çocukların dünyalarının kararabileceği uyarısında bulunarak, fark edilmeden sinsice ilerleyen bu hastalığın tekrarlamasını önlemek için altında yatan sebeplerin de araştırılmasının şart olduğunu ekledi.

Göz Sağlığında Üveitin Yeri ve Önemi

Üveit, gözün orta tabakası olan uveanın iltihaplanmasıyla karakterize, görme yeteneğini ciddi şekilde tehdit eden bir göz hastalığıdır. Uvea; iris, siliyer cisim ve koroidden oluşur ve gözün beslenmesi ile ışık düzenlemesinde hayati rol oynar. Üveit, sadece uvea tabakasını değil, retinanın da dahil olduğu gözün diğer yapılarını da etkileyebilir ve tedavi edilmediğinde katarakt, glokom ve kalıcı görme kaybı gibi ciddi komplikasyonlara yol açabilir.

Hastalığın sinsi seyri ve geniş yelpazedeki potansiyel nedenleri, tanı ve tedavi sürecini karmaşık hale getirmektedir. Özellikle sistemik hastalıklarla ilişkisi, üveitin sadece bir göz problemi olmaktan öte, vücudun genel sağlık durumunun bir göstergesi olabileceğini ortaya koymaktadır. Bu nedenle, üveit vakalarında multidisipliner bir yaklaşım benimsemek, hastaların genel sağlığını korumak ve görme yeteneklerini sürdürmek açısından büyük önem taşır.

Üveitin Bireysel ve Toplumsal Sağlık Üzerindeki Etkileri

Üveit, bireylerin yaşam kalitesi üzerinde derin etkiler yaratabilir; ağrı, bulanık görme ve ışık hassasiyeti gibi semptomlar günlük aktiviteleri kısıtlayabilir. Kalıcı görme kaybı riski, hastaların psikolojik sağlığını olumsuz etkileyebilir ve iş gücü kaybına yol açarak ekonomik ve toplumsal bir yük oluşturabilir. Özellikle çocukluk çağında teşhis edilen üveit, öğrenme güçlüklerine ve sosyal adaptasyon sorunlarına neden olabilir.

Hastalığın erken teşhisi ve etkin tedavisi, bu olumsuz etkileri minimize etmek için kritik öneme sahiptir. Toplumda üveit farkındalığının artırılması, risk altındaki bireylerin düzenli göz muayenelerine teşvik edilmesi ve sistemik hastalıklarla olan bağlantısının anlaşılması, hastalığın bireysel ve toplumsal yükünü azaltmada önemli adımlar olacaktır. Bu sayede, görme engelliliğin önüne geçilerek bireylerin aktif ve sağlıklı bir yaşam sürdürmeleri desteklenebilir.

Anlık Nokta Sağlık Perspektifi:

Üveit, erken tanı ve multidisipliner yaklaşımla yönetilmesi gereken karmaşık bir göz hastalığıdır. Prof. Dr. Merih Oray'ın vurguladığı gibi, hastalığın kişiye özel takibi ve altta yatan nedenlerin titizlikle araştırılması, kalıcı görme kaybı riskini en aza indirmek için elzemdir. Toplumun bu konudaki farkındalığının artırılması, özellikle çocuklarda erken müdahale şansını yükseltecektir.

Üveit nedir ve gözün hangi kısımlarını etkiler?

Üveit, gözün damardan zengin orta tabakası olan uveanın iltihaplanmasıdır. Uvea; iris, siliyer cisim ve koroidden oluşur ve bu iltihaplanma gözün iç ve dış tabakalarını da etkileyebilir.

Üveitin başlıca belirtileri nelerdir ve ne zaman doktora başvurulmalıdır?

Üveitin başlıca belirtileri gözde kızarıklık, ağrı, ışık hassasiyeti, bulanık görme ve göz önünde uçuşan siyah noktalardır. Bu belirtilerden herhangi biri fark edildiğinde vakit kaybetmeden uzman bir göz hekimine başvurulmalıdır.

Prof. Dr. Merih Oray'a göre üveit tedavisinde hangi yöntemler kullanılır?

Prof. Dr. Merih Oray, üveit tedavisinde kortizonlu damlalar, göz bebeğini büyüten damlalar, göz içine veya çevresine kortizon iğnesi, ağızdan veya damardan kortizon tedavisi ve bağışıklık sistemini baskılayıcı ilaçlar gibi çeşitli güncel yöntemlerin uygulandığını belirtmektedir.

Çocuklarda üveit neden daha tehlikelidir ve erken tanı neden önemlidir?

Çocuklarda üveit genellikle sinsi ilerler ve belirti vermeden kalıcı görme kaybına yol açabilir, özellikle çocukluk çağı eklem romatizması (JİA) ile ilişkili olduğunda daha ağır seyredebilir. Bu nedenle erken tanı ve düzenli göz taramaları, kalıcı hasarları önlemek için hayati önem taşır.

Romatizmal hastalıklar ile üveit arasında nasıl bir ilişki vardır?

Romatizmal hastalıklar, Behçet hastalığı, ankilozan spondilit ve iltihaplı bağırsak hastalıkları gibi durumlar üveitin en yakın dostları olarak kabul edilir ve üveit gelişimini tetikleyebilir. Bu nedenle, bu tür sistemik hastalıkları olan kişilerin detaylı göz muayenesinden geçmesi büyük önem taşır.

Bu Haber Hakkında Ne Düşünüyorsunuz?