Afrika Sağlık Sistemlerindeki Acil Durumun Temel Başlıkları
- Amerika Birleşik Devletleri'nin uluslararası yardım programlarından çekilmesi, Afrika ve Küresel Güney'deki sağlık hizmetlerini ciddi bir baskı altına almıştır.
- Gana Devlet Başkanı John Dramani Mahama liderliğindeki Accra Reset girişimi, bölge ülkelerinin sağlık gelişiminde dış yardımlara bağımlılık yerine kendi kontrolünü ele alması gerektiğini vurgulamaktadır.
- USAID'in feshedilmesi ve ABD Acil Duruk AIDS Yardım Planı (PEPFAR) fonlarındaki kesintiler, Nijerya'da on binlerce sağlık çalışanının işsiz kalmasına ve Güney Afrika'da HIV kliniklerinin kapanmasına neden olmuştur.
Amerika Birleşik Devletleri'nin kilit yardım programlarından çekilmesi, Afrika ve Küresel Güney'deki sağlık hizmetlerini giderek artan bir baskı altına soktuğu yeni bir raporla ortaya konuldu. Gana Devlet Başkanı John Dramani Mahama liderliğindeki küresel bir sağlık girişimi olan Accra Reset tarafından hazırlanan rapor, bölgedeki ülkelerin sağlık gelişiminde Batı ülkelerinden ve uluslararası kurumlardan gelen yardımlara bağımlı olmak yerine daha fazla kontrol sahibi olması gerektiğini belirtiyor.
Küresel Sağlık Finansmanında Yeni Dönem
Accra Reset'in “Sağlık İçin Egemen Bir Gelecek” başlıklı raporu, eski ABD Başkanı Donald Trump yönetiminin ABD Uluslararası Kalkınma Ajansı (USAID) gibi programlara yaptığı kesintilerin yanı sıra, COVID-19 salgını ve küresel yaşam maliyetlerindeki artışın bölgedeki sağlık hizmetlerinde reform ihtiyacını acil hale getirdiğini ifade ediyor.
Raporda, küresel sağlık finansmanındaki ani değişikliklerin, özellikle ABD'nin birçok küresel sağlık girişiminden çekilmesinin, Küresel Güney ülkelerini finansal yapılarını acilen yeniden düzenlemeye zorladığı belirtiliyor.
Eski Trump yönetiminin USAID'i feshetme kararı, Nijerya'yı daha önce ajans tarafından istihdam edilen 28.000 sağlık çalışanını 200 milyon dolarlık bir maliyetle kendi bünyesine katmaya itti.
Rapor, 2021 ile 2025 yılları arasında Afrika'daki sağlık için dış finansmanın yaklaşık %70 oranında daraldığını, bunun da tarihsel olarak yardıma bağımlı olan Afrika ülkelerini hızla adapte olmaya zorladığını kaydediyor.
ABD Acil Durum AIDS Yardım Planı (PEPFAR) fonlarının Güney Afrika'dan çekilmesi, ülkedeki HIV kliniklerinin kapanmasına yol açtı. Yıllık 400 milyon doların üzerinde fon sağlayan ve 2003'ten bu yana küresel çapta 26 milyon hayat kurtardığı belirtilen PEPFAR'ın kesintileri, 1,4 milyon HIV'li kişiyi tedavi belirsizliğiyle karşı karşıya bıraktı.
Bu fon kesintileri, 2026 yılının Temmuz ayında Brezilya'da düzenlenen 26. Uluslararası AIDS Konferansı'nda sunulan araştırmalara göre küresel çapta “şiddetli ve yıkıcı” aksaklıklara neden oldu.
Gana Devlet Başkanı John Dramani Mahama, 2026 yılının Mayıs ayında Cenevre'de gerçekleşen 79. Dünya Sağlık Asamblesi'nde yaptığı açıklamada, USAID programlarının kapanmasının ardından Gana'nın anne sağlığı, sıtma tedavisi, beslenme ve HIV/AIDS müdahalelerini etkileyen 78 milyon dolar kaybettiğini belirtti.
Mahama, bu yardım kesintilerini donör bağımlılığının sürdürülemez olduğunun açık bir örneği olarak nitelendiriyor. Accra Reset raporu, uluslararası yardımlardaki bu büyük kesintiler ve ülkeler üzerinde kendi sağlık sistemlerinin daha fazla sorumluluğunu alma baskısının arttığı bir dönemde, 21 Eylül 2026 tarihinde yayımlandı.
Rockefeller Vakfı'nın sağlık girişimi kıdemli başkan yardımcısı Naveen Rao, Accra Reset'in geleneksel donörlerin küresel sağlıkta daha az yapması için bir argüman olmadığını, aksine bunu daha farklı ve daha iyi yapmaları için bir argüman olduğunu ifade etti. Rao, ülkeler kendi sağlık geleceklerinin daha fazla sorumluluğunu üstlenirken, donör ülkelerin bu geçişi desteklemek için öne çıkması gerektiğini vurguladı.
Raporda, Mahama, “son birkaç yılın küresel sağlık işbirliğini temelden sarstığını” belirtiyor. COVID-19 salgınının konsantre üretim ve temel sağlık ürünlerine eşitsiz erişimin yarattığı riskleri ortaya koyduğunu, artan borç ve mali baskıların ulusal sağlık bütçelerini kısıtladığını ve azalan kalkınma yardımlarının programları ve hizmetleri giderek artan bir baskı altına aldığını ekliyor.
Raporla birlikte, Rockefeller Vakfı tarafından yaptırılan 2.000'den fazla ABD'li yetişkinle yapılan bir anket, ABD vatandaşlarının dış yardımlara yönelik ilerici tutumlarını ortaya koydu. Amerikalıların %75'i – Donald Trump'ı destekleyenlerin yarısından fazlası (%52) dahil – ABD'nin Ebola virüsünü kontrol altına almak için hastalık önleme yardımını yeniden sağlaması gerektiği konusunda hemfikir. Anket ayrıca, ABD'li yetişkinlerin %65'inin bu tür yardımları desteklediğini gösterdi.
Küresel Sağlıkta Bağımlılık ve Egemenlik Tartışmaları
Küresel sağlık yardımları, özellikle 20. yüzyılın ikinci yarısından itibaren gelişmekte olan ülkelerin sağlık altyapılarını güçlendirmede kritik bir rol oynamıştır. Ancak bu yardımlar, zamanla alıcı ülkelerde dış finansmana karşı bir bağımlılık yaratmış ve yerel sağlık sistemlerinin kendi kendine yeterliliğini engellediği yönünde eleştirilere yol açmıştır. ABD Uluslararası Kalkınma Ajansı (USAID), 1961 yılında Başkan John F. Kennedy tarafından kurularak ABD'nin sivil dış yardım ve kalkınma programlarını yöneten ana kurum haline gelmiştir.
USAID, yıllar boyunca sağlık, eğitim, tarım ve demokrasi gibi alanlarda milyarlarca dolarlık yardım sağlamıştır. Özellikle 2003 yılında başlatılan ABD Acil Durum AIDS Yardım Planı (PEPFAR), küresel HIV/AIDS mücadelesinde dönüm noktası olmuş ve milyonlarca hayatın kurtarılmasına katkıda bulunmuştur. Ancak bu programlar, donör ülkelerin önceliklerine göre şekillenmesi ve alıcı ülkelerin kendi sağlık politikalarını belirlemedeki özerkliğini kısıtlaması nedeniyle tartışmalara neden olmuştur. Accra Reset girişimi, bu tarihsel bağımlılık döngüsünü kırmayı ve Afrika ülkelerinin kendi sağlık kaderlerini tayin etme yeteneğini güçlendirmeyi hedeflemektedir.
Yardım Kesintilerinin Toplumsal ve Ekonomik Yansımaları
ABD'nin uluslararası sağlık yardım programlarından çekilmesi, Afrika ve Küresel Güney'deki sağlık sistemleri üzerinde çok boyutlu ve derin etkiler yaratmaktadır. Doğrudan sağlık hizmetleri açısından, HIV/AIDS, sıtma ve anne sağlığı gibi kritik alanlardaki fon kesintileri, tedaviye erişimi azaltmakta, kliniklerin kapanmasına yol açmakta ve salgın hastalıklarla mücadele kapasitesini zayıflatmaktadır. Bu durum, özellikle savunmasız topluluklarda hastalık oranlarının artmasına ve ölüm oranlarının yükselmesine neden olabilmektedir.
Ekonomik olarak, yardım fonlarının aniden kesilmesi, alıcı ülkelerin ulusal sağlık bütçeleri üzerinde beklenmedik bir yük oluşturmaktadır. Nijerya örneğinde görüldüğü gibi, on binlerce sağlık çalışanının devlet bütçesinden karşılanması, zaten kısıtlı olan kaynakları daha da zorlamaktadır. Bu durum, sağlık sektöründeki istihdamı ve dolayısıyla yerel ekonomileri olumsuz etkilemektedir. Sosyal açıdan ise, tedaviye erişimdeki belirsizlikler ve sağlık hizmetlerindeki aksaklıklar, toplumsal eşitsizlikleri derinleştirmekte ve halk sağlığı krizlerini tetikleyebilmektedir. Uzun vadede, bu tür kesintiler, ülkelerin gelecekteki salgınlara karşı hazırlık kapasitesini ciddi şekilde zayıflatarak küresel sağlık güvenliği için risk oluşturmaktadır.
Anlık Nokta Editoryal Değerlendirmesi:Küresel sağlık finansmanındaki bu dönüşüm, uluslararası işbirliğinin yeniden tanımlanması gerektiğini açıkça ortaya koymaktadır. Afrika ülkelerinin sağlık egemenliğini güçlendirme çabaları, sürdürülebilir ve adil bir küresel sağlık mimarisi için hayati öneme sahiptir. Donör ülkelerin, alıcı ülkelerin kendi önceliklerini belirlemesine olanak tanıyan yeni yaklaşımlar geliştirmesi, uzun vadeli çözümler için kaçınılmazdır.
ABD'nin USAID ve PEPFAR gibi programlardan çekilmesi, Afrika ve Küresel Güney'deki sağlık hizmetlerini ciddi baskı altına almıştır. Bu durum, Nijerya'da on binlerce sağlık çalışanının işsiz kalmasına ve Güney Afrika'da HIV kliniklerinin kapanmasına yol açarak milyonlarca kişinin tedaviye erişimini belirsiz hale getirmiştir.
Accra Reset, Gana Devlet Başkanı John Dramani Mahama liderliğindeki küresel bir sağlık girişimidir ve Afrika ile Küresel Güney ülkelerinin sağlık gelişiminde Batı yardımlarına bağımlılık yerine daha fazla kontrol sahibi olması gerektiğini savunmaktadır. Girişim, Afrika'nın aşı üretimindeki düşük payına ve küresel hastalık yükündeki yüksek payına dikkat çekerek sağlık egemenliğini hedeflemektedir.
ABD'nin eski başkanı Donald Trump yönetiminin 2025 yılının başında aldığı kararla USAID, bağımsız bir kurum olarak feshedilmiş ve faaliyetleri ABD Dışişleri Bakanlığı'na devredilmiştir. Bu karar, kurumun mali sorumluluktan uzaklaştığı ve orijinal misyonundan saptığı gerekçesiyle alınmıştır.
Accra Reset raporuna göre, 2021 ile 2025 yılları arasında Afrika'ya yönelik dış sağlık finansmanı yaklaşık %70 oranında daralmıştır. Bu durum, tarihsel olarak yardıma bağımlı olan Afrika ülkelerini finansal yapılarını hızla yeniden düzenlemeye zorlamıştır.