Kayseri'nin 'denizi' olarak bilinen Yamula Barajı'nda, bu yıl (2026) kaydedilen yoğun yağışların etkisiyle doluluk oranı yüzde 72 seviyesine ulaşarak bölgedeki balık üreticileri için önemli bir canlanma sinyali verdi. Geçtiğimiz yıl yaşanan kuraklık nedeniyle yüzde 21'e kadar gerileyen su seviyesinin bu denli yükselmesi, sektörde üretim kapasitesi ve balık kalitesi açısından büyük beklentiler oluşturdu.
Yamula Barajı'nın Stratejik Önemi ve Su Seviyesindeki Değişim
Kızılırmak Nehri üzerine 2003 yılında inşa edilen ve su tutulmaya başlanan Yamula Barajı, Kayseri'ye 25 kilometre mesafede konumlanıyor. Toplam 3 milyar 476 milyon metreküplük devasa su kapasitesine sahip olan baraj, bölgenin en önemli su kaynaklarından biri olma özelliğini taşıyor. Geçen yıl (2025) kuraklığın etkisiyle doluluk oranı yüzde 21'e kadar düşmüşken, bu yıl (2026) etkili olan yağışlar sayesinde su seviyesi yüzde 72'ye yükselerek 2 milyar 903 milyon 796 bin metreküplük su hacmine ulaştı. Su Ürünleri Yetiştiricileri Üretici Merkez Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Sermed, barajdaki doluluk oranının kayıtlarda yüzde 70 civarında görünse de, güncel gözlemlerle yüzde 80-85 seviyelerine ulaştığını ve dikeyde 30 metre kot kazandığını belirtti. Bu durumun yaklaşık 8 yıl sonra ilk kez bu seviyelerde görüldüğü ifade edildi.
Balık Üreticilerinden Olumlu Değerlendirmeler
Su Ürünleri Yetiştiricileri Üretici Merkez Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Sermed, bu yılki yağışların veriminin balık üreticilerine olumlu yansıdığını vurguladı. Yamula Barajı'nın mevsimlik bir üretim merkezi olduğunu, su ısısı nedeniyle yılda 7-8 ay üretim yapılabildiğini belirten Sermed, 'Burada 22 civarında firmamız var. Bu firmalar ya somon adayı üretir ya da somon üretir. Kendi grubumuzda 5 firmamız Türk somonu üretmektedir' dedi. Barajın en son kayıtlara göre 27 bin ton civarında kapasitesi olduğunu ancak henüz bu seviyeye ulaşılamadığını aktaran Sermed, mevcut durumda 1000'e yakın kafesle 12 bin ila 13 bin ton civarında üretim yapıldığını ve 25 bin ton Türk somonu üretme potansiyeli bulunduğunu ifade etti.
Yüksek Su Seviyesinin Balık Refahı ve Kalitesine Etkisi
Sermed, yüksek su seviyesinin balık refahı, sağlığı ve üretim kapasiteleri açısından çok sevindirici olduğunu dile getirdi. 'Çok yağış demek çok su demek, çok su demek de çok balık demek' ifadelerini kullanan Sermed, balık sağlığı, refahı, kalitesi ve lezzeti için yüksek oksijenli soğuk sulara ihtiyaç duyulduğunu ve Yamula Barajı'nın şu anda tam da bu koşulları sağladığını belirtti. Geçen yılın aynı döneminde yüzde 20 civarında olan doluluk oranının yüzde 17'lere kadar düştüğünü hatırlatan Sermed, kaliteli balık üretiminde kaliteli suyun yanı sıra kaliteli işçilik ve yem gibi faktörlerin de etkili olduğunu vurguladı. Balıkçılığın sadece üretimle sınırlı olmadığını, ürünün en iyi şekilde tüketiciye ulaştırılmasının da önemine değinen Sermed, 'Yağışlar çok olduğu zaman, baraj seviyeleri yüksek olduğu zaman balığın rengi, tadı, büyümesi, verimi güzel olur. Yağışların, su seviyelerinin yüksek olması, barajların dolu olması da bu balığın her şeyidir. Kalitesi için her şeydir' şeklinde konuştu.
Üretim Kapasitelerinde Artış Beklentisi
Yamula Barajı'nda balık üretimi yapan işletmecilerden Emre Ergin ise, kendi bünyelerinde 5 işletmede 4 bin 750 ton kapasiteyle Türk somonu ürettiklerini aktardı. Ergin, 'Bu sene yaklaşık 2 bin-2 bin 500 ton civarı bir rakam yapmayı düşünüyoruz. Yapacağız gibi de görünüyor ama 4 bin 750 ton kapasitelere kadar çıkmamız da mümkün' dedi. Su seviyesinin artmasının üretim açısından olumlu olduğunu ve verimli bir sezona ilerlediklerini belirten Ergin, yüksek su seviyelerinin balık refahına olumlu etki sağladığını ve sürekli yüksek seviyelerde suyun üretim kapasitelerinin artmasına neden olacağını ifade etti. Ergin, yaklaşık 8 yıl önce bu seviyelerde olan barajın, bu yıl tekrar yükseldiğini ve tahmini 5-6 metre daha yükselme potansiyeli bulunduğunu sözlerine ekledi.
Uzman Analizi:Yamula Barajı'ndaki su seviyesi artışı, sadece balıkçılık sektörü için değil, bölgenin ekolojik dengesi ve ekonomik sürdürülebilirliği açısından da kritik bir gelişmedir. Kuraklık dönemlerinin ardından gelen bu bolluk, gıda güvenliği ve yerel istihdam üzerinde olumlu etkiler yaratırken, su kaynaklarının yönetimi ve iklim değişikliğinin etkileri konusunda uzun vadeli stratejilerin önemini bir kez daha ortaya koymaktadır. Sektörün bu fırsatı iyi değerlendirerek üretim kalitesini ve pazar payını artırması beklenmektedir.