Teknoloji 10 dk okuma

Yapay Zeka Destekli Shinkei Systems, Balıkçılıkta Kalite ve Raf Ömrünü Yeniden Tanımlıyor

Shinkei Systems, yapay zeka destekli robotlarla balıkçılık sektöründe devrim yaratıyor. Şirket, insancıl ike jime tekniğini otomasyonla birleştirerek balık kalitesini ve raf ömrünü artırıyor, Founders Fund'ın desteğiyle küresel tedarik zincirindeki sorunlara yenilikçi çözümler sunuyor.

M
Editör
Murat Kaya
Yayınlanma Tarihi
Paylaş
Shinkei Systems'ın Poseidon robotunun bir balıkçı teknesinde balık işlerken çekilmiş gerçekçi bir fotoğrafı.
Shinkei Systems'ın Poseidon robotu, balıkçılıkta kalite ve verimliliği artırıyor.

Shinkei Systems, yapay zeka destekli robotlar kullanarak balıkların insancıl bir şekilde, geleneksel Japon ike jime tekniğiyle avlanmasını sağlıyor ve bu sayede balık etinin kalitesini ve raf ömrünü önemli ölçüde artırıyor. Şirket, balıkçılara ücretsiz robotlar sağlayarak ve avlanan balıklar için piyasa fiyatının üzerinde ödeme yaparak dikey entegre bir iş modeli benimsiyor; bu balıklar Seremoni markası altında üst düzey restoranlara ve perakende zincirlerine sunuluyor. Bu inovasyon, balıkçılık tedarik zincirindeki israfı azaltmayı, hayvan refahını iyileştirmeyi ve ABD'nin deniz ürünleri sektöründe kalite standartlarını yükseltmeyi hedefleyerek, geleneksel küresel tedarik zinciri sorunlarına çözüm sunuyor.

Geçtiğimiz günlerde Los Angeles'ta düzenlenen TechCrunch StrictlyVC etkinliğinde, Shinkei Systems'ın kurucusu Saif Khawaja ve Founders Fund ortağı Delian Asparouhov, balıkçılık sektöründe nadiren gündeme gelen bir konuyu masaya yatırdı: "Bir balığın stresli olup olmadığını nasıl anlarsınız?" Bu soru, Shinkei'nin tüm iş modelini üzerine kurduğu temel bir meseleyi işaret ediyor. Şirket, yapay zeka ve robotik teknolojileri kullanarak balıkların avlanma ve işlenme süreçlerini kökten değiştirerek, hem hayvan refahını artırmayı hem de deniz ürünlerinin kalitesini ve raf ömrünü uzatmayı hedefliyor.

Yapay Zeka Destekli Hasat Sürecinin Detayları

Shinkei Systems'ın geliştirdiği Poseidon adlı buzdolabı boyutundaki robotlar, balıkçı teknelerine monte ediliyor. Bu makineler, bilgisayar görüşü teknolojisiyle her bir balığı tarayarak türünü belirliyor ve beyninin yerini tespit ediyor. Ardından, balığın beynini hedef alarak anında deliyor ve solungaçlarını keserek balığın çırpınmadan veya boğulmadan ölmesini sağlıyor. Bu yöntem, geleneksel olarak balıkların dakikalarca, hatta bir saate kadar süren yavaş ölümlerine kıyasla çok daha insancıl bir yaklaşım sunuyor. Geleneksel yöntemlerde balıklar stres hormonu ve laktik asit salgılayarak lezzetlerinin azalmasına ve raf ömürlerinin kısalmasına neden oluyor.

Shinkei'nin uyguladığı bu otomasyon, yüzyıllardır Japonya'da uygulanan ve geleneksel olarak eğitimli balıkçılar tarafından av anında yapılan ike jime tekniğinin endüstriyel ölçekli bir versiyonu olarak öne çıkıyor. Balığı anında öldürüp kanını akıtarak, ike jime tekniği balık etinin bozulmasını geciktiriyor ve etin günlerce, hatta bazen daha uzun süre olgunlaşmasına olanak tanıyor. Bu olgunlaşma süreci, üst düzey suşilerin konsantre ve umami açısından zengin lezzetini sağlayan enzimlerin kasları yavaşça parçalamasıyla gerçekleşiyor.

Şirketin kurucusu Saif Khawaja'nın bu fikri, Orta Doğu'da ailesiyle yaptığı balıkçılık gezileri sırasında şekillenmiş ve üniversitede okuduğu "Eğer Balıklar Çığlık Atabilseydi" başlıklı bir hayvan hakları felsefesi denemesiyle pekişmiş. Bu deneme, balıkların ses telleri olmadığı için yaşadıkları acının genellikle görünmez kaldığı önermesine dayanıyor.

Shinkei Systems, sadece balık öldürme makinesi üretmenin ötesine geçerek, kendisini tekneden tabağa kadar tüm zincirde robotik ve yapay zekayı kullanan dikey entegre bir balık avcısı ve işleyicisi olarak tanımlıyor. Şirket, Poseidon makinelerini balıkçılara ücretsiz olarak veriyor ve bu makinelerden çıkan balıklar için standart liman müzayedelerinden çok daha yüksek bir prim fiyatı ödüyor. Karşılığında Shinkei, balıkların tam mülkiyetini alarak balıkçıların bunları açık pazarda satmasını engelliyor. Avlanan balıklar, Shinkei'nin Washington eyaletinin Tacoma şehrinde satın aldığı 1.500 metrekarelik tesise gönderiliyor ve burada işlenerek şirketin tüketici markası Seremoni altında "seremoni kalitesinde" balık olarak pazarlanıyor.

Şirketin başarısının en görünür kanıtlarından biri, Los Angeles'ın popüler market zinciri Erewhon'un menüsünde yer alması. Erewhon, Shinkei'nin balıklarını Seremoni Kalite Miso Morina olarak, hazır yemek reyonunda satıyor ve pazarlaması "sürdürülebilir avlanmış, insancıl hasat edilmiş" vurgusuyla yapılıyor. Bu düzenleme hala Erewhon'un Manhattan Beach şubesinde bir pilot uygulama olarak devam ediyor ve diğer mağazalara yayılması satış performansına bağlı. Khawaja, şirketin halihazırda toplamda 50 Michelin yıldızına sahip restoranlara balık tedarik ettiğini ve Japonya'nın tarihsel olarak Amerikan deniz ürünlerini yerel ürünlerden daha düşük kalitede gördüğü kendi balık pazarlarına Amerikan balığı ithal etmesinin daha önce hiç yaşanmadığını iddia ediyor.

Tüketicilerin, insancıl yetiştirilmiş sığır ve kümes hayvanlarında olduğu gibi, "insancıl öldürülmüş" balıklar için de prim ödeyip ödemeyeceği hala açık bir soru. Khawaja, şirketi açıklarken bu konunun ikincil olduğunu belirtiyor. Esas satış noktasının hayvan refahı hikayesinden ziyade kaliteye dayalı pratik faydalar olduğunu vurguluyor. Normalde 5-7 gün raf ömrü olan bir avın 12 veya 14 güne kadar uzayabildiğini, hatta şirketin sudan çıktıktan üç hafta sonra bile sorunsuz balık pişirdiğini belirtiyor. Shinkei'nin en yeni ürünü olan tesis içi sensör sistemi, her bir balığı tarayarak bireysel raf ömrünü tahmin etmeye çalışıyor. Khawaja'nın tahminine göre, sektörde ürünün yaklaşık %18'i sadece liman ile mağaza arasında bozulma nedeniyle kaybedilirken, perakende kayıpları henüz sayılmıyor.

Küresel Balıkçılık Tedarik Zincirindeki Zorluklar ve Yenilik Arayışları

Balıkçılık sektörü, tarihsel olarak karmaşık ve zorlu bir tedarik zincirine sahiptir. Geleneksel avlanma yöntemleri genellikle balıkların uzun süreli stres altında kalmasına, et kalitesinin düşmesine ve önemli miktarda ürün kaybına yol açmaktadır. Bu sorunlar, özellikle balıkların avlandıktan sonra yavaşça boğularak ölmesiyle ortaya çıkan laktik asit birikimi ve stres hormonu salınımıyla daha da kötüleşir. Japonya'da yüzyıllardır uygulanan ike jime tekniği, balığın beynine hızlı bir darbe indirilerek anında öldürülmesini ve kanının akıtılmasını içerir. Bu yöntem, balığın et kalitesini, lezzetini ve raf ömrünü önemli ölçüde artırarak, özellikle suşi gibi hassas mutfaklarda tercih edilen bir standart haline gelmiştir. Ancak, ike jime'nin geleneksel olarak el emeği yoğun bir süreç olması, ticari ölçekte yaygınlaşmasını engellemiştir.

Amerika Birleşik Devletleri'nin deniz ürünleri tedarik zincirindeki bir diğer önemli sorun, yakalanan balıkların önemli bir kısmının işlenmek üzere denizaşırı ülkelere, özellikle Çin'e gönderilmesi ve daha sonra ABD'ye geri ithal edilmesidir. Bu durum, hem lojistik maliyetlerini artırmakta hem de ürünün tazeliğini olumsuz etkilemektedir. Dahası, Çin'in deniz ürünleri işleme sektörünün bazı kısımları, Uygur işçileri ve Kuzey Koreli işçiler de dahil olmak üzere zorla çalıştırma iddialarıyla ilişkilendirilmiştir. Bu etik ve insani haklar ihlalleri, ABD ticaret politikalarının hedefi haline gelmiş ve tüketicilerin tedarik zincirinin şeffaflığına yönelik endişelerini artırmıştır. Shinkei Systems gibi şirketlerin dikey entegrasyon ve yerel işleme odaklı yaklaşımları, bu karmaşık küresel tedarik zinciri sorunlarına alternatif bir çözüm sunma potansiyeli taşımaktadır.

Shinkei Systems'ın Sektöre ve Tüketiciye Yansımaları

Shinkei Systems'ın yapay zeka ve robotik teknolojilerini balıkçılık sektörüne entegre etmesi, çok boyutlu yansımalara sahip. Ekonomik açıdan, şirketin balıkçılara premium fiyatlar ödeyerek ve ürün kaybını azaltarak sektördeki marjları iyileştirme potansiyeli bulunuyor. Bu, balıkçıların sürdürülebilir uygulamalara yönelmesini teşvik edebilir ve yerel balıkçılık topluluklarını destekleyebilir. Teknolojik olarak, Poseidon robotları ve tesis içi sensör sistemleri, deniz ürünleri endüstrisinde otomasyon ve veri odaklı karar alma süreçlerinin yaygınlaşmasına öncülük ediyor. Bu, daha verimli operasyonlar ve daha tutarlı ürün kalitesi anlamına gelebilir.

Sosyal ve etik boyutlarda, Shinkei'nin "insancıl hasat" vurgusu, hayvan refahı konusunda artan tüketici bilincine yanıt veriyor. Bu yaklaşım, tüketicilerin gıda kaynaklarının etik kökenleri hakkında daha fazla bilgi edinme talebini karşılayarak, pazarda yeni bir prim segmenti oluşturabilir. Ayrıca, şirketin ABD içinde dikey entegrasyonu, denizaşırı zorla çalıştırma iddialarıyla bağlantılı tedarik zincirlerinden uzaklaşarak daha şeffaf ve etik bir alternatif sunma potansiyeline sahip. Sektörel olarak, Shinkei'nin iş modeli, geleneksel balıkçılık ve işleme yöntemlerini sorgulayarak, kalite, tazelik ve sürdürülebilirlik odaklı yeni bir endüstri standardı belirleyebilir. Bu, diğer şirketleri de benzer inovasyonlara yatırım yapmaya teşvik edebilir ve küresel deniz ürünleri pazarında rekabet dinamiklerini değiştirebilir.

Anlık Nokta Editoryal Değerlendirmesi:

Shinkei Systems'ın balıkçılık sektörüne getirdiği bu yenilikçi yaklaşım, sadece teknolojik bir ilerleme değil, aynı zamanda etik ve sürdürülebilirlik odaklı bir dönüşümün de habercisidir. Kalite ve raf ömrü avantajları, şirketin pazar payını artırmasında kilit rol oynayacak olsa da, insancıl hasat ve şeffaf tedarik zinciri vaadi, modern tüketicinin beklentilerini karşılayarak uzun vadeli başarı için sağlam bir temel oluşturmaktadır. Bu modelin yaygınlaşması, küresel deniz ürünleri ticaretindeki geleneksel dengeleri değiştirebilir ve daha sorumlu bir tüketim anlayışına zemin hazırlayabilir.

Poseidon robotu, bilgisayar görüşü kullanarak her bir balığın türünü ve beyninin yerini tespit eder, ardından balığın beynini delerek ve solungaçlarını keserek anında ve insancıl bir şekilde ölümünü sağlar.

Ike jime tekniği, balığın stres hormonu ve laktik asit salgılamasını engelleyerek etin lezzetini, dokusunu ve raf ömrünü önemli ölçüde artırır, böylece daha taze ve kaliteli bir deniz ürünü elde edilmesini sağlar.

Shinkei Systems'ın Seremoni markası altında pazarlanan balıklar, Los Angeles'taki Erewhon market zincirinin Manhattan Beach şubesinde pilot uygulama olarak satılmakta ve toplamda 50 Michelin yıldızına sahip restoranlara tedarik edilmektedir.

Shinkei Systems, balıkçılara ücretsiz robotlar sağlayarak, avlanan balıklar için prim ödeyerek, kendi işleme tesisinde işleyerek ve Seremoni markası altında doğrudan tüketiciye ulaştırarak dikey entegre bir modelle tedarik zincirindeki israfı azaltmayı, kaliteyi artırmayı ve etik sorunlara çözüm sunmayı hedefliyor.

Bu Haber Hakkında Ne Düşünüyorsunuz?